DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Çorum’da şehit anneleri, şehit eşleri ve gazilerin aileleri ile bir araya gelerek Anneler Gününü kutladı.
DEVA Partisi Kadın Politikaları Başkanlığı tarafından düzenlenen program, Yıldızpark Düğün Salonu’nda yoğun bir katılımla gerçekleştirildi.
Duygu dolu anların yaşandığı programda, Genel Başkan Ali Babacan ve parti yöneticileri, annelere karanfil hediye etti.

Programın açılış konuşmasını yapan DEVA Partisi İl Başkanı Mustafa Özateş, katılımcılara teşekkür ederek tüm annelerin gününü kutladı.
DEVA Partisi Kadın Politikaları Başkan Yardımcısı Zehra Benli ise annelerin sadece çocuk büyütmediğini, aynı zamanda umut inşa ettiğini belirterek, bir toplumun geleceğinin annelerin verdiği emekle şekillendiğini ifade etti.

Şehit annelerine özel olarak seslenen Benli, evlatlarını vatan toprağına emanet eden annelerin metanetinin tarif edilemez olduğunu söyledi.
Şehit annelerinin sabrının ve duruşunun bu ülkenin en güçlü manevi değerlerinden biri olduğunu dile getiren Benli, “Size sadece teşekkür etmek yetmez, size minnet borçluyuz” dedi.

DEVA Partisi Kadın Çalışmaları Başkanı Zeynep Aydın Sudan da partisinin kadınlara ve annelere yönelik projeleri hakkında bilgi vererek, tüm annelerin gününü kutladı.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da, Türkiye’de geçim sıkıntısının büyüdüğünü, gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini söyledi.
Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaptıkları ziyaretlerde benzer sorunlarla karşılaştıklarını ifade eden Babacan, ekonomik tablonun toplumun geniş kesimlerini etkilediğini dile getirdi.

Gelir dağılımındaki bozulmaya dikkat çeken Babacan, mevcut ekonomik yapının adaletsizlik ürettiğini savundu. Babacan, “Az sayıda insan zenginleşirken çok geniş kesimler her gün daha fazla fakirleşiyor. Bu adil bir düzen değildir. Yıllardır uygulanan yanlış politikaların sonucunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
Annelere seslenen Babacan, "Bu ülkenin size borcu var ve bu borç, sadece sözle değil; adaletle, hakkaniyetle ve güçlü bir sahiplenmeyle ödenmelidir" dedi.

Babacan, “Hiçbir annenin gözünde çaresizliğin kalmadığı, hiçbir gazimizin geleceğe dair endişe taşımadığı bir Türkiye mümkündür. Biz bu mümkün olanı, gerçeğe dönüştürmek için buradayız. Yapılacak çok şey var gerçekten… En başta, şehit ve gazi ailelerimizin haklarının farklı farklı kurumlarca takip ediliyor olması, ciddi bir dağınıklık oluşturuyor. Vatandaşlarımızın haklara ulaşması zorlaşıyor, süreçler uzuyor, yük artıyor. Bizim hedefimiz; bu dağınık yapıyı ortadan kaldırmak, hakları tek bir sistemde toplamak ve hiç kimseyi kapı kapı dolaşmak zorunda bırakmamaktır. Biliyoruz, hayat pahalılığı karşısında mevcut destekler yetersiz kalmaktadır. 
Desteklerin miktarı, hayatın gerçekleriyle uyumlu hâle getirilmelidir. Gazilerimizle ilgili önemli bir konunun da farkındayız: Aynı fedakârlığı göstermiş insanlar arasında ayrım oluşması kabul edilemez. Şehit yakınlarının ve gazilerimizin meseleleri, ertelenebilecek ya da ötelenebilecek meseleler değildir. Devlet hızlı olmalıdır, sorunlar hızla çözülmelidir.

Annelerin duası, bu ülkenin en büyük gücüdür. Onların sevgisi, bu toprakların en sağlam harcıdır. Annelerin duasının olduğu yerde umut vardır, bereket vardır. Annelerin güçlü olduğu yerde, toplum güçlüdür. Annelerin huzurlu olduğu yerde, memleket huzurludur. Annelerimizin hayatını kolaylaştıran, emeğini görünür kılan, adaleti güçlendiren bir anlayışı bu ülkede hâkim kılmak zorundayız.

Hiçbir annenin yalnız hissetmediği, hiçbir evladın geleceğinden endişe duymadığı bir Türkiye’yi hep birlikte inşa etmek zorundayız. Çünkü; annelerin yüzünün güldüğü bir ülkede, umut büyür, güven artar. Sizlerin hayalleri, bizim de hayallerimiz. Sizlerin umudu, bizim de umudumuz. Sizlerin özlemi, bizim de özlemimiz. Bu ülkeyi, umutsuzluğa teslim etmeyeceğiz. Başınız yere eğilmesin, boynunuz bükük kalmasın diye gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.

Bu ülkenin annelerine artık acıyı, kaygıyı, yoksulluğu değil; adaleti, barışı ve huzuru hediye etmek zorundayız. Bu ülkenin annelerine; geçim sıkıntılarını, ay sonunu getirememe telaşını değil; refahı, bereketi hediye etmek zorundayız. Bu ülkenin annelerine; evlatları için, torunları için yaşanabilir bir Türkiye hediye etmek zorundayız" şeklinde konuştu.



