Suç gelirlerinin aklanması ve terörün finansmanının önlenmesine yönelik finansal işlemlerde yeni dönem başladı. 7 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle belirli işlemlerde kimlik tespiti için uygulanan 185 bin liralık sınır 370 bin liraya, elektronik transferler ve bazı dijital işlemlerdeki 15 bin liralık eşik ise 30 bin liraya yükseltildi.
Kimlik tespitinde yeni sınır 370 bin lira
Yeni düzenlemeye göre işlem tutarının veya birbiriyle bağlantılı birden fazla işlemin toplamının 370 bin lira ve üzerinde olması halinde yükümlü kuruluşların kimlik tespiti yapması gerekecek.
Daha önce bu sınır 185 bin lira olarak uygulanıyordu. Böylece kimlik tespitini zorunlu hale getiren parasal eşik iki katına çıkarılmış oldu.
370 bin lira işlem yapma limiti değil
Yeni düzenlemedeki 370 bin liralık tutar, para gönderme, çekme ya da finansal işlem yapma üst sınırı anlamına gelmiyor. Söz konusu rakam, yönetmelik kapsamındaki işlemlerde kimlik tespiti yükümlülüğünün hangi tutardan itibaren devreye gireceğini belirliyor.
Ayrıca tek bir işlem kadar birbiriyle bağlantılı birden fazla işlemin toplamı da dikkate alınacak. Bağlantılı işlemlerin toplamının 370 bin liraya ulaşması halinde de kimlik tespiti hükümleri uygulanabilecek.
Gerçek faydalanıcı da tespit edilecek
Düzenleme yalnızca işlemi gerçekleştiren kişinin kimliğinin belirlenmesini kapsamıyor. Müşteri adına veya hesabına hareket eden kişilerin kimliğinin de tespit edilmesi gerekiyor.
Finansal kuruluşların ayrıca işlemin arkasındaki gerçek faydalanıcının ortaya çıkarılmasına yönelik gerekli tedbirleri alması gerekiyor. Böylece işlemin yalnızca görünen tarafı değil, nihai olarak kimin adına gerçekleştirildiği de değerlendirilecek.
Elektronik transferlerde sınır 30 bin liraya çıktı
Yönetmelikle elektronik transferler ve ilgili bazı işlemlerde uygulanan parasal eşikte de değişikliğe gidildi. Daha önce 15 bin lira olan sınır 30 bin liraya yükseltildi.
Dijital kimlik tespiti usulleri ve basitleştirilmiş tedbirler kapsamında da yeni 30 bin liralık sınır esas alınacak. Böylece düzenlemede genel kimlik tespiti için 370 bin lira, belirli elektronik işlemler için ise 30 bin lira olmak üzere iki önemli parasal eşik öne çıktı.
Bankalardan ödeme kuruluşlarına kadar geniş kapsam
Yeni hükümler bankalarla sınırlı kalmayacak. Finansman ve faktoring şirketleri, sermaye piyasası aracı kurumları, portföy yönetim şirketleri, elektronik para kuruluşları ve ödeme hizmeti sağlayıcıları da düzenlemenin kapsamındaki kuruluşlar arasında yer alıyor.
Bu kuruluşların müşterileriyle gerçekleştirdikleri işlemlerde kimlik bilgilerinin alınması, doğrulanması ve gerektiğinde gerçek faydalanıcının tespit edilmesi yükümlülüğü devam edecek.
SMS doğrulamasında imza şartı esnetildi
Yönetmelikle internet ve mobil hizmet kanallarından gerçekleştirilen bazı işlemlerde de yeni bir uygulamaya geçildi. Müşterinin daha önce doğrulanmış cep telefonu numarasına gönderilen tek kullanımlık SMS doğrulama koduyla kimlik doğrulaması yapılması halinde imza örneği alınmayabilecek.
Ancak SMS koduyla doğrulama tek başına yeterli olmayacak. Kullanılan yöntemin işlemin niteliğine ve risk düzeyine uygun olması, işlemi yapan kişinin daha önce kimliği belirlenmiş müşteri olduğuna yeterli güvence sağlaması ve yetkisiz işlemlere karşı gerekli güvenlik tedbirlerini içermesi gerekecek.
Fiziksel imza tamamen kaldırılmadı
Yeni düzenleme, finansal işlemlerde fiziksel imza zorunluluğunun tamamen kaldırıldığı anlamına gelmiyor. İmza örneğinin alınmaması yalnızca yönetmelikte belirtilen dijital doğrulama ve güvenlik şartlarının karşılanması halinde mümkün olacak.
Finansal kuruluşların işlem riskini değerlendirme, müşteriyi tanıma ve yetkisiz işlemleri önlemeye yönelik yükümlülükleri devam edecek. Şüpheli işlemlerin takibine ilişkin diğer mevzuat hükümleri de yeni parasal eşiklerden bağımsız olarak uygulanacak.
Yeni dönem Resmî Gazete’de yürürlüğe girdi
Değişiklik, 7 Ekim 2026 tarihli ve 33393 sayılı Resmî Gazete’de, 11845 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yayımlandı. Düzenlemeyle kara para aklama ve terörün finansmanıyla mücadele kapsamındaki parasal eşikler güncellenirken dijital doğrulama süreçlerine ilişkin güvenlik şartları da yeniden düzenlendi.
Yeni uygulamayla finansal kuruluşların yalnızca işlem tutarını değil, müşterinin kimliğini, gerçek faydalanıcıyı, işlemin risk düzeyini ve kullanılan doğrulama yönteminin güvenliğini birlikte değerlendirmesi gerekecek.




