Altın piyasasında 24 Eylül sabahı fiyat hareketinden daha önemli bir değişim yaşanıyor. ABD’den gelen güçlü ekonomik verilerin ardından tahvil faizleri yeniden yükselirken, piyasaların ABD Merkez Bankası’nın faiz politikasına ilişkin beklentileri de daha sıkı para politikası yönünde değişiyor.

Ons altın, 23 Eylül’de 4.369 dolar çevresinden 4.275 dolara kadar geriledikten sonra 24 Eylül’ün ilk saatlerinde 4.290 dolar civarında denge aradı. Böylece birkaç gün önce 4.400 dolar sınırına yaklaşan değerli metal yeniden 4.300 doların altına indi. ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5,11 civarına yükselmesi de altın üzerindeki baskıyı artırdı.

Altında yaklaşık 100 dolarlık sert hareket

Altındaki satış yalnızca teknik bir düzeltmeyle sınırlı kalmadı. Güçlü ABD verileri, yükselen tahvil faizleri, değer kazanan dolar ve Fed’in daha uzun süre sıkı para politikası uygulayabileceği beklentisi aynı anda fiyatlamaya girdi.

23 Eylül’de ons altında yaklaşık 100 dolara ulaşan gün içi hareket, değerli metalin faiz beklentilerindeki değişime ne kadar hassas hale geldiğini gösterdi. Faiz getirisi bulunmayan altın açısından özellikle ABD tahvil getirilerindeki yükseliş önemli bir baskı unsuru oluşturuyor.

ABD'den beş yılın en güçlü büyüme sinyali

Satış baskısını artıran gelişmelerden biri ABD’den gelen eylül ayı öncü PMI verileri oldu. S&P Global ABD Bileşik PMI Endeksi, ağustostaki 56,0 seviyesinden eylülde 58,4’e yükseldi.

Veri, ABD özel sektör faaliyetlerinde Temmuz 2021’den bu yana görülen en güçlü büyümeye işaret etti. S&P Global, mevcut göstergelerin yıllıklandırılmış yaklaşık yüzde 5’lik ekonomik büyüme hızına karşılık geldiğini belirtti. Şirketlerin maliyet baskılarındaki artış da enflasyonun kalıcılığına ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı.

Altının karşısına yüzde 5 getirili tahvil çıktı

Altın açısından en önemli baskılardan biri ABD tahvil piyasasında görülüyor. ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 5 seviyesinin üzerine çıkarken, faizlerdeki yükseliş yatırımcıların alternatif getiri arayışını değiştirdi.

Altın herhangi bir faiz getirisi sağlamıyor. Buna karşılık ABD devlet tahvillerinden yüzde 5 civarında getiri elde edilebilmesi, altın tutmanın fırsat maliyetini artırıyor. Doların da güçlenmesiyle birlikte değerli metal hem yüksek faiz hem de güçlü dolar cephesinden baskı altında kalıyor.

Fed'de faiz artışı dönemi yeniden başladı

Fed, 16 Eylül’de gerçekleştirdiği toplantıda politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75–4,00 aralığına yükseltti. Karar, ABD Merkez Bankası’nın üç yılı aşkın sürenin ardından gerçekleştirdiği ilk faiz artışı oldu.

Fed, karar metninde ekonomik faaliyetlerin sağlam hızda büyüdüğünü, iç talebin dirençli kaldığını ve enflasyonun hâlâ yüksek olduğunu vurguladı. Piyasalarda da önümüzdeki dönemde yeni faiz artışlarının gündeme gelebileceği beklentisi güçlenmiş durumda.

Fed yetkililerinden enflasyon uyarısı

Richmond Fed Başkanı Tom Barkin, ABD ekonomisindeki koşulların güçlenmeye devam ettiğini ve enflasyon risklerinin istihdam tarafındaki risklerden daha ağır bastığını söyledi. Barkin, fiyat baskılarının artık yalnızca enerji ve tarifelerle sınırlı olmadığına dikkat çekti.

Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari de enflasyonun ekonominin geniş kesimlerinde yüksek kalmaya devam ettiğini belirtti. Fed yetkililerinden gelen açıklamalar, piyasaların önümüzdeki aylarda faizlerin daha yüksek seviyelerde kalabileceği beklentisini destekliyor.

Altının faiz hesabı değişti

Birkaç hafta öncesine kadar piyasalarda faiz indirimlerinin ne zaman başlayacağı tartışılırken, son gelişmelerin ardından gündem yeni faiz artışlarının sayısı ve zamanlamasına kaydı.

Bu değişim altının kısa vadeli fiyatlamasını doğrudan etkiliyor. ABD’den gelecek güçlü büyüme ve enflasyon verileri, daha sıkı para politikası beklentisini artırarak tahvil faizleri ile doları destekleyebilir. Bu tablo ise altında yeni satış baskısına yol açabilir.

Altının uzun vadeli destekleri devam ediyor

Faiz cephesindeki baskıya rağmen altındaki geri çekilmenin kontrolsüz bir satışa dönüşmesini engelleyen unsurlar da bulunuyor. Merkez bankalarının altın talebi, fiziki alımlar, yatırım fonları ve küresel jeopolitik belirsizlikler değerli metal açısından destekleyici unsurlar olarak öne çıkıyor.

ATM'lerde kart takma dönemi bitiyor! Şifreyi unutun, telefonunuzu hazırlayın!
ATM'lerde kart takma dönemi bitiyor! Şifreyi unutun, telefonunuzu hazırlayın!
İçeriği Görüntüle

Piyasanın önündeki mücadele böylece daha belirgin hale geliyor. Bir tarafta yüzde 5 civarında getiri sunan ABD tahvilleri, diğer tarafta güvenli liman ve rezerv çeşitlendirme talebiyle desteklenen altın bulunuyor.

Gram altında kur etkisi kaybı sınırlıyor

Türkiye’de gram altının fiyatlaması ise ons altından farklı bir görünüm sergiliyor. 24 Eylül sabahında gram altın 6.700 liranın üzerinde seyrini sürdürürken, ons altındaki gerilemenin gram fiyatına etkisini dolar/TL’nin yüksek seyri kısmen sınırlıyor.

Bu nedenle gram altın yatırımcısı açısından ons fiyatı kadar döviz kuru da önem taşıyor. Ons altın gerilerken dolar/TL’nin yükselmesi gramdaki kaybı sınırlandırabilir; onsun yeniden yükselişe geçmesi halinde ise kur etkisi gram altındaki hareketi güçlendirebilir.

Bugün iki kritik ABD verisi açıklanacak

Altının kısa vadeli yönü 24 Eylül’de açıklanacak ABD verileriyle yeniden sınanacak. Türkiye saatiyle 15.30’da haftalık işsizlik maaşı başvuruları, saat 17.00’de ise ağustos ayına ilişkin yeni konut satışları açıklanacak. Resmî ABD ekonomik takviminde iki verinin de 24 Eylül’de yayımlanacağı görülüyor.

Beklentilerden güçlü veriler, ABD ekonomisinin yüksek faizlere rağmen dirençli kaldığı algısını güçlendirebilir. Böyle bir senaryoda tahvil faizleri ve doların yeniden yükselmesi altın üzerindeki baskının devam etmesine neden olabilir.

Zayıf veriler ise tahvil getirilerinde geri çekilmeye yol açarak ons altının yeniden 4.300 doların üzerine çıkması için alan açabilir.

Altında üç kritik bölge öne çıkıyor

Kısa vadeli teknik görünümde 4.275 dolar seviyesi, son satış dalgasında görülen dip olması nedeniyle ilk önemli bölge olarak izleniyor. Bu seviyenin altında satışların devam etmesi halinde 4.235 dolar çevresi yeniden gündeme gelebilir.

Yukarı yönlü hareketlerde ise 4.330–4.370 dolar bandı ilk toparlanma alanı olarak öne çıkıyor. Ons altının bu bölgenin üzerine yerleşmesi halinde 4.400 dolar seviyesi yeniden gündeme gelebilir.

Altında kısa vadeli yönün yalnızca teknik seviyelerle değil, ABD ekonomisinin gücü, tahvil faizleri ve Fed’in bundan sonraki faiz adımlarıyla şekillenmesi bekleniyor.

Muhabir: Haber Merkezi