Tahtasız, üreticilerin referans fiyat konusunda belirsizlik yaşadığını ifade ederek, hasat döneminde alınan ithalat kararlarının çiftçi üzerindeki baskıyı artırdığını savundu. Üreticinin ürününden gelir elde edebilmesi için fiyatların maliyetlerin üzerinde oluşması gerektiğini belirtti.
12 bin tonluk ayçiçek yağı ihalesini gündeme getirdi
TMO’nun 10 Eylül’de gerçekleştirdiği 12 bin tonluk ayçiçek yağı ihalesinde en iyi teklifler ton başına 1.399 ile 1.408,50 dolar arasında oluştu. Bloomberg HT’nin aktardığı bilgilere göre tekliflerin 9 bin tonluk bölümü Aves, 3 bin tonluk bölümü ise Pamyag tarafından verildi; ihale sonucunun onaylanması bekleniyor.
Tahtasız ise söz konusu ihalenin duyulmasının ardından piyasadaki alım fiyatlarının gerilediğini ileri sürdü. “Ayçiçeği ilk hasat edildiğinde 37-40 lira arasındaydı. İthalat sürecinin başlamasıyla tüccarın alım iştahı azaldı ve üretici ürününü istediği fiyattan satamaz hale geldi” değerlendirmesinde bulundu.
Gümrük vergisindeki değişikliği de eleştirdi
Tahtasız, 1 Ekim’den itibaren uygulanacak gümrük vergisi değişikliğine de tepki gösterdi. Ticaret Bakanlığının 27 Ağustos tarihli açıklamasına göre burada yapılan değişiklik ham ayçiçek yağında değil, yağlık ayçiçeği tohumunda uygulanacak. Hasat döneminde yüzde 20 olan yağlık ayçiçeği tohumu gümrük vergisinin yüzde 12’ye indirilme tarihi 30 Kasım’dan 1 Ekim 2026’ya çekildi. Bakanlık, düzenlemeyi arz güvenliği ve rafine ayçiçek yağı fiyatlarında oluşabilecek artış riskine karşı aldığını açıkladı.
Ticaret Bakanlığı ayrıca temmuz ayında 1 milyon 250 bin ton yağlık ayçiçeği tohumu için sıfır gümrük vergili veya bunun karşılığı 500 bin ton ham ayçiçek yağı için yüzde 20 vergili tarife kontenjanı açıklamıştı. Bu kapsamdaki ithalatın ise yerli ürünün piyasada tükenmesinin beklendiği 11 Ocak-31 Mayıs 2027 döneminde yapılacağı duyurulmuştu.
“Çiftçinin cebinden elinizi çekin”
Mazot ve gübre başta olmak üzere üretim girdilerindeki artışa dikkat çeken Tahtasız, çiftçinin hasadın hemen ardından yeniden ekim hazırlığına başlayacağını belirtti. Artan maliyetlere karşı ürün fiyatlarının üreticiyi koruyacak seviyede oluşması gerektiğini savundu.
Tahtasız, hükümete ve Tarım ve Orman Bakanlığına seslenerek, “Çiftçi bu ayçiçeğini biçecek, tarlasını yeniden sürecek ve ekecek. Ama siz buna müsaade etmiyorsunuz. Çiftçinin cebinden elinizi çekin” ifadelerini kullandı.
Üreticiler girdi maliyetlerinden yakındı
Tahtasız’ın görüştüğü Beydilli köyündeki üreticiler de mazot ve gübre fiyatlarındaki artışın üretim maliyetlerini ciddi ölçüde yükselttiğini dile getirdi. Çiftçiler, geçen yıl ile bu yıl arasındaki girdi maliyetlerinin önemli ölçüde değiştiğini, buna karşılık ayçiçeğinde bekledikleri satış fiyatının oluşmadığını belirtti.
Üreticiler, Karadenizbirlik tarafından henüz referans fiyat açıklanmamasını ve piyasadaki alım koşullarını da eleştirerek mevcut fiyatlarla üretimi sürdürmekte zorlandıklarını ifade etti. Tahtasız ise üreticinin maliyetlerini karşılayabileceği ve tarımsal üretime devam edebileceği bir fiyat politikasına ihtiyaç olduğunu savundu.




