Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında oluşturulan yapının resmi adının “Mekke Savunma İttifakı” olduğunu açıkladı. İttifakın savunma temelli olduğunu belirten Fidan, yapının herhangi bir devlete karşı kurulmadığını ve belirlenen temel ilkelere uyan bölge ülkelerine açık olduğunu söyledi.
Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi ilk kez toplandı
Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında oluşturulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile Pakistan ve Suudi Arabistan’dan yetkililer katıldı.
Toplantıda anlaşmanın uygulanma süreci, kurumsal yapının oluşturulması ve bundan sonra atılacak adımlar ele alındı. Üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarından oluşan komitenin, ittifakın siyasi ve askeri koordinasyonunda temel mekanizmalardan biri olması öngörülüyor.
İttifakın resmi adı Mekke Savunma İttifakı oldu
Toplantı sonrasında açıklama yapan Fidan, üç ülkenin ittifakın resmi adı konusunda mutabakata vardığını bildirdi. Buna göre yapının bundan sonraki resmi adı “Mekke Savunma İttifakı” olacak.
Fidan, ittifakın kurumsallaşmasına yönelik çalışmaların da başladığını belirtti. Anlaşmada öngörülen sekretaryanın Riyad’da kurulacağını ve ilk genel sekreterin Pakistanlı bir isim olmasının kararlaştırıldığını açıkladı.
Kurumsallaşma takvimi üzerinde çalışılıyor
İlk toplantıda ittifakın bundan sonraki aşamalarda hangi adımları atacağı ve bu adımların ne zaman hayata geçirileceği konusunda ön kararlar alındı. Kurumsal yapının oluşturulması, sekretaryanın faaliyete geçmesi ve ortak mekanizmaların işletilmesi toplantının ana gündem başlıkları arasında yer aldı.
Üç ülkenin temsilcilerinin sürece ilişkin görüşlerini kapsamlı şekilde paylaştığını belirten Fidan, ittifakın işleyişinin karşılıklı uyum ve koordinasyonla sürdürüleceğini ifade etti.
İttifak savunma temelli olacak
Fidan, Mekke Savunma İttifakı’nın temelinde güvenlik, istikrar ve kalıcı barış hedeflerinin bulunduğunu söyledi. Yapının devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı ile iç işlerine müdahale etmeme ilkeleri üzerine kurulduğunu belirtti.
İttifakın herhangi bir devleti hedef almadığını vurgulayan Fidan, bu ilkelere bağlı kalan bölge ülkelerinin yapıya katılımına açık olunduğunu ifade etti. Barışçıl vizyonun aynı ilkeleri paylaşan diğer dost ülkelerle birlikte geliştirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.
Yeni güvenlik ve iş birliği mimarisi hedefleniyor
Fidan, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın 7 Ağustos 2026’da Mekke’de imzaladığı anlaşmayı bölgesel sahiplenme anlayışının bir sonucu olarak değerlendirdi. Bölge ülkelerinin güvenlik, istikrar ve refah konusunda ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti.
Anlaşmayla birlikte bölgesel sorunlara dışarıdan çözüm aramak yerine bölge ülkelerinin kendi mekanizmalarını geliştirmesinin hedeflendiğini belirten Fidan, yeni bir güvenlik ve iş birliği mimarisinin oluşturulması sürecinin başladığını söyledi.
NATO yükümlülükleri devam edecek
Mekke Savunma İttifakı’nın Türkiye’nin mevcut uluslararası yükümlülüklerinin yerine geçmeyeceği de açıklandı. Fidan, ittifakın Türkiye’nin başta NATO olmak üzere diğer ittifak ve anlaşmalardan kaynaklanan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağını ifade etti.
Yeni yapının mevcut ittifakların alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak değerlendirileceğini belirten Fidan, Türkiye’nin diğer uluslararası güvenlik mekanizmalarındaki yükümlülüklerinin devam edeceğini vurguladı.
Bölgesel barış ve güvenlik vurgusu
Fidan, Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısının üç ülkenin bölgesel barış, güvenlik ve istikrar konusunda ortak sorumluluk üstlenme iradesini ortaya koyduğunu söyledi. Pakistan ve Suudi Arabistan başta olmak üzere dost ülkelerle yakın iş birliği ve eş güdümün sürdürüleceğini belirtti.
İttifakın bundan sonraki dönemde hangi ülkelerle genişleyeceği, ortak savunma mekanizmalarının nasıl işleyeceği ve sekretaryanın çalışma usulleri ise kurumsallaşma sürecinde netleşecek.


