Türkiye’de barınma krizi derinleşiyor. Konut fiyatlarındaki kontrolsüz artış ve yüksek faiz oranları, dar gelirli vatandaşın ev sahibi olma hayalini neredeyse imkânsızlaştırdı. Özellikle büyükşehirlerde maaşla geçinen vatandaşlar için konut kredisiyle ev almak, ekonomik gerçeklikten uzak bir senaryo haline geldi.

Artan maliyetler sadece konut fiyatlarını değil, konut kredisi geri ödemelerini de etkiliyor. 3 milyon TL tutarındaki bir kredinin 10 yıl vadeli geri ödemesi 11 milyon TL’yi geçiyor. Bu da bir evin fiyatının üç katı kadar geri ödeme anlamına geliyor.

3 milyonluk kredi 11 milyonu aşıyor, aylık taksit 92 bin TL’ye ulaşıyor

Güncel verilere göre, %2,99 faiz oranıyla çekilen 3 milyon TL’lik konut kredisi için aylık taksit tutarı yaklaşık 92.392 TL’yi buluyor. Bu rakam, dört asgari ücretlinin toplam maaşı olan 88.416 TL’yi dahi aşıyor. Üstelik kredinin toplam geri ödeme tutarı 11 milyon 120 bin TL. Yani faiz yükü tam 8 milyon 120 bin TL seviyesinde.

Bu tablo, dar ve orta gelirli vatandaşın konut kredisi yoluyla ev sahibi olmasının finansal açıdan sürdürülemez olduğunu ortaya koyuyor. Konut kredilerinde onay oranı düşerken, bankaların da risk iştahı giderek azalıyor.

İstanbul’da 3 milyon TL’lik daire bulmak hayal oldu

Sadece kredi şartları değil, konut fiyatları da vatandaşı zorluyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde 3 milyon TL seviyesinden satılık daire bulmak neredeyse imkânsız. Özellikle merkezi ilçelerde fiyatlar 7-8 milyon TL bandından başlıyor.

Fiyatlar yükseldikçe, vatandaş krediye yönelmek istese de ödeyebileceği bir taksit planı bulamıyor. Emlak sitelerinde ilanlara bakanların sayısı azalırken, talep düşüklüğü satışların da yavaşlamasına neden oluyor. Yatırım amaçlı alımların dışında gerçek ihtiyaç için konut almak, artık sadece yüksek gelir grubunun erişebildiği bir fırsat haline geldi.

Emlak uzmanı: “Bu rakamları karşılayabilecek kesim çok dar”

Sektör temsilcileri, mevcut kredi sisteminin dar ve orta gelirli vatandaşın konut edinmesini desteklemediğini ifade ediyor. Emlak uzmanı Arif Tosun, Now Haber’e verdiği demeçte şu ifadeleri kullandı:
“50 bin - 60 bin lira maaş alan bir kişinin ayda 80-90 bin lira kredi ödemesinin gerçekçiliği yok. Bu nedenle çoğu başvuru onaylanmıyor.”

Dünyada gıda alarmı: Fiyatlar son iki yılın en yüksek seviyesine çıktı
Dünyada gıda alarmı: Fiyatlar son iki yılın en yüksek seviyesine çıktı
İçeriği Görüntüle

Tosun’un açıklaması, bankaların da yüksek risk nedeniyle konut kredisi onaylarını sınırlı tuttuğunu gösteriyor. Özellikle gelir-belgesi ile krediye başvuran bireylerin büyük kısmı, ödeme gücünü belgeleyemediği için reddediliyor.

Vatandaş krediye değil, kiraya yöneliyor

Barınma krizinin derinleşmesiyle birlikte ev sahibi olamayan vatandaşlar kiraya yöneliyor. Ancak kira fiyatlarındaki yükseliş de barınma krizinin başka bir yüzünü oluşturuyor. Pek çok kişi, “Ev almamayı tercih ediyoruz, zaten krediyi ödeyemiyoruz.” diyerek sistemin dışında kalmayı seçiyor.

Diğer yandan “Ömür boyu çalışsak da yetişmiyor.” şeklindeki ifadeler, kamuoyundaki genel umutsuzluğu özetliyor. Bu tablo, konut politikalarında dar gelirliyi koruyan yeni modellerin gerekliliğini de gündeme taşıyor.

Muhabir: Haber Merkezi