31 Mart 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan ilke kararıyla, apartman ve site yönetimlerinin aidat borçlarını ortak alanlarda ilan etmesi yasaklandı. Kişisel Verileri Koruma Kurulu, bu uygulamanın kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde işlenmesi anlamına geldiğini belirtti.

Ortak alanlarda borç listesi asılamayacak

Kurulun 18 Şubat 2026 tarihli kararına göre, apartman ve sitelerde aidat, avans ya da demirbaş borçlarını içeren listelerin asansör, bina girişi ve koridor gibi ortak alanlara asılması artık mümkün olmayacak.

Kararda, listelerde ad-soyad yer almasa bile daire numarasıyla eşleştirilen borç bilgilerinin kişiyi belirlenebilir kıldığı ve bu nedenle “kişisel veri” kapsamında değerlendirildiği vurgulandı. Bu tür uygulamaların açıkça hukuka aykırı olduğu ifade edildi.

İfşa yoluyla baskı uygulamasına son

Uygulamada bazı site ve apartman yönetimlerinin borçlu kişileri ifşa ederek ödeme baskısı oluşturduğu biliniyordu. Borç listeleri panolara asılmakla kalmayıp, WhatsApp grupları gibi dijital ortamlarda da paylaşılabiliyordu.

Yeni düzenlemeyle birlikte bu tür ifşa yöntemlerinin tamamen sona erdirilmesi hedefleniyor. Kurul, kişisel verilerin korunması ilkesinin toplu yaşam alanlarında da titizlikle uygulanması gerektiğine dikkat çekti.

Bildirimler doğrudan kişiye yapılacak

Karar doğrultusunda, borçlara ilişkin bilgilendirmeler yalnızca ilgili kişiye doğrudan yapılabilecek. Toplu alanlarda veya üçüncü kişilerin erişebileceği ortamlarda borç bilgisinin paylaşılması yasak kapsamında olacak.

Hasan Öztürk’ten TSO Başkanı Başaranhıncal’a veda ziyareti
Hasan Öztürk’ten TSO Başkanı Başaranhıncal’a veda ziyareti
İçeriği Görüntüle

Bu kapsamda site ve apartman yönetimlerinin mevcut uygulamalarını gözden geçirerek, kişisel veri ihlaline yol açabilecek yöntemlerden kaçınması gerekiyor.

Kişisel veri kapsamı geniş yorumlandı

Kurul, apartman yönetim süreçlerinde işlenen bilgilerin büyük bölümünün kişisel veri niteliği taşıdığını vurguladı. Ad, soyad, daire numarası, borç miktarı, gecikme süresi ve kiracı/ev sahibi bilgisi gibi verilerin birlikte değerlendirilmesi halinde kişiyi doğrudan tanımlanabilir hale getirdiği belirtildi.

Bu nedenle, söz konusu bilgilerin açık alanlarda paylaşılması yerine kontrollü ve bireysel iletişim yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiği ifade edildi.

Muhabir: Haber Merkezi