Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin Finansal Hesaplar Raporunu yayımladı. Rapora göre hanehalkının borçluluğunun neredeyse tamamını krediler oluştururken, finansal varlıklarda en büyük pay para ve mevduatta toplandı.

Hanehalkında Mevduat Öne Çıkıyor, Borç Kredide Yoğunlaşıyor

TCMB verilerine göre hanehalkının finansal varlıkları içinde para ve mevduat kalemi yaklaşık yüzde 56’lık payla ilk sırada yer aldı. Buna karşılık, hanehalkının yükümlülüklerinin tamamına yakını kredilerden oluştu.

Bu tablo, vatandaşın tasarruflarını ağırlıklı olarak mevduatta tuttuğunu, borçlanma tarafında ise büyük ölçüde krediye bağımlı olduğunu ortaya koydu.

Şirketlerde Hisse Senedi ve Özkaynak Belirleyici

Raporda finansal olmayan kuruluşların bilançosuna da yer verildi. Buna göre şirketlerin finansal varlıkları ve yükümlülükleri içinde sırasıyla yüzde 52 ve yüzde 49’luk payla hisse senedi ve özkaynaklar öne çıktı.

Bu durum, şirket bilançolarında sermaye yapısının ve özkaynakların belirleyici rolünü koruduğunu gösterdi.

Toplam Borcun GSYH’ye Oranı Yüzde 94

Tüm sektörlerin borçluluk düzeyi uluslararası karşılaştırmalarla değerlendirildiğinde, Türkiye’de yerleşik sektörlerin toplam borcunun görece düşük seviyede kaldığı belirtildi.

Milyonlarca mülk sahibini ilgilendiriyor: Emlak vergisinde son gün
Milyonlarca mülk sahibini ilgilendiriyor: Emlak vergisinde son gün
İçeriği Görüntüle

Kredi ve borçlanma senetlerinden oluşan toplam borcun Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYH) oranı, 2025’in üçüncü çeyreğinde yüzde 94 olarak hesaplandı. Bu oran, bir önceki çeyreğe göre sınırlı bir artışa işaret etti.

Toplam Varlık 202, Borç 214 Trilyon Lira

Raporda yer alan verilere göre, yurt içi yerleşik sektörlerin toplam finansal varlıkları 202 trilyon TL, yükümlülükleri ise 214 trilyon TL seviyesinde gerçekleşti.

Bu görünüm, Türkiye ekonomisinin genel olarak net finansal borçlu konumda olduğunu ortaya koydu.

Net Finansal Açık Geriledi

Türkiye ekonomisinin net finansal pozisyon açığının GSYH’ye oranı, bir önceki döneme göre 1,9 puan azalarak yüzde 20,8 seviyesine geriledi. Bu düşüş, finansal dengelerde sınırlı bir iyileşmeye işaret etse de toplam ekonominin borçlu pozisyonunun sürdüğünü gösterdi.

Rapora göre, sektörel finansal bilançolar birlikte değerlendirildiğinde, yurt içi ekonominin genelinde borçluluk yapısının devam ettiği ancak uluslararası ölçekte henüz yüksek riskli bir seviyeye ulaşmadığı sonucuna varıldı.

Muhabir: Haber Merkezi