Orta yaş döneminde sık televizyon izleyen kişilerin ilerleyen yıllarda bazı beyin bölgelerinde daha düşük hacme sahip olabileceği belirlendi. Yaklaşık 1.700 yetişkinin verilerinin incelendiği araştırmada, televizyon izleme alışkanlığı ile hafıza, karar verme ve görsel işlemeyle bağlantılı beyin yapılarındaki farklılıklar arasında ilişki bulundu.
Alzheimer’s & Dementia dergisinde yayımlanan çalışma, televizyon izlemenin doğrudan beyin küçülmesine neden olduğunu kanıtlamıyor. Araştırmacılar, sonuçların uzun süreli ve zihinsel açıdan pasif ekran kullanımının beyin sağlığı üzerindeki muhtemel etkilerinin daha ayrıntılı incelenmesi gerektiğini gösterdiğini belirtiyor.
Yaklaşık 24 yıl sonra beyin görüntüleri incelendi
Araştırmada, yaş ortalaması 53 olan yaklaşık 1.700 kişinin verileri kullanıldı. Katılımcılara boş zamanlarında ne sıklıkla televizyon izledikleri ve çalışma sırasında ne kadar oturdukları soruldu.
İlk değerlendirmelerden 20 yılı aşkın süre sonra katılımcıların beyinleri manyetik rezonans görüntüleme yöntemiyle incelendi. Televizyonu çok sık izlediğini bildirenlerde, nadiren izleyenlere kıyasla beynin farklı bölgelerinde yapısal farklılıklar tespit edildi.
Hafıza ve karar verme bölgelerinde farklılık görüldü
Sık televizyon izleyenlerin Alzheimer hastalığının erken dönem bulgularıyla ilişkilendirilen bazı beyin bölgelerinde daha düşük hacme sahip olduğu belirlendi. Ayrıca görsel işlemeyle bağlantılı oksipital lob ile planlama ve karar verme işlevlerinde rol oynayan frontal loblarda da daha küçük hacimler görüldü.
Bu kişilerde bilişsel gerileme, felç ve demansla ilişkilendirilen beyaz cevher lezyonlarının daha fazla olduğu bildirildi. Söz konusu bağlantılar fiziksel aktivite, diyabet, vücut kitle indeksi, sigara ve alkol kullanımı gibi etkenler hesaba katıldıktan sonra da devam etti.
Otururken yapılan faaliyet önem taşıyor
Araştırmada yalnızca uzun süre oturmanın aynı sonuçlarla ilişkili olmadığı görüldü. Masa başında uzun süre çalışan katılımcılarda frontal ve oksipital lob hacimlerinin daha büyük, beyaz cevher lezyonlarının ise daha az olduğu tespit edildi.
Bilim insanları bu farklılığın, masa başı çalışmaların okuma, yazma, planlama ve problem çözme gibi zihinsel faaliyetler içermesinden kaynaklanabileceğini değerlendiriyor. Bulgular, oturma süresi kadar otururken yapılan etkinliğin de beyin sağlığı açısından önemli olabileceğine işaret ediyor.
Bağlantı erkeklerde daha güçlü bulundu
Televizyon izleme alışkanlığı ile beyin yapısındaki farklılıklar arasındaki bağlantının erkeklerde daha belirgin olduğu görüldü. Araştırmacılar, televizyon izleme ve iş sırasında oturma ile ilişkili beyin değişikliklerinin büyük bölümünün erkek katılımcılarda ortaya çıktığını bildirdi.
Bunun biyolojik farklılıklardan mı yoksa televizyon izleme alışkanlıklarından mı kaynaklandığı henüz bilinmiyor. Araştırmacılar, cinsiyetler arasında ortaya çıkan farkın anlaşılabilmesi için yeni çalışmalara ihtiyaç bulunduğunu belirtiyor.
Araştırmada bazı sınırlılıklar bulunuyor
Televizyon izleme süreleri cihazlarla ölçülmek yerine katılımcıların kendi beyanlarına dayandırıldı. Bu nedenle kişilerin televizyon karşısında gerçekte ne kadar süre geçirdiği kesin olarak belirlenemedi.
Katılımcılara araştırmanın başlangıcında beyin görüntülemesi de yapılmadı. Bu durum, yıllar içinde meydana gelen hacim değişiminin doğrudan ölçülemediği anlamına geliyor. Uzmanlar, sonuçların televizyon izlemenin beyni küçülttüğünü kanıtlamadığını, yalnızca iki durum arasında istatistiksel bir bağlantı gösterdiğini vurguluyor.
Ekran karşısında düzenli ara verilmesi öneriliyor
Araştırmacılar, uzun süre televizyon izleyen kişilerin belirli aralıklarla ayağa kalkmasının ve zihinsel açıdan daha aktif uğraşlara zaman ayırmasının yararlı olabileceğini belirtiyor. Okumak, yazmak, bulmaca çözmek veya sosyal etkileşimde bulunmak, pasif ekran süresine alternatif faaliyetler arasında gösteriliyor.
Çalışma, düzenli egzersizin önemini ortadan kaldırmamakla birlikte, fiziksel olarak aktif olmanın uzun süreli televizyon izlemeyle ilişkili bütün olumsuzlukları tek başına gidermeyebileceğine işaret ediyor. Beyin sağlığının korunması için hareket, zihinsel uyarım ve ekran süresinin birlikte değerlendirilmesi öneriliyor.




