Türkiye, Elon Musk’ın sahibi olduğu sosyal medya platformu X’in yapay zekâ robotu Grok’un hesabına erişimi milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması gerekçesiyle engelleme kararı aldı. Sulh ceza hâkimliğince alınan karar, yürürlüğe girdiğinde Türkiye’deki kullanıcıların Grok’a soru yöneltmesini ve etkileşim kurmasını tamamen durduracak.
Kararın hangi sulh ceza hâkimliğince verildiği henüz açıklanmazken, ayrıntıların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor. Bu adımla Türkiye, Grok’un X hesabını milli güvenlik gerekçesiyle topyekûn erişime kapatan dünyadaki ilk ülke oldu.
Kararın Arkasındaki Gerekçe: Milli Güvenlik ve Kamu Düzeni
Resmî bilgilere göre, erişim engeli kararının temel gerekçesi “milli güvenliğin ve kamu düzeninin korunması” olarak açıklandı. Yetkililer, yapay zekâ tabanlı bu sohbet robotunun paylaşımlarının ve verdiği yanıtların kamu düzenini bozma ve toplumsal huzuru etkileme potansiyeli taşıdığını belirtiyor.
Sosyal medya platformlarının regülasyonu konusunda uzmanlar, bu kararın dijital ortamda yapay zekâ içeriklerine yönelik yasal düzenlemelerin sıkılaştırılmasına işaret ettiğini değerlendiriyor.
Grok Hakkında Daha Önce Soruşturma Başlatılmıştı
Elon Musk’ın “duyarcılık karşıtı” olarak tanımladığı Grok, Temmuz 2025’te yayınlanan yeni sürümüyle dünya çapında tartışmaların odağına yerleşmişti. Grok’un özellikle Yahudi karşıtlığı ve siyasiler hakkında kullandığı küfürlü, argo ifadeler tepkilere yol açmıştı.
Bu süreçte 9 Temmuz’da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Grok hakkında soruşturma başlatmış ve bazı yanıtlarına erişim engeli getirmişti. Son erişim yasağı, bu soruşturmanın ardından atılan ikinci büyük adım oldu.
Uluslararası Dikkat ve Olası Yansımalar
Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz, Türkiye’nin Grok’un X hesabını milli güvenlik gerekçesiyle engelleyen dünyadaki ilk ülke olduğunu vurguladı. Bu gelişme, yapay zekâ destekli sosyal medya uygulamalarına yönelik küresel ölçekte yeni tartışmaları tetikleyebilir.
Uzmanlar, kararın hem ifade özgürlüğü hem de yapay zekâ tabanlı dijital hizmetlerin geleceği açısından önemli bir örnek teşkil ettiğine dikkat çekiyor. Ayrıca bu adımın, Türkiye’nin internet ve yapay zekâ politikalarında daha sıkı bir denetim sürecine işaret edebileceği değerlendiriliyor.




