Türkiye’de tütün kullanımı ve sigara dumanına maruz kalmanın yol açtığı sağlık sorunları ciddi boyutlara ulaştı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkede her yıl yaklaşık 125 bin kişi tütüne bağlı nedenlerle yaşamını yitirirken, bu kayıpların yaklaşık 25 binini sigara kullanmadığı halde pasif içiciliğe maruz kalanlar oluşturuyor.
Yıllık ölüm sayısı saatlik ortalamaya çevrildiğinde Türkiye’de yaklaşık her 4 dakikada bir kişinin tütüne bağlı nedenlerle yaşamını kaybettiği görülüyor. Dünya genelinde ise tütün kullanımı her yıl 7 milyondan fazla ölüme yol açarken bunların 1,6 milyondan fazlası pasif içicilikle ilişkilendiriliyor.
Tütün vücuttaki hemen her organı etkiliyor
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre tütün kullanımı kanser, kalp ve damar hastalıkları, inme ve kronik akciğer hastalıkları başta olmak üzere çok sayıda ciddi sağlık sorununa yol açabiliyor. Tütünün bağışıklık sistemi ve üreme sağlığı üzerinde de olumsuz etkileri bulunuyor.
Sigara dumanındaki karbonmonoksit kanın oksijen taşıma kapasitesini azaltırken, dumandaki çok sayıdaki toksik madde akciğerler ve dolaşım sistemi üzerinde doğrudan zarar oluşturuyor. Tütün kullanımı 20’den fazla kanser türü veya alt türü açısından da önemli risk faktörleri arasında gösteriliyor.
Pasif içicilik de ölümcül sonuçlar doğurabiliyor
Tütün kullanımının zararı yalnızca sigara içenlerle sınırlı kalmıyor. Dünya Sağlık Örgütü, pasif içicilik açısından güvenli bir maruziyet düzeyinin bulunmadığını bildiriyor.
Çevreye yayılan sigara dumanında yaklaşık 4 bin kimyasal madde ve toksinin bulunduğu, bunlardan yaklaşık 50’sinin kanser yapıcı özellik taşıdığı belirtiliyor. Özellikle çocuklarda sigara dumanına maruz kalmanın astım, bronşit, orta kulak sorunları ve akciğer fonksiyonlarında azalma riskini artırabildiği ifade ediliyor.
Ölümlerin yaklaşık 25 bini pasif içicilikten
Türkiye’de tütüne bağlı yıllık yaklaşık 125 bin ölümün 25 bininin sigara kullanmayan ancak dumana maruz kalan kişilerden oluştuğu bildiriliyor. Bu rakam, tütün kullanımının aileler ve ortak yaşam alanları üzerindeki etkisinin de ne kadar büyük olduğunu ortaya koyuyor.
Yanan bir sigaranın dumanının önemli bölümü doğrudan çevreye yayılıyor. Bu nedenle ev, araç ve kapalı alanlarda sigara içilmesi, sigara kullanmayan kişilerin de aynı zararlı maddelere maruz kalmasına neden oluyor.
Üreme sağlığı üzerinde de etkili
Tütün kullanımının kadın ve erkeklerde üreme sağlığını olumsuz etkileyebildiği belirtiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, sigara kullanımının kadınlarda kısırlık riskindeki artışla, erkeklerde ise sperm kalitesi üzerindeki olumsuz etkilerle ilişkili olduğuna dikkat çekiyor.
Tütün kullanan kadınlarda kısırlık riskinin kullanmayanlara göre daha yüksek olabildiği belirtilirken, sigara kullanımının tüp bebek gibi yardımcı üreme yöntemlerinin başarı ihtimalini de düşürebildiği ifade ediliyor. Pasif içiciliğin de gebe kalma olasılığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği bildiriliyor.
Nikotin güçlü bağımlılık oluşturuyor
Sigara ve diğer tütün ürünlerinin bağımlılık yapıcı temel maddesi olan nikotin, özellikle çocuklar ve gençler açısından ayrı bir risk taşıyor. Beyin gelişiminin devam ettiği dönemlerde nikotine maruz kalmanın dikkat, öğrenme ve davranış süreçlerini etkileyebildiği belirtiliyor.
Nikotin alımının kesilmesinden sonraki birkaç saat içinde yoksunluk belirtileri başlayabiliyor. Yoğun sigara içme isteği, huzursuzluk, öfke, uykusuzluk, iştah artışı ve duygu durumunda değişiklikler en sık görülen belirtiler arasında bulunuyor.
Sigara beyin sağlığını da etkiliyor
Araştırmalar sigara kullanımının beyin damarlarında değişikliklerle ve beyin korteksinde incelmeyle ilişkili olabileceğine işaret ediyor. Beyin korteksi; hafıza, düşünme, konuşma, karar verme ve dikkat gibi birçok bilişsel işlev açısından önemli rol oynuyor.
Bu bölgelerdeki değişikliklerin unutkanlık, dikkat sorunları ve öğrenme güçlüğü gibi sonuçlarla bağlantılı olabileceği belirtiliyor. Uzun süreli tütün kullanımının yalnızca akciğerleri değil, sinir sistemini de etkileyebildiği vurgulanıyor.
Elektronik sigaralar da risksiz değil
Elektronik sigaralar, sıvıyı ısıtarak solunabilir aerosol oluşturan ürünler olarak kullanılıyor. Bu aerosollerde nikotinin yanı sıra kalp ve akciğer sağlığını olumsuz etkileyebilecek çeşitli kimyasal maddeler bulunabiliyor.
Dünya Sağlık Örgütü, elektronik sigaraların uzun vadeli etkilerinin henüz tam olarak bilinmediğini ancak bu ürünlerin zararsız kabul edilemeyeceğini belirtiyor. Özellikle daha önce sigara kullanmayan gençlerde elektronik sigara kullanımının geleneksel sigaraya başlama olasılığıyla ilişkili olduğu bildiriliyor.
Tütünün ekonomik ve çevresel faturası da ağır
Tütün kullanımı yalnızca sağlık harcamalarını artırmıyor; hastalıklar ve erken ölümler nedeniyle iş gücü ve üretkenlik kayıplarına da neden oluyor. Özellikle düşük ve orta gelirli hanelerde tütün harcamaları, gıda ve barınma gibi temel ihtiyaçlara ayrılabilecek kaynakları azaltabiliyor.
Tütün endüstrisinin çevresel etkileri de dikkat çekiyor. Dünya genelinde üretim nedeniyle her yıl yüz milyonlarca ağacın kaybedildiği, büyük miktarda su ve tarım arazisinin kullanıldığı, trilyonlarca sigara izmaritinin ise çevre kirliliğine yol açtığı belirtiliyor.
Sigarayı bıraktıktan sonra iyileşme kısa sürede başlıyor
Sigarayı bırakmanın olumlu etkileri son sigaradan kısa süre sonra görülmeye başlayabiliyor. Yaklaşık 20 dakika içerisinde kalp atış hızı ve kan basıncında düşüş yaşanırken, 12 saat içinde kandaki karbonmonoksit seviyesi normale yaklaşabiliyor.
İlerleyen haftalarda dolaşım ve akciğer fonksiyonlarında iyileşme görülürken bir yılın ardından koroner kalp hastalığı riskinde önemli azalma meydana gelebiliyor. Bırakmanın üzerinden yıllar geçtikçe inme, akciğer kanseri ve diğer tütünle ilişkili hastalıkların riskinin de kademeli biçimde düştüğü belirtiliyor.
Sigarayı bırakmak isteyenlere ücretsiz destek
Türkiye’de sigarayı bırakmak isteyenler Sağlık Bakanlığı tarafından sunulan desteklerden yararlanabiliyor. ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı, bu konuda eğitim alan personel aracılığıyla 7 gün 24 saat danışmanlık hizmeti veriyor.
Sigarayı bırakmak isteyenler ayrıca MHRS üzerinden randevu alarak sigara bırakma polikliniklerine başvurabiliyor. Danışmanlık, takip ve uygun görülen tedavi seçeneklerinin birlikte uygulanması, tütünü bırakma başarısını artırabilecek yöntemler arasında gösteriliyor.




