ABD merkezli araştırma şirketi METR’nin yayımladığı test sonuçları, yapay zeka sistemlerinin yeteneklerinin yaklaşık her 196 günde iki katına çıktığını ortaya koydu. Teknoloji dünyasında bu hız, bilgisayar işlemci gücündeki düzenli artışı ifade eden Moore Yasası ile karşılaştırılırken, bazı uzmanlar artık gelişimin klasik ölçüm yöntemlerinin ötesine geçtiğini savunuyor.
Son dönemdeki tartışmaların odağında ise yapay zekanın kendi kendini geliştirebilme ihtimali yer alıyor. Teknoloji çevrelerinde “tekrarlayan öz gelişim” olarak adlandırılan senaryoda, bir yapay zeka sistemi daha gelişmiş sürümlerini üretmeye başlayabiliyor. Uzmanlara göre bu süreç, insan zekasını aşabilecek “süper zeka” dönemine geçişin başlangıcı olabilir.
Anthropic yöneticisinden 2028 uyarısı
ABD merkezli yapay zeka şirketi Anthropic’in kurucu ortaklarından Jack Clark, yapay zekaların 2028 yılına kadar kendi sistemlerini geliştirebilecek seviyeye ulaşma ihtimalini yüzde 60 olarak değerlendirdi. Clark, böyle bir eşiğin aşılması durumunda geleceğin öngörülemez hale gelebileceğini söyledi.
Yapay zeka alanında daha önce yapılan tahminlerde insan seviyesinde genel yapay zekanın, yani AGI’nin, 2060’lı yıllarda ortaya çıkabileceği düşünülüyordu. Ancak son yıllarda geliştirilen yeni modeller nedeniyle birçok araştırmacı ve teknoloji şirketi bu tarihin 2030’lu yılların başına çekildiğini belirtiyor.
Uzmanlara göre bu değişimde iki temel unsur etkili oldu. Bunlardan ilki, 2024 sonunda yaygınlaşmaya başlayan “akıl yürütme modeli” yaklaşımı oldu. Yeni nesil sistemler yalnızca metin üretmekle sınırlı kalmayıp problem çözme, planlama ve çok aşamalı düşünme becerileri de sergilemeye başladı.
Kod yazan yapay zekalar süreci hızlandırdı
İkinci önemli gelişme ise yapay zekanın yazılım geliştirme alanındaki ilerlemesi olarak gösteriliyor. Teknoloji şirketlerinde geliştirilen yazılımların önemli bölümünün artık yapay zeka destekli sistemlerle üretildiği belirtiliyor. Bu durumun, sistemlerin kendi gelişim süreçlerini hızlandırabileceği ifade ediliyor.
OpenAI da kısa süre önce geliştirdiği GPT-5.3-Codex sisteminin oluşturulmasında yine yapay zeka araçlarından yararlanıldığını açıkladı. Şirket, bunun kendi kendini geliştiren yapay zekaya yönelik ilk adımlardan biri olarak değerlendirildiğini duyurdu.
Uzmanlar, üretken yapay zekanın özellikle kod üretme kapasitesindeki artışın teknoloji sektöründe iş yapış biçimlerini değiştirdiğini belirtiyor. Birçok şirket, hata tespiti, güvenlik taraması ve otomatik optimizasyon süreçlerinde yapay zeka destekli araçları aktif olarak kullanıyor.
Siber güvenlik riskleri de gündemde
Yapay zeka alanındaki hızlı gelişimle birlikte güvenlik tartışmaları da yoğunlaşmış durumda. Anthropic tarafından geliştirildiği belirtilen ve kamuya açık olmayan “Mythos” adlı sistemin binlerce güvenlik açığını tespit ettiği ileri sürüldü.
Siber güvenlik uzmanları, bu tür sistemlerin savunma amaçlı kullanılmasının önemli avantajlar sağlayabileceğini ancak aynı araçların kötü niyetli aktörlerin elinde ciddi tehdit oluşturabileceğini ifade ediyor. Özellikle otomatik güvenlik açığı analizi yapabilen sistemlerin, siber saldırı kapasitesini artırabileceği değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre önümüzdeki birkaç yıl, yapay zekanın yalnızca ekonomik ve teknolojik etkilerinin değil, aynı zamanda etik ve güvenlik boyutlarının da daha yoğun tartışıldığı bir dönem olacak.



