Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu, Türkiye’de erozyon ve kuraklık riskinin giderek arttığını ortaya koydu. Rapora göre her yıl 642 milyon ton toprak, su erozyonu nedeniyle yer değiştiriyor. Bu kaybın yüzde 38,71’i tarım alanlarında meydana geliyor.
Bakanlık, Türkiye’nin coğrafi konumu, iklimi, topoğrafyası ve toprak yapısı nedeniyle çölleşmeye karşı hassas olduğuna dikkat çekti. Toprak kayıplarının sadece tarım arazileri ve meralarda değil; orman, sulak alan, bozkır ve maki/fundalık ekosistemlerinde de biyolojik, ekolojik ve ekonomik verimliliği düşürdüğü belirtildi.
Tarım Alanları İlk Sırada
Rapora göre, arazi kullanımı açısından toprak kayıplarının %38,71’i tarım alanlarında yaşanıyor. Bu durum hem gıda güvenliği hem de kırsal ekonomiler açısından kritik riskler taşıyor. Erozyonun ülke yüzölçümünün %60,28’inde çok hafif, %19,13’ünde hafif, %7,93’ünde orta, %5,97’sinde şiddetli ve %6,7’sinde çok şiddetli olduğu kaydedildi.
Toprak kaybında etkili olan faktörler incelendiğinde, yağış %14,26, toprak yapısı %3,36, topoğrafya %47,55 ve bitki örtüsü %34,82 paya sahip. Bu veriler, iklim değişikliğine bağlı düzensiz yağışlar ve bitki örtüsü tahribatının erozyonu hızlandırdığını gösteriyor.
İklim Değişikliği ve Kırsal Hayata Etkileri
Bakanlık raporu, iklim değişikliği ve arazi tahribatından en fazla etkilenen grupların kırsal bölgelerde yaşayan kadınlar ve gençler olduğunu vurguladı. Bu kesimlerin geçim kaynakları ve yaşam koşulları üzerinde ciddi olumsuzluklar yaşandığına dikkat çekildi.
Türkiye’de kurak ve yarı kurak alanlarda doğal kaynakların korunması, karbon yutak alanlarının genişletilmesi ve kırsal fakirlik, iklim değişikliği, çölleşme ve erozyonla mücadele için kurumlar arası ortak çalışmaların sürdüğü belirtildi. Bu çabalar, toprağın verimliliğini korumak ve çölleşmenin önüne geçmek için hayati önem taşıyor.



