CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 30 Eylül 2026’da düzenlediği basın toplantısında balıkçıların artan maliyetlerini, çiğ süt fiyatlarını ve 2027 yılı için planlanan besilik erkek sığır ithalatını değerlendirdi. Sarıbal, üreticinin artan giderler karşısında ayakta kalmakta zorlandığını savunarak süt, et ve balıkçılık politikalarının üreticiyi koruyacak şekilde yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

Balıkçılıkta maliyet sorununa dikkat çekti

Sarıbal, yeni av sezonunun ilk haftasında İstanbul Gürpınar Su Ürünleri Hali’nde işlem gören balık miktarının geçen yılın aynı dönemindeki yaklaşık 920 tondan 1.884 tona yükseldiğini belirtti. Bu miktarın yaklaşık 904 tonunu palamut, 552 tonunu hamsi oluştururken istavrit miktarının 226 tondan 76 tona gerilediğini aktardı.

Av miktarındaki artışın balıkçıların ekonomik sorunlarını ortadan kaldırmadığını savunan Sarıbal, mazot, işçilik, kumanya, ekipman ve bakım giderlerinin yükseldiğini söyledi. Hatay’da bazı balıkçıların maliyetlerini karşılayamadıkları gerekçesiyle sefere çıkmadığını belirterek özellikle küçük ölçekli balıkçılığın desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Küçük balıkçıların desteklerden aldığı payı sordu

Sarıbal, küçük ölçekli balıkçılara ayrılan yaklaşık 145 milyon liralık desteğin tekne boyu ve bölgelere göre nasıl dağıtıldığının açıklanmasını istedi. 12 metrenin altındaki teknelerin toplam balıkçı gemileri içerisindeki payıyla ÖTV avantajından aldıkları pay arasında belirgin fark bulunduğunu savundu.

2026 av sezonunda ruhsatlı teknelerin, fiilen ava çıkan ve çıkmayan gemilerin, sefer sayılarının ve av miktarlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirten Sarıbal, balıkçıların ekonomik olarak korunması kadar deniz ekosisteminin korunmasının da önemli olduğunu söyledi.

Çiğ süt fiyatının güncellenmesini istedi

Hayvancılıktaki sorunların süt üretiminden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirten Sarıbal, Ulusal Süt Konseyinin çiğ inek sütü tavsiye fiyatının 1 Mayıs’tan bu yana litre başına 24,30 lira seviyesinde bulunduğunu hatırlattı. TÜSEDAD’ın ağustos ayı için açıkladığı sıcak çiğ süt üretim maliyetinin ise litre başına 28,50 liraya ulaştığını aktardı.

Sarıbal, çiğ süt tavsiye fiyatının 1 Ekim itibarıyla üreticinin gerçek maliyetleri ve önümüzdeki döneme ilişkin riskler dikkate alınarak yeniden belirlenmesi gerektiğini savundu. Süt üreticisinin maliyetinin altında üretim yapmaya zorlanmasının ilerleyen dönemde et üretimini de olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.

Mera ve yerli damızlık vurgusu yaptı

Süt ve et fiyatlarının üreticiden tüketiciye ulaşıncaya kadar hangi aşamalarda oluştuğunun açıklanması gerektiğini belirten Sarıbal, yem bitkileri üretimine ve mera ıslahına daha fazla kaynak ayrılması çağrısında bulundu. Yerli damızlıkların korunması, buzağı kayıplarının azaltılması ve hayvan hastalıklarıyla mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Sarıbal, çocukların süte ve yurttaşların yeterli ve dengeli gıdaya erişiminin kamu politikalarının temel unsurlarından biri olması gerektiğini savundu. Küçük ve orta ölçekli aile işletmelerinin üretimde kalabilmesi için öngörülebilir destek mekanizmalarının oluşturulmasını istedi.

2027'de 480 bin baş sığır ithalatı planlanıyor

Tarım ve Orman Bakanlığının 2027 yılı planlamasına göre toplam 480 bin baş besilik erkek sığır ithalatına izin verilmesi öngörülüyor. Bunun 380 bin başının 200 baş ve üzeri kapasiteye sahip işletmelere, 100 bin başının ise 200 başın altındaki işletmelere ayrılması planlanıyor. Böylece toplam kontenjanın yaklaşık yüzde 79’u büyük kapasiteli işletmelere tahsis edilmiş olacak.

Yakup Alar Nasip Çay Evi’nde vatandaşlarla buluştu
Yakup Alar Nasip Çay Evi’nde vatandaşlarla buluştu
İçeriği Görüntüle

Bakanlığın duyurusuna göre ithalat işlemleri Et ve Süt Kurumu aracılığıyla gerçekleştirilecek. Başvuruların ise 5-16 Ekim 2026 tarihleri arasında il ve ilçe tarım müdürlükleri üzerinden alınması planlanıyor.

Sarıbal ithalat politikasını eleştirdi

Sarıbal, canlı hayvan ve et ithalatının uzun yıllardır devam ettiğini belirterek bu politikanın yem, mera, damızlık ve üretim maliyetleri gibi yapısal sorunları çözmediğini savundu. İthalata ayrılan kaynağa rağmen düşük gelirli yurttaşların uygun fiyatlı ete erişim sorununun sürdüğünü ileri sürdü.

Hayvancılık desteklerinin toplam tarımsal destekler içindeki payının geçmiş yıllara göre gerilediğini söyleyen Sarıbal, küçük ve orta ölçekli aile işletmelerine daha fazla kaynak ayrılmasını istedi. Tarım politikasındaki başarının ithalat miktarıyla değil, üreticinin üretimde kalması, hayvan başına verim ve vatandaşların et ile süt ürünlerine erişimi üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Üreticinin korunması çağrısında bulundu

Sarıbal, sözleşmeli tarım uygulamalarında üreticinin örgütlü ve güçlü bir taraf haline getirilmesi gerektiğini belirtti. Alım fiyatlarının gerçek üretim maliyetlerinin yanı sıra üreticinin geçimini sağlayacak bir gelir payını da karşılaması gerektiğini ifade etti.

Tarım ve hayvancılıkta kalıcı çözüm için süt üreticisinin, küçük aile işletmelerinin, meraların ve yerli damızlık varlığının korunması gerektiğini savunan Sarıbal, üreticinin üretimde tutulamadığı bir sistemde sürdürülebilir süt ve et üretiminin sağlanamayacağını belirtti.

Kaynak: Yayla Haber