31 Mart 2026 itibarıyla hazırlıkları tamamlanma aşamasına gelen yeni Yükseköğretim Kanunu düzenlemesi, akademik etik ihlallerine yönelik sert yaptırımlar içeriyor. Taslakta özellikle tez, makale ve projelerin yapay zekâya yazdırılması ya da başkasına hazırlatılması durumunda ağır sonuçlar öngörülüyor.
Akademik unvanlar iptal edilecek
Düzenlemeye göre, akademik çalışmalarını başkalarına veya yapay zekâ sistemlerine hazırlattığı tespit edilen kişilerin üniversite ile ilişikleri kesilecek. Bu kişiler tarafından elde edilen diploma ve akademik unvanların da iptal edilerek geri alınması planlanıyor.
Ayrıca bu fiilleri işleyenler hakkında 5 bin ile 10 bin lira arasında adli para cezası uygulanması öngörülüyor. Yeni düzenleme ile akademik dürüstlüğün korunması ve teknolojinin kötüye kullanımının önlenmesi amaçlanıyor.
Denetim mekanizmaları güçlendirilecek
Düzenlemenin yasalaşması halinde üniversitelerde denetim süreçlerinin de güncellenmesi bekleniyor. Özellikle yapay zekâ kullanımını tespit edebilecek yeni kontrol sistemlerinin devreye alınması planlanıyor.
Bu kapsamda, akademik çalışmaların özgünlüğünün daha sıkı şekilde denetlenmesi ve ihlallerin erken aşamada tespit edilmesi hedefleniyor. Böylece üniversitelerde etik standartların güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Öğrenci affında tarih kriteri uygulanacak
Aynı düzenleme kapsamında öğrenci affına ilişkin detaylar da netleşmeye başladı. Temmuz 2022 sonrasında üniversite ile ilişiği kesilen öğrenciler için herhangi bir şart aranmayacağı ifade ediliyor.
Temmuz 2022 öncesinde ilişiği kesilenler için ise yalnızca daha önceki aflardan yararlanmamış olma şartı getirilecek. Ancak yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin bu düzenlemenin dışında tutulacağı belirtiliyor.
Teklif nisan sonunda Meclis’e sunulacak
Yaklaşık 30 maddeden oluşması beklenen kanun teklifinin, nisan ayı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması planlanıyor. Sürecin tamamlanmasının ardından düzenlemenin kısa sürede yasalaşabileceği ifade ediliyor.
Yeni düzenleme ile birlikte hem akademik etik ihlallerine karşı caydırıcılığın artırılması hem de eğitim sisteminde daha şeffaf ve denetlenebilir bir yapı oluşturulması hedefleniyor.




