Türk savunma sanayiinin roket ve füze teknolojilerindeki lider firması Roketsan, İstanbul'da düzenlenen IDEF 2025 Savunma Fuarı'nda adeta bir gövde gösterisi yaparak yedi yeni stratejik ürününü tanıttı. Gecenin yıldızı, Türkiye'nin en caydırıcı gücü olması hedeflenen hipersonik füze TAYFUN BLOK-4 olurken; havadan havaya, denizaltından uzaya kadar her alanda geliştirilen yeni sistemler, Türkiye'nin savunma doktrinini yeni bir seviyeye taşıyacak nitelikte. Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci, "TAYFUN BLOK-4, hipersonik hızıyla savaş alanındaki en caydırıcı etkiye sahip üyesi olacak" dedi.

İstanbul Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen lansman töreninde konuşan Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Roketsan'ın "mühendislik harikası" ürünler geliştirdiğini belirtirken, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu da TAYFUN sisteminin bu yıl sonu itibarıyla envantere gireceği müjdesini verdi. Tanıtılan yeni ürünler arasında görüş ötesi hava-hava füzesi GÖKBORA, dolanan mühimmat EREN, 500 km menzilli İHA-300 ER füzesi, denizaltılar için AKATA kapsüllü seyir füzesi ve uzaya bağımsız erişim sağlayacak ŞİMŞEK-2 fırlatma aracı da yer aldı.

Gecenin Yıldızı: Hipersonik Güç TAYFUN BLOK-4
Tanıtımın en çok dikkat çeken ürünü, TAYFUN balistik füze ailesinin en yeni ve en güçlü üyesi olan BLOK-4 oldu. Hipersonik hıza sahip bu füze, 10 metrelik uzunluğu ve 7200 kilogramlık ağırlığıyla Türkiye'nin bugüne kadar geliştirdiği en etkili stratejik mühimmat olma özelliğini taşıyor. Artırılmış patlayıcı yük kapasitesiyle TAYFUN BLOK-4, düşman hedefleri üzerinde yıkıcı bir etki yaratmak üzere tasarlandı. Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci, bu füzenin modern harp ortamında Türkiye'nin elini en çok güçlendirecek sistemlerden biri olacağını belirtti.
Lansmanın en önemli haberlerinden birini ise Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu verdi. Bayraktaroğlu, TAYFUN füze sisteminin bu yıl sonu itibarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine dahil edileceğini açıkladı. Bu gelişmenin, Kara Kuvvetleri'nin balistik füze ile ilk teması olacağını ve Türkiye için çok önemli bir caydırıcılık mekanizması yaratacağını vurgulayan Bayraktaroğlu, sistemin gelecekte daha da geliştirileceğini ifade etti.

Gökyüzünün Yeni Hakimleri: GÖKBORA ve EREN Mühimmatları
Roketsan, hava hakimiyeti konusunda da ezber bozacak iki yeni ürününü tanıttı. Bunlardan ilki, milli savaş uçağı KAAN ve insansız savaş uçağı KIZILELMA'nın ana silahlarından biri olacak olan GÖKBORA görüş ötesi hava-hava füzesi. Ramjet motor teknolojisi sayesinde 100 milin (yaklaşık 160 km) üzerindeki hedefleri imha etme yeteneğine sahip olan GÖKBORA, Türkiye'yi bu alanda dünyanın sayılı ülkeleri arasına sokacak.
Bir diğer yeni ürün ise EREN dolanan mühimmatı oldu. 100 kilometrenin üzerinde menzile sahip olan EREN, hem yer hem de hava hedeflerine karşı kullanılabilecek. Özellikle SİHA'lardan atılacak olan bu mühimmat, uzun süre havada kalarak hedef tespiti yapabilme ve anında saldırıya geçebilme özelliğiyle savaş alanında Türk Silahlı Kuvvetleri'ne büyük bir esneklik ve güç katacak.

Stratejik Derinlik: Denizaltılar İçin AKATA, SİHA'lar İçin 300 ER
Roketsan, "Mavi Vatan" doktrinini güçlendirecek devrim niteliğinde bir yeniliği de duyurdu: AKATA. Bu sistem, milli gemisavar füzesi ATMACA'nın denizaltından fırlatılabilen kapsüllü versiyonu. AKATA sayesinde Türk denizaltıları, su altından hem denizdeki gemilere hem de karadaki stratejik hedeflere karşı seyir füzesi fırlatma kabiliyetine kavuşacak. Bu yetenek, Türk Donanması'nın caydırıcılığını ve stratejik derinliğini zirveye taşıyacak.
SİHA'ların vuruş menzilini katlayacak bir diğer kritik ürün ise İHA-300 ER balistik füzesi oldu. Süpersonik İHA-230 füzesinin bir üst versiyonu olan bu yeni füze, 500 kilometrenin üzerindeki menziliyle SİHA'ların etki alanını daha önce görülmemiş bir seviyeye çıkaracak. Bu sayede SİHA'lar, çok daha güvenli mesafelerden yüksek değerli hedefleri imha edebilecek.
Türkiye'nin Uzaydaki İmzası: ŞİMŞEK-2 Fırlatma Aracı
Savunma sanayiindeki gücünü uzay alanına da taşıyan Roketsan, Türkiye'nin uzaya bağımsız erişim projesinin yeni üyesi ŞİMŞEK-2 uydu fırlatma aracını da ilk kez sergiledi. Yaklaşık 40 metre yüksekliğe sahip olan ŞİMŞEK-2, 1.5 tonluk faydalı yükü 700 kilometre irtifadaki bir yörüngeye taşıma kapasitesine sahip. İki kademeli sıvı yakıtlı bu gelişmiş uzay aracı, Türkiye'nin kendi uydularını kendi imkanlarıyla uzaya gönderme hedefindeki en önemli kilometre taşlarından birini oluşturuyor.




