Eryılmaz, gümüşün bir üretim faktörü ve sanayi hammaddesi olduğunu hatırlatarak, ekonomik büyüme olmadan gümüşe olan talebin artmayacağını belirtti. Buna karşın, Nisan-Eylül döneminde gümüş, platin ve paladyumun altını geride bırakan bir fiyatlama sergilediğini, piyasanın o dönemde (Trump) tarifelerine rağmen büyümenin güçlü kalacağını öngördüğünü ifade etti. Şu anda da bu fiyatlamanın devam ettiği görülüyor.

GÜMÜŞTE HAREKETLER NEDEN DAHA SERT?

Uzman isim, gümüş piyasasının altın kadar derin bir piyasa olmadığını, bu nedenle çok daha "volatil" olduğunu ve iniş çıkışların keskin yaşandığını vurguladı. Son dönemde yaşanan satışların bunu kanıtladığını belirtti. Altın 4380 dolar seviyelerinden satış yerken, 56 dolara kadar yükselen gümüşteki geri çekilmenin altına kıyasla çok daha sert olduğu görüldü.

Filizeryilmaz

Geçen haftaki piyasa hareketlerinin oldukça ilginç olduğunu belirten Eryılmaz, ABD hükümetinin açılacağı haberiyle piyasanın "veriler kötü gelecek ve Fed faiz indirecek" beklentisine girdiğini söyledi. Bu durum altını yukarı taşırken, gümüşteki yükselişin temel sebebinin altın-gümüş rasyosunun 80 seviyesinin altına gerilemesi olduğunu, bu durumun manipülatif hareketlere işaret edebileceğini dile getirdi.

2026 YILI BEKLENTİLERİ VE RİSKLER

Eryılmaz, 2026 yılı için altın konusunda çok olumlu olduğunu, gümüş için de beklentilerinin pozitif olduğunu ancak bir şartla açıkladı. Gümüş fiyatları için ekonomik büyüme verilerinin yakından takip edilmesi gerektiğini, resesyon kaygılarının artması durumunda gümüşün geride kalacağını belirtti. Ancak, Fed'in faiz indirdiği ve büyümenin de güçlü seyrettiği bir senaryoda gümüşün de pozitif etkileneceğini ifade etti.

Türkiye’de hidroelektrik üretimi tüm zamanların zirvesine çıktı
Türkiye’de hidroelektrik üretimi tüm zamanların zirvesine çıktı
İçeriği Görüntüle

PORTFÖYDE GÜMÜŞÜN AĞIRLIĞI NE OLMALI?

Yatırımcılara mutlaka portföy sepeti yapmaları gerektiğini söyleyen uzman isim, düşük riskli yatırımcıların bile bir miktar riskli varlık bulundurması gerektiğini savundu. Altın yatırımlarının bile artık "uzun vadeli al-unut" ve "kısa vadeli trade" olarak ikiye ayrılmasını önerdi.

Düşük riskli yatırımcıların portföylerinde altın ve emtialara daha fazla yer vermesi gerektiğini belirten Eryılmaz, örneğin %30'luk bir emtia portföyünde gümüşün payının %5 ile %10 arasında tutulabileceğini söyledi. Türkiye'de yatırım yapmak isteyenler için GMSTR gibi gümüş ETF'lerinin makas aralığının olmaması, düşük yönetim ücreti ve stopaj avantajı nedeniyle tercih edilebileceğini hatırlattı.

Muhabir: Ulaş Odabaş