Tüm Türkiye'nin nefesini tutarak takip ettiği, İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı Akın Gürlek davasında karar çıktı. Mahkeme heyeti, İmamoğlu'na "terörle mücadelede görev almış kamu görevlisini hedef gösterme" suçundan beraat kararı verirken, "tehdit" ve "hakaret" suçlarından ise toplam 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmetti. Kararın, siyasi yasak içerip içermediği ve istinaf sürecinin nasıl işleyeceği merak konusu oldu.
Silivri'de görülen ve gün boyu büyük bir gerilime sahne olan davanın sonunda, mahkeme heyeti kararını açıkladı. Aylardır tutuklu olarak yargılanan Ekrem İmamoğlu'nun kaderini belirleyecek olan karar, hem destekçileri hem de siyasi rakipleri tarafından yakından takip ediliyordu. Karar metni, İmamoğlu için kısmi bir hukuki zafer ve aynı zamanda yeni bir hukuki mücadele sürecinin başlangıcı anlamına geliyor.
İmamoğlu Hangi Suçlardan Ne Kadar Ceza Aldı?
Mahkeme, üç ayrı suçlamayla yargılanan Ekrem İmamoğlu hakkındaki hükmünü detaylı bir şekilde açıkladı. Karara göre İmamoğlu'na verilen cezalar ve beraat kararı şu şekilde:
Hedef Gösterme Suçundan BERAAT: Davanın en ağır suçlaması olan "terörle mücadelede görev almış kamu görevlisini (Akın Gürlek) hedef gösterme" iddiasından İmamoğlu'nun beraatine karar verildi. Mahkeme, bu suçun yasal unsurlarının oluşmadığına hükmetti.
Hakaret Suçundan Hapis Cezası: İmamoğlu'na yönelik "hakaret" suçlaması sabit görülerek bu suçtan hapis cezası verildi.
Tehdit Suçundan Hapis Cezası: Benzer şekilde "tehdit" suçlamasını da değerlendiren mahkeme, bu suçtan da İmamoğlu'na hapis cezası verilmesine karar verdi.
Bu iki suçtan verilen cezaların toplamı 1 yıl 8 ay hapis cezası olarak belirlendi. Mahkeme heyetinin "tehdit" ve "hakaret" suçlarından verdiği mahkumiyet kararlarının oy çokluğu ile alındığı tutanaklara geçti. Bu durum, kararın üyeler arasında bir fikir birliğiyle alınmadığını göstermesi açısından önem taşıyor.
Karar Ne Anlama Geliyor? Siyasi Yasak Var Mı?
Verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası, Türk Ceza Kanunu'ndaki infaz düzenlemeleri ve denetimli serbestlik hükümleri nedeniyle İmamoğlu'nun hemen cezaevine girmeyeceği anlamına geliyor. Ancak kararın en kritik noktası, TCK'nın 53. maddesi uyarınca bir "siyasi yasak" içerip içermediği. İlk bilgilere göre, mahkeme kararında doğrudan bir siyasi yasak hükmü kurulmadı, ancak bu tür mahkumiyet kararları Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından seçilme yeterliliğinin kaybı olarak yorumlanabiliyor.
Bu nedenle, kararın kesinleşmesi durumunda İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığı ve belediye başkanlığı görevinin tehlikeye girip girmeyeceği, istinaf ve Yargıtay süreçlerinin ardından netleşecek. İmamoğlu'nun avukatları, kararı derhal istinaf mahkemesine taşıyacaklarını açıkladı. Bu da hukuki mücadelenin önümüzdeki aylarda üst mahkemelerde devam edeceği anlamına geliyor. Karar, hukuki olduğu kadar siyasi sonuçları da olan bir sürecin fitilini ateşlemiş durumda.




