Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depremin ardından gözler bölgedeki fay hatlarına çevrildi. Diyarbakır, Adıyaman, Gaziantep ve çevre illerde de hissedilen sarsıntı sonrası Prof. Dr. Okan Tüysüz, Prof. Dr. Osman Bektaş, Prof. Dr. Süleyman Pampal ve Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, daha büyük bir deprem ihtimaline ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Uzmanların açıklamalarında, 5 büyüklüğü üzerindeki bir depremin tek başına daha büyük bir depremin geleceği anlamına gelmediği öne çıktı. Bununla birlikte Bozova Fayı’nın aktif bir fay olduğu ve bölgenin genel olarak deprem üretme potansiyelini koruduğu vurgulandı.
Deprem Bozova Fayı’nı gündeme getirdi
AFAD, 24 Eylül 2026 Perşembe günü saat 10.40’ta meydana gelen depremin merkez üssünü Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesi, büyüklüğünü ise 5,4 olarak açıkladı. Kandilli Rasathanesi’nin ilk ölçümlerinde ise sarsıntının büyüklüğüne ilişkin daha yüksek bir değer paylaşıldı.
Depremin sığ olması nedeniyle geniş bir alanda hissedildiği belirtilirken, uzmanların değerlendirmelerinde özellikle Bozova Fayı öne çıktı. Bölgedeki sismik hareketliliğin 6 Şubat 2023 depremlerini meydana getiren ana faylardan farklı bir yapı üzerinde gerçekleştiği ifade edildi.
Okan Tüysüz: Daha büyük deprem beklentim yok
Prof. Dr. Okan Tüysüz, depremin Bozova Fayı üzerinde meydana geldiğini belirterek söz konusu fayın geçmişte de deprem ürettiğine dikkat çekti. Tüysüz, fay sisteminin uzunluğu dikkate alındığında büyük deprem üretme potansiyelinin bulunduğunu ancak bunun mevcut depremin hemen ardından büyük bir deprem yaşanacağı anlamına gelmediğini vurguladı.
Tüysüz, meydana gelen sarsıntıyı bir öncü deprem olarak değerlendirmediğini ve yakın dönem için daha büyük bir deprem beklentisi taşımadığını ifade etti. Bölgede artçı sarsıntıların devam edebileceğini belirten Tüysüz, özellikle hasar görmüş yapılara yetkililer inceleme yapmadan girilmemesi gerektiğini söyledi.
Osman Bektaş: Her 5'lik depremden sonra büyüğü gelecek diye bir kural yok
Prof. Dr. Osman Bektaş ise 6 Şubat depremlerinin ardından bölgedeki bazı faylarda gerilim değişimleri yaşandığını ve Güneydoğu Anadolu’nun sismik açıdan yakından izlenmesi gerektiğini belirtti. Arap Levhası’nın hareketinin devam ettiğini hatırlatan Bektaş, Şanlıurfa ve Diyarbakır çevresinin aktif tektonik yapının etkisi altında bulunduğunu söyledi.
Bununla birlikte Bektaş, meydana gelen orta büyüklükteki depremin doğrudan daha büyük bir depremin habercisi olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. “5’lik bir deprem arkasından büyük deprem gelecek demek değil” değerlendirmesinde bulunan Bektaş, depremlerin nerede, ne zaman ve hangi büyüklükte gerçekleşeceğinin kesin olarak önceden bilinemeyeceğine dikkat çekti.
Süleyman Pampal aktif faya dikkat çekti
Prof. Dr. Süleyman Pampal da Şanlıurfa ve çevresinde bu büyüklükte depremlerin meydana gelmesinin sürpriz olmadığını belirtti. Bölgenin aktif tektonik kuşakların etkisi altında bulunduğunu ifade eden Pampal, özellikle Bozova Fayı’nın deprem üretme potansiyeline dikkat çekti.
Pampal, Bozova Fayı için “oldukça büyük deprem üretme potansiyeli olan aktif bir fay” değerlendirmesinde bulundu. Ancak mevcut 5,4’lük depremin mutlaka başka ve daha büyük bir depremi tetikleyeceği şeklinde yorumlanmaması gerektiğini de vurguladı. Yapı stokunun niteliğine bağlı olarak özellikle kırsal bölgelerde kontroller yapılmasının yararlı olacağını söyledi.
Övgün Ahmet Ercan daha büyük deprem beklemiyor
Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan da mevcut sarsıntının ardından daha büyük bir deprem yaşanmasını beklemediğini açıkladı. Ercan, depremin bir öncü deprem olduğunu düşünmediğini ve arkasından daha büyük bir sarsıntı gelmesi halinde bunun kendisi açısından şaşırtıcı olacağını ifade etti.
Ercan’ın Bozova Fayı’nın üretebileceği maksimum deprem büyüklüğüne ilişkin değerlendirmesi ise diğer bazı uzmanların görüşlerinden ayrılıyor. Ercan daha sınırlı bir deprem potansiyeline işaret ederken, Tüysüz ve Pampal fayın daha büyük deprem üretme kapasitesinin bulunduğunu belirtiyor.
Uzmanların ortak noktası: Bu deprem büyük depremin kanıtı değil
Uzmanların fayın uzun vadeli potansiyeline ilişkin değerlendirmeleri farklılık gösterse de mevcut depremin hemen ardından daha büyük bir sarsıntının kesin olarak geleceğini söylemenin mümkün olmadığı konusunda benzer görüşler öne çıkıyor. Depremlerin zamanının ve büyüklüğünün kesin biçimde önceden tahmin edilemediği özellikle vurgulanıyor.
Bozova Fayı ve çevresindeki diğer aktif fayların varlığı ise bölgedeki deprem tehlikesinin göz ardı edilmemesi gerektiğini gösteriyor. Bu nedenle uzmanlar, tahminlerden çok yapı güvenliği, hasarlı binalardan uzak durulması ve resmî kurumların açıklamalarının takip edilmesine dikkat çekiyor.
Artçı depremler devam edebilir
Ana sarsıntının ardından bölgede artçı depremlerin görülmesi bekleniyor. Tüysüz, artçıların 4 büyüklüğünün üzerine çıkabileceğine işaret ederken, vatandaşların özellikle taşıyıcı sistemlerinde hasar bulunan yapılara karşı dikkatli olması gerektiğini belirtti.
Uzman değerlendirmeleri ışığında, Şanlıurfa’daki 5,4 büyüklüğündeki deprem için “daha büyük bir depremin kesin habercisi” demek mümkün değil. Ancak bölgenin aktif fay sistemlerine sahip olması nedeniyle deprem gerçeğine karşı hazırlıklı olunması ve yapı güvenliğinin ön planda tutulması önemini koruyor.

