Anayasa Mahkemesi, OHAL döneminde çıkarılan kanunlarla geniş ve denetimsiz yetkilerle donatılan iki kritik yapıya—Türkiye Varlık Fonu (TVF) ve TMSF’ye—ilişkin çok önemli iptal kararları verdi. Karar, hem devlet varlıklarının yönetiminde hem de kayyım atanan şirketlerde yıllardır süren tartışmalı uygulamalara doğrudan sınırlama getiriyor.
Yüksek Mahkeme’nin aldığı kararlar, 9 ay sonra yürürlüğe girecek. Bu süre içinde iktidarın yeni mevzuat oluşturması gerekiyor; aksi hâlde TVF şirketleri KİT mevzuatına tabi olacak, TMSF de kayyım olarak uyguladığı geniş yetkilerin büyük bölümünü kaybedecek.
Varlık Fonu’na “Mevzuat Dışı Özgürlük” Dönemi Bitiyor
AYM'nin en çarpıcı iptallerinden biri Türkiye Varlık Fonu hakkında oldu. Karara göre:
TVF bünyesindeki şirketlerin,
Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve kamu kurumlarının tabi olduğu denetim, mevzuat ve kısıtlamalardan muaf tutulmasına olanak tanıyan 8. maddenin 4. fıkrası Anayasa’ya aykırı bulundu ve iptal edildi.
Bu madde, yıllardır TVF’nin "süper şirket" statüsüyle kamu denetiminin dışında faaliyet göstermesine zemin oluşturuyordu.
AYM, bu istisnanın kamu kaynaklarının saydam yönetimi ilkesine aykırı olduğuna hükmetti. Böylece:
TVF artık “kafasına göre” işlem yapamayacak,
Fon bünyesindeki şirketler KİT’lerle aynı denetim ve mevzuata tabi olabilecek.
Eğer iktidar 9 ay içinde yeni düzenleme yapmazsa, bu sonuç otomatik olarak yürürlüğe girecek.
TMSF’nin Kayyım Yetkilerine Sınırlama: “Patron Gibi Davranamazsın”
Anayasa Mahkemesi, OHAL KHK’larıyla TMSF’ye sağlanan ve uzun süredir hukuk çevrelerinde “sınırsız kayyım yetkisi” olarak nitelenen iki önemli düzenlemeyi de iptal etti.
Karara göre:
TMSF’nin kayyım atanan veya el konulan şirketlerde,
eski ortakların payı korunmak kaydıyla yeni şirket kurabilmesine izin veren madde iptal edildi.
Bu hüküm, TMSF’nin şirket yapısını tamamen değiştirebilecek derecede güçlü yetkiler içermesi nedeniyle uzun süredir eleştiriliyordu.
İptal edilen bir başka kritik hüküm de şuydu:
TMSF’nin kayyım olduğu şirketlerde
Türk Ticaret Kanunu’ndan bağımsız şekilde Genel Kurul yetkilerini kullanmasına olanak tanıyan hüküm kaldırıldı.
Bu karar, kayyım yönetimlerinde “TTK dışı uygulamaların” önüne geçmeyi amaçlıyor.
Hukuk çevreleri bu iptalin, kayyım atanan şirketlerdeki keyfi karar alma süreçlerini sınırlandıracağını değerlendiriyor.
OHAL KHK’larında Geri Çekilme Başlıyor
AYM’nin bu iki kritik iptali, son yıllarda OHAL döneminde çıkarılan ve hukuk sisteminde büyük tartışma yaratan düzenlemelerin yeniden gözden geçirildiği bir dönemin işareti olarak yorumlanıyor.
Karar, birçok şirket, kamu kurumu ve yatırımcı açısından yeni bir hukuki çerçeve oluşturacak. Özellikle TVF ve TMSF gibi dev yapılar için denetim standartlarının yeniden tanımlanması bekleniyor.
Kararların yürürlüğe girmesine 9 ay olması ise, iktidara önemli fakat sınırlı bir manevra alanı bırakıyor.
Süreç yakından takip edilecek; çünkü bu kararlar yalnızca hukuk düzenini değil, Türkiye’nin ekonomik yönetim mimarisini de doğrudan etkileme potansiyeline sahip.




