Uluslararası bilim insanları tarafından hazırlanan ve dünyanın en saygın bilim dergilerinden Science’ta yayımlanan yeni araştırma, Marmara Denizi’ndeki deprem riskine dair endişeleri bir kez daha artırdı. Çalışmaya göre, son 15 yılda Marmara’daki depremler batıdan doğuya doğru sistematik biçimde ilerliyor ve bu hareketlilik İstanbul’un hemen güneyine doğru yoğunlaşıyor.

Araştırmacılar, Nisan 2025’te meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin sanılanın aksine fay hattını rahatlatmadığını, aksine İstanbul’a yakın “kilitli” segmentler üzerindeki baskıyı artırdığını vurguluyor.

1366X768 Cmsv2 C74Ae7De D401 56C8 B8B8 D82B17C77Db2 9581874

Ana Marmara Fayı Mercek Altında

Almanya’daki GFZ Helmholtz Yerbilimleri Merkezi öncülüğünde yürütülen çalışmada, Ana Marmara Fayı üzerindeki sismik aktiviteler ayrıntılı biçimde analiz edildi. Bulgular, Marmara Denizi’nin Avrupa’daki en yüksek deprem riski taşıyan bölge olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Bilim insanları, fay hattının batı kesimlerinde “sürüklenen” yani kısmen hareket eden segmentlerin, İstanbul’un güneyinde yer alan ve uzun süredir enerji biriktiren “kilitli” segmentleri adeta ittiğini belirtiyor.

Depremler Domino Etkisi Gibi İlerliyor

Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri, depremlerin zincirleme bir reaksiyonla batıdan doğuya doğru kayması. 2011–2012 yıllarında Marmara’nın batı ve orta kesimlerinde başlayan hareketlilik, Eylül 2019’daki 5,8 büyüklüğündeki Silivri depremiyle İstanbul’a yaklaştı. Nisan 2025’teki 6,2’lik deprem ise bu kırılmanın daha da doğusunda, kente daha yakın bir noktada gerçekleşti.

Bu tablo, bilim insanlarına göre fay üzerindeki stresin İstanbul’a doğru transfer edildiğini gösteriyor.

Fay Rahatlamadı, Gerilim Yüksek

Genellikle büyük bir depremin ardından fay hattındaki gerilimin azalması beklenir. Ancak Marmara için durum farklı. Araştırmaya göre, 2025’teki deprem sonrasında fayda beklenen rahatlama görülmedi.

Özellikle “kayma gerilimi” olarak adlandırılan stres seviyesinin hâlâ çok yüksek olduğu tespit edildi. Bu durum, fay hattının yeni ve daha büyük bir kırılmaya hazır olabileceği şeklinde yorumlanıyor. Bilim insanları, bunun İstanbul için riskin arttığı anlamına geldiğini vurguluyor.

Megastar Tarkan kayıtsız kalamadı: İstanbul konser serisi 8 güne çıktı
Megastar Tarkan kayıtsız kalamadı: İstanbul konser serisi 8 güne çıktı
İçeriği Görüntüle

Sarsıntı Beklenenden Daha Şiddetli Olabilir

Çalışma, hem 2019 hem de 2025 depremlerinin kırılma yönünün doğuya doğru olduğunu ortaya koydu. Bu teknik ayrıntı, İstanbul açısından kritik bir anlam taşıyor. Çünkü fay doğuya doğru kırıldığında, sismik enerji İstanbul yönüne odaklanıyor.

Araştırmacılara göre, gelecekte yaşanabilecek olası bir depremde, kentin depremin büyüklüğüne kıyasla beklenenden daha şiddetli sarsılma ihtimali bulunuyor. Ölçümler, yer hareketinin özellikle İzmit Körfezi ve Armutlu Yarımadası yönünde daha güçlü hissedildiğini gösteriyor.

En Kritik Bölge: Sismik Boşluk ve Adalar Fayı

Araştırmada, İstanbul için en riskli alanlardan biri de açıkça işaret ediliyor. Nisan 2025 depreminin bittiği nokta ile Adalar Fayı arasında, Avcılar açıklarında yaklaşık 15–20 kilometrelik “sessiz” bir bölüm bulunuyor. Bu alan, bilim insanları tarafından “sismik boşluk” olarak tanımlanıyor.

Uzmanlara göre bu sessiz segment, bir sonraki 6,0 ve üzeri büyüklükteki depremin güçlü adaylarından biri. Daha da önemlisi, buradaki bir kırılma ya da stres transferi, tamamen kilitli durumda olan ve büyük enerji biriktirmiş Adalar segmentini tetikleyebilir.

Avrupa’nın En Yüksek Deprem Riski Marmara’da

Araştırma, Marmara Denizi’nin Avrupa’daki en tehlikeli sismik bölgelerden biri olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Anadolu Plakası’nın Avrasya Plakası’na göre yılda yaklaşık 17–29 milimetre hızla kaydığı bu bölgede, Kuzey Anadolu Fayı’nın büyük bölümü 20. yüzyılda kırıldı. Ancak Marmara Denizi içindeki Ana Marmara Fayı büyük ölçüde kırılmadan kaldı.

Tarihsel kayıtlar, İstanbul çevresinde son 2 bin 300 yılda birden fazla 7 ve üzeri büyüklükte depremin yaşandığını gösteriyor. Son büyük depremler 1509, 1766 ve 1894 yıllarında meydana geldi.

Bilim İnsanlarından Net Uyarı: Sürekli İzleme Şart

Araştırmacılar, Nisan 2025 depreminin 1766’dan bu yana biriken enerjinin yalnızca çok küçük bir kısmını boşalttığını vurguluyor. Yaklaşık 20 santimetrelik bir hareket gerçekleşirken, fay hattında birikmiş toplam kayma açığının yaklaşık 6 metre olduğu ifade ediliyor.

Bilim insanları, bu nedenle İstanbul çevresindeki fayların deniz tabanına yerleştirilecek yeni sensörlerle anlık olarak izlenmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Çalışma, Marmara’daki riskin azalmadığını, aksine giderek daha kritik bir aşamaya girdiğini ortaya koyuyor.

Muhabir: Haber Merkezi