Deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Science dergisinde yayımlanan ve Marmara Denizi’ndeki Ana Marmara Fayı üzerinden İstanbul için yüksek deprem riski uyarısı yapan çalışmaya sert sözlerle karşı çıktı. Üşümezsoy, söz konusu değerlendirmelerin bilimsel temelden yoksun olduğunu savunarak, “İstanbul’u yerle bir edecek 7’nin üzerinde bir deprem beklentisi Marmara’nın tabanındaki gerçeklerle uyuşmuyor” dedi.

Uluslararası bilim çevrelerinde geniş yankı uyandıran çalışmada, son 15 yılda Marmara’da doğuya doğru ilerleyen kısmi kırılmalar gözlendiği ve İstanbul açıklarındaki “kilitli” fay segmentlerinin büyük bir insani felakete yol açabilecek potansiyele sahip olduğu ileri sürülmüştü.

“Haritaya Bakıp Deprem Yorumu Yapılmaz”

Science dergisindeki analiz The New York Times’ta da yer bulurken, Prof. Dr. Şener Üşümezsoy sosyal medya hesabından yayımladığı video ile çalışmaya itiraz etti. Üşümezsoy, depremlerin batıdan doğuya ilerlediği varsayımı üzerinden İstanbul için büyük deprem beklentisi oluşturulmasını eleştirerek, bunun jeolojik bilgiyle bağdaşmadığını söyledi.

“Düz mantıkla bilim olmaz. Haritaya bakıp ‘depremler batıdan doğuya gidiyor, sırada İstanbul var’ demek jeoloji bilmemektir” diyen Üşümezsoy, Alman ekolü tarafından ‘kilitli fay’ olarak tanımlanan Adalar Fayı’nın aktif olmadığını savundu.

Adalar Fayı Tartışması

Üşümezsoy’a göre, büyük deprem beklentisinin dayandırıldığı Adalar Fayı gerçekte “ölü” bir fay. 1894 depreminde bu hattın kırıldığını ve enerjisini boşalttığını ifade eden Üşümezsoy, bu nedenle söz konusu fayın İstanbul için büyük bir tehdit oluşturmadığını belirtti.

Bu tür çalışmaların “zombi” ya da “hayali” analizler olduğunu söyleyen Üşümezsoy, terk edilmiş eski modellerin yeniden ısıtılarak İstanbul’da yüksek risk varmış gibi sunulmasının bilimsel bir yaklaşım olmadığını dile getirdi.

“1999’dan Beri Onlarca Makale Çöpe Atıldı”

Üşümezsoy, Marmara Denizi’nde 7,4–7,5 büyüklüğünde deprem üretecek, boydan boya kırılabilecek tek parça bir fay hattı bulunmadığını savundu. “1999’dan beri onlarca sözde makale yazıldı ve hepsi de çöpe atıldı” diyen Üşümezsoy, stresin batıdan doğuya göç etmesinin tek başına büyük bir deprem anlamına gelmeyeceğini ifade etti.

Olası riskli bölge olarak Kumburgaz sırtını işaret eden Üşümezsoy, buradaki küçük segmentin kırılması durumunda dahi üretilebilecek maksimum depremin 6,5 büyüklüğünde olacağını söyledi.

“7 Üzeri Deprem Beklentisi Gerçeklerle Uyuşmuyor”

Üşümezsoy, açıklamasının sonunda İstanbul için sıkça dile getirilen 7 ve üzeri deprem senaryolarına açıkça karşı çıktı. “İstanbul’u yerle bir edecek 7 üzeri deprem beklentisi, Marmara’nın tabanındaki jeolojik gerçeklerle uyuşmuyor” ifadelerini kullanan Üşümezsoy, kamuoyunun korku senaryolarıyla değil, sahaya dayalı bilimsel verilerle bilgilendirilmesi gerektiğini vurguladı.

İstanbul Valiliği duyurdu: Hiçbir vatandaş bu soğukta açıkta kalmayacak
İstanbul Valiliği duyurdu: Hiçbir vatandaş bu soğukta açıkta kalmayacak
İçeriği Görüntüle

Science dergisinde yayımlanan çalışma ile Üşümezsoy’un değerlendirmeleri arasındaki bu keskin görüş ayrılığı, İstanbul depremi tartışmalarının önümüzdeki dönemde de bilim dünyasında ve kamuoyunda yoğun biçimde süreceğini gösteriyor.

Muhabir: Haber Merkezi