Türkiye'nin Suriye politikasında tarihi bir dönemece işaret eden kritik bir gelişme yaşandı. Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, Suriye'deki geçici yönetimin, savunma kapasitesini güçlendirmek ve başta DEAŞ olmak üzere tüm terör örgütleriyle mücadele etmek amacıyla Türkiye'den resmen destek talep ettiğini duyurdu. Ankara'nın bu talebe olumlu yanıt verdiği ve Suriye'ye "eğitim, danışmanlık ve teknik destek" sağlanması için çalışmaların başladığı bildirildi. Bu hamle, iki ülke arasında yeni bir iş birliği döneminin kapısını araladı.

MSB kaynakları, İstanbul'da düzenlenen IDEF 2025 Savunma Sanayii Fuarı'nda basın mensuplarının sorularını yanıtlarken, Ankara'nın Suriye'deki yeni yol haritasına dair önemli ipuçları verdi. Suriye'nin güneyindeki Süveyda kentinde artan gerilim ve İsrail'in Şam'a yönelik saldırılarının bölgedeki istikrarsızlığı körüklediği bir dönemde gelen bu resmi destek talebi ve Türkiye'nin olumlu yaklaşımı, bölgedeki dengeleri yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.

Çorum’da Üniversiteler İçin Ücretsiz Tercih Desteği Başladı
Çorum’da Üniversiteler İçin Ücretsiz Tercih Desteği Başladı
İçeriği Görüntüle

Talep Şam'dan Geldi: Amaç Savunma Kapasitesi ve Terörle Mücadele

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları tarafından yapılan açıklamada, talebin doğrudan Suriye'nin yeni hükümetinden geldiği net bir şekilde ifade edildi. Açıklamada, "Suriye yönetimi tarafından, savunma kapasitesinin güçlendirilmesi ve başta DEAŞ olmak üzere tüm terör örgütleriyle mücadele kapsamında Türkiye'den resmi destek talep edilmiştir," denildi. Bu talep, yeni Şam yönetiminin kendi topraklarında güvenliği ve otoriteyi sağlama konusunda Türkiye'yi stratejik bir ortak olarak gördüğünü ortaya koyuyor.

Ankara'nın bu talebe yanıtı ise gecikmedi. MSB, "Bu talep doğrultusunda, Suriye'nin savunma kapasitesini artırmaya yönelik eğitim, danışmanlık ve teknik destek sağlanması için çalışmalarımız devam etmektedir," ifadeleriyle iş birliğinin başladığını teyit etti. Türkiye'nin bu süreçteki öncelikli hedefinin, "Suriye'nin siyasi birliğini ve toprak bütünlüğünü desteklemek ve bölgede kalıcı barışın sağlanmasına yönelik çabalara öncülük etmek" olduğu vurgulandı.

Kritik Mesaj: 'SDG, Anlaşmaya Uyduğunu Somut Olarak Göstermeli'

Toplantıda gündeme gelen en kritik konulardan biri de terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı olan SDG'nin, Şam yönetimine entegrasyonu süreci oldu. MSB kaynakları, bu konuda Türkiye'nin tavrını net bir şekilde ortaya koydu. 10 Mart'ta Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan anlaşmanın sahadaki yansımalarının bir an önce görülmesi gerektiği belirtilirken, Ankara'nın beklentisi sert bir dille ifade edildi.

Bakanlık kaynakları, "Milli Savunma Bakanlığı olarak, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve egemenlik haklarının korunmasının ülkemiz ve bölge istikrarı için olmazsa olmaz olduğunu daha önce defalarca ifade etmiştik," diyerek söze başladı ve şu net mesajı verdi: "Terör örgütü SDG, Şam hükümetiyle yaptığı anlaşmaya uyduğunu somut olarak göstermek zorundadır." Bu ifade, Türkiye'nin, SDG'nin sadece kağıt üzerinde değil, fiili olarak da Şam'ın otoritesine girdiğini ve terör faaliyetlerini sonlandırdığını görmek istediğini, aksi takdirde bir tehdit olarak görülmeye devam edeceğini gösteriyor.

Zamanlama Dikkat Çekti: Süveyda ve İsrail Saldırıları Gündemdeydi

MSB'nin bu tarihi açıklamayı yaptığı anın zamanlaması da oldukça manidar. Basın mensuplarının soruları, son dönemde Suriye'nin güneyinde, özellikle Dürzi nüfusun yoğun olduğu Süveyda kentinde yerel halk ile Şam yönetimi arasında yaşanan çatışmalar ve İsrail'in Şam'a yönelik yoğunlaşan saldırıları üzerineydi.

Bakanlık kaynakları, İsrail'in saldırılarının bölgedeki gerilimleri artırdığına dikkat çekerek, Türkiye'nin sunacağı desteğin bu tür dış müdahaleler ve iç istikrarsızlıklar karşısında Suriye'nin bütünlüğünü koruma amacı taşıdığını ima etti. Bu bağlamda, Türkiye'nin sağlayacağı eğitim ve danışmanlık hizmeti, sadece DEAŞ'a karşı değil, aynı zamanda ülkeyi istikrarsızlaştırmaya çalışan tüm unsurlara karşı yeni Suriye ordusunun kapasitesini artırmaya yönelik stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor.

Muhabir: Haber Merkezi