Oksijen Gazetesi’nden Baran Can Sayın’ın haberine göre, TÜİK’in 9 Şubat 2026’da yayımladığı adrese dayalı nüfus kayıt sistemi verilerinde nüfusu “1” görünen köylerin izini süren araştırma, resmi kayıtlarla sahadaki gerçeklik arasındaki farkı ortaya koydu. Bitlis, Iğdır ve Siirt’te nüfusu 1 görünen köylerin fiilen boş ya da sular altında olduğu belirlendi. Buna karşılık Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Yayladamı köyünde düzenli yaşayan tek bir kişi bulunuyor.
TÜİK verilerine göre 18 bin 183 köy arasında en düşük nüfuslu yerleşimler dikkat çekerken, Yayladamı’nda hem muhtarlık hem de seçmenlik görevini fiilen tek başına sürdüren Mustafa Özkan’ın hikâyesi öne çıkıyor.

Nüfusu 1 görünen köylerin gerçeği
Verilerde nüfusu 1 olarak görülen Bitlis Kayalıbağ ve Iğdır Aralık ilçesine bağlı Tarlabaşı köylerinin tamamen boş olduğu bildirildi. Siirt Kurtalan’daki Çattepe köyünün ise Ilısu Barajı nedeniyle sular altında kaldığı, ancak bir kişinin adres kaydının sistemde görünmeye devam ettiği için nüfusunun 1 göründüğü belirtildi.
Bu durum, bazı köylerde ikamet kayıtlarının güncellenmemesi nedeniyle resmi istatistiklerle fiili yaşam arasında farklılık oluşabildiğini gösteriyor. Özellikle geçmişte boşaltılan köylerde benzer tabloların bulunduğu ifade ediliyor.

Yayladamı’nda 11 ay yalnız
Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Yayladamı köyü, TÜİK verilerinde 7 nüfuslu olarak yer alıyor. Ancak muhtar Mustafa Özkan’a göre köyde düzenli yaşayan tek kişi kendisi. Resmi kayıtlarda sayı zaman zaman değişse de fiilen köyde sürekli kalan başka kimse bulunmuyor.
61 yaşındaki Özkan, İstanbul’da kasaplık yaptıktan sonra 1996 yılında 1470 metre rakımdaki köyüne dönmüş. Yılın 11 ayını köyde geçiren Özkan, yalnızca kısa süreliğine çocuklarını ziyaret etmek için İstanbul’a gidiyor.

Hayvancılık bitti, köy boşaldı
Özkan, 1980’lerde 36 haneli ve yaklaşık 60 nüfuslu olan köyde yüzlerce küçükbaş ve onlarca büyükbaş hayvan bulunduğunu söylüyor. Zamanla geçim kaynaklarının zayıflaması ve genç nüfusun göç etmesiyle köyün büyük ölçüde boşaldığını belirtiyor.
Hayvancılık ve arıcılığın sona erdiğini, üretim imkânlarının sınırlı kaldığını ifade eden Özkan, köyde kalma kararını ekonomik değil, manevi nedenlerle aldığını dile getiriyor.

Altyapı sorunlarına rağmen kalmaya kararlı
Köyün ulaşım ve altyapı sorunlarının sürdüğünü anlatan Özkan, özellikle kış aylarında uzun süreli elektrik kesintileri yaşandığını aktarıyor. Yol şartlarının zorlaştığını, mevcut altyapının yıllardır ciddi bir bakım görmediğini belirtiyor.
Tüm zorluklara rağmen köyü terk etmeyi düşünmediğini söyleyen Özkan, atalarına duyduğu bağlılık nedeniyle Yayladamı’nda yaşamayı sürdürdüğünü ifade ediyor. “Ben hayatta olduğum müddetçe Yayladamı yaşayacak” sözleriyle köyde kalma iradesini ortaya koyuyor.




