Osmancık pirinci şöyle güzel, böyle güzel hep anlatırız. Lezzeti ve kalorisinden bahseder ve hemen her fırsatta konuklarımıza mini konferanslar veririz. Osmancık’lı olup ta Osmancık pirincinden anlamayan yok gibidir.
Bir başka ifade ile Osmancık’ta hemen herkes pirinçle yatar ve pirinçle kalkar.
Osmancık pirincinin şöhretinden kaynaklansa gerek geçtiğimiz günlerde bir araştırmayı ekranlarına yansıtan haber 7.com web sitesi de Osmancık’ı illerine kafa tutan ilçeler arasında değerlendirmiş.
Evet, Osmancık pirincinin şöhreti ulusalı da aşıp Rusya’ya kadar ulaşmıştır. Tabii ki bu gelişmelerin hepsi takdir edilmesi gereken güzel faaliyetlerin neticesinde ortaya çıkmıştır.
Ancak; Osmancık pirinci ile ilgili daha etkin ve sonuç getirecek projelerin üretilmesinin zamanı gelmiştir diye düşünmekteyim.
Geçtiğimiz Cuma günü başarılı iş kadını Figen Orhan hanımefendi ile bu amaç doğrultusunda bir araya geldik.
Figen Hanım; Osmancık Pirhan pirinç sabununun bu günlere gelmesinde çok sıkıntı çektiğini, bu konuda bir risk aldığını ifade etti. Henüz ekonomik bir getirisi olmamasına rağmen üstelik bu güne kadar hep cebinden harcadığını da belirtti.
Pirhan Osmancık pirinç sabununun artık bir marka haline geldiğini, kendisinin Türk patent enstitüsünün daveti ile İnovasyon fuarına katıldığını sözlerine ekledi. En büyük mutluluğunun ise Osmancık adına bir pirinç sabununun var olması olduğunu ifade eden Orhan bu vesile ile kapari kolonyasını da yaptığını dile getirdi.
Osmancık’ta stant açmakta zorlandığını, Osmancık dışında gördüğü ilgiyi Osmancık’ta göremediğini, D-100 karayolunda insanların hala eski yöntemlerle pirinç sattığını ve pirinç kolonyası ile birlikte pirinç sabunu stantları açmadıklarını ışıklı tabelalarda henüz pirinç sabunu ve kolonyası kavramlarının yer almadığını üzüntü ile belirtti.
Pirinç kolonyası fikrini ortaya attığınızda bu ve benzeri alternatif fikirlerinizden çok etkilendim diyerek teşekkürlerini de iletti. Her fırsatta adınızı anıyorum ve her mekanda pirinç kolonyasının fikir babası Sakin Karakaş’tır diyorum sözleriyle nazik iltifatlarda bulunan Figen hanımla yapılan Osmancık konulu bu sohbetten oldukça keyif aldım.
Osmancık birikiminizden, fikirlerinizden ve tecrübelerinizden mutlaka faydalanmalıdır diyerek sözlerine devam etti. Ben de bu işlerin bir gönül işi olduğunu ve yararlanmak isteyen gereğini yapar ve bizde karşılık veririz diye cevap verdim.
Kasım ayının ortalarında Ankara da Çorum tanıtım günleri yapıldı. Bu arada kadim dostum Çorum milletvekili Dr. Cahit Bağcı aradı. Sayın Bağcı tarafından hocam Ankara’ya geliyor musunuz? Sorusu tarafıma yöneltildiğinde ise konu ile ilgili bilgimin olmadığını ve bu bağlamda da dernek olarak herhangi bir rolümüzün bulunmadığını ifade ettim.
Ancak; Osmancık adına gönül ferman dinlemeyince de Medya konseyi başkanı sevgili dostum Lokman Erdoğan ile birlikte Cumartesi günü Çorum tanıtım günleri için Ankara’da bulundum.
Peki, işin Osmancık ayağında neler oldu? Dilerseniz önce hatırlamaya çalışalım.
Belediye başkanı Sayın Bekir Yazıcı ile birlikte ilçe kaymakamı Sayın İbrahim Küçük hafta boyunca Osmancık standında yer aldılar. Gelen seçkin davetlileri karşılayıp Osmancık pirincini ve özelliklerini anlattılar.
Sonra bol bol pirinç dağıtımı oldu. Bedava pirinç baldan tatlı olunca da konuklar Osmancık standına hücum ettiler. Tabii ki amaç sonuç ilişkisi değerlendirildiğinde istenilen sonuca ulaşıldı.
Ayrıca ilçenin halk eğitimi merkezi müdürlüğü de rolü gereği orada bulundu. Halk eğitimi merkezi müdürlüğü orada neler yaptı? Osmancık bürük kumaşından yapılmış bir kaç kese ve birkaç parça Osmancık dokuması ve diğer parçalar ise hemen her yerde var olan nakış işlemeleri falan.
Burada Osmancık’ı anlatan bürük kumaşından yapılmış kese yerine orada dekor olarak Osmancık bürüğü giydirilmiş cansız manken ya da genç kızlar bulunsaydı Osmancık’lı bayanların asırlar ötesinden gelen yerel kıyafetleri anlatılmış olurdu.
Osmancık dokumasından kumaş; Bu kumaşı kim dokudu? Ninem dokudu. Var mı gerisi? Yok, zaten ninem de öldü. Peki, tezgahlar nerede? Tezgahlar kömürlükte?
İşte bu dialoğ sonucunda işi bilen bir ziyaretçi ya dokumaları kaldırın ya da yaşatmak için mutlaka bir şeyler yapın sorusunu halk eğitim müdürüne sorduğunda cevap ne olacak. Cevap, yandı gülüm keten helva, öyle değil mi? Osmancık halk eğitim merkezinde el sanatları öğretmeni var mı? Var, kendisi Osmancık’ta. Hocam branşınız nedir? Sınıf öğretmenliği peki size kolay gelsin.
Peki, Osmancık standında ne vardı? Orijinal Osmancık fotoğrafları vardı. Pirinç vardı. Gerisi olmayan Osmancık dokuması vardı. İlçe kaymakamı vardı, belediye başkanı vardı Ha bir de iyi ki Figen hanım vardı. Tabii ki beraberinde Pirinç kolonyası ve pirinç sabunu da vardı. Allah razı olsun.
Gönül ister ki orada bürüklü kızlar olsun. Konukları bürüklü kızlar karşılasın. İnsanlar bu nedir? Diye sorular sorsun ve kızlarımızda bu bürüktür, Osmancık halkı öz be öz Türkmen’dir. Onun içindir ki bu bürükler saflığı, temizliği ve güzelliği yansıdır. Yöremizin en değerli dış giyimidir desin. Konu ile ilgili olarak kızlarımıza eğitim verilsin. Ve bürüklü kızlarımızın köprü üzerindeki resimleri sergilensin. Ve bürüklü kızlarımız Sayın Beşir Atalay’la, Sayın Cemil Çiçek’le, Sayın Salim Uslu ile, Sayın Dr. Cahit Bağcı ile ve Sayın Oktay Vural ile hatıra fotoğrafları çektirsin Ve gönül isterdi ki bürüklü kızlarımızın elleriyle şöyle mis kokulu yaprak içi yemeği dağıtılsın. Ve gönül isterdi ki pirincin yanında çikolatalı pirinç pilavı, pirinç dondurması, pirinç sütü, pirinç unu, pirinç helvası, pirinç kremleri ve pirinç başağından buzdolabı süsleri dağıtılsın ve satılsın. Hatta kızlarımız arada bir pirinç orağını ellerine alsın ve bir varmış bir yokmuş diyerek pirinç tarlalarından hikayeler anlatsın. Keşen yapan çiftçilerin resimleri standı süslesin ve hatta keşen ile ilgili görsellik içeren sunumlar yapılsın. Pirincin yemeğinin yanında emeği de anlatılsın.
Efendim çikolatalı pirinç pilavı da ne demek Öyle şey olur mu? Evet, iddia ediyorum olur. Çünkü dün pirinç kolonyası fikrini ortaya attığımda bu hoca kafayı pirince takmış pirinçten kolonya olur mu ki? Diyenler bu gün nerede? Bir gün pirinç dondurması ve çikolatalı pirinç pilavı yapılacak elbet. Elinizi çabuk tutun. Siz yapmazsanız başkaları yapacak.
Sonuç; Mademki pirincin adı Osmancık’tır. Pirinç üzerine oyunlar oynamak, senaryolar üretmek ve pirinçle ilgili alternatif ürünlere imza atmak ve inovasyonlar gerçekleştirip patent almak gerekmez mi? Madem pirinç konusunda bu kadar iddialıyız Osmancık 97 adına coğrafi işaret için gerekli başvurunun yapılması ve tescillenmesi gerekmez mi? Ve mademki Pirincin adı Osmancık; artık kozmetik ve hediyelik eşya sektöründe bu markayı akıllıca kullanmak gerekmez mi?
Netice evet ise haydi hep birlikte kolay gelsin.