Türkiye'nin en uzun nehri Kızılırmak'ın suları üzerinde, 15 kemeriyle 540 yılı aşkın süredir ayakta duran Koyunbaba Köprüsü, bir zamanlar imparatorluğun en hayati geçiş noktalarından biriydi. Bugün ise Çorum'un Osmancık ilçesinin siluetini belirleyen en değerli tarihi hazinesi olarak ziyaretçilerini selamlıyor.
BİR SULTANIN EMRİYLE İNŞA EDİLDİ

Takvimler 15. yüzyılın sonlarını gösterdiğinde, Padişah II. Bayezid, İstanbul'u doğudaki topraklara bağlayan tarihi İpek Yolu üzerindeki en büyük engellerden biri olan Kızılırmak'ı aşmak için emir verdi. 1484-1489 yılları arasında inşa edilen 250 metre uzunluğundaki köprü, o dönemin en büyük mühendislik başarılarından biri olarak kabul ediliyor. Yüzyıllarca azgın sulara meydan okuyarak ayakta kalması, yapımındaki ustalığın en büyük kanıtıdır.
ADINI GİZEMLİ BİR EVLİYADAN ALDI

Köprüyü daha da özel kılan, adını bir padişahtan değil, bölgede yaşamış manevi bir liderden almasıdır. Köprü, 15. yüzyılda Osmancık'ta yaşayan ve Horasan'dan geldiğine inanılan Alevi-Bektaşi velisi "Koyunbaba"ya ithafen bu isimle anılmıştır. Türbesi bugün hala Osmancık'ta bulunan Koyunbaba'ya duyulan derin saygı, devletin yaptırdığı en büyük eserlerden birine onun adının verilmesiyle ölümsüzleşmiştir.
Yapımından 20. yüzyılın ortalarına kadar yaklaşık 500 yıl boyunca aralıksız hizmet veren tarihi köprü, bugün trafiğe kapalıdır. Ulaşım yanı başına yapılan yeni köprüyle sağlanırken, asırların yorgun bekçisi Koyunbaba Köprüsü, artık Osmancık'ın simgesi ve fotoğraf tutkunları için eşsiz bir manzara noktası olarak varlığını sürdürüyor.




