Türkiye’de emekli aylıkları tartışılmaya devam ederken, kişi bazlı hesaplamalar gelir dağılımındaki tabloyu daha net ortaya koyuyor. Sosyal Güvenlik Kurumu verileri üzerinden yapılan değerlendirmelere göre, emeklilerin yaklaşık yüzde 90’ı 25 bin liranın altında aylık alıyor. En düşük emekli aylığının 20 bin lira olarak uygulanması halinde 5,7 milyonu aşkın kişi bu tutarla ya da dul-yetim hisseleri nedeniyle daha da altında bir gelirle yaşamını sürdürmek zorunda kalacak.
Kişi bazlı hesaplama tabloyu netleştiriyor
Emeklilerin ekonomik koşullarına ilişkin verileri derleyen Dünya yazarı Özgür Erdursun, dosya bazlı açıklamaların gerçeği tam yansıtmadığını vurguluyor. Dosya sayısı ile aynı dosyadan aylık alan kişi sayısı arasındaki fark, düşük gelir grubunun olduğundan küçük görünmesine neden oluyor.
Bugün Türkiye’de kendi primleriyle yaşlılık aylığı alan “sağ” emekli sayısı 12 milyon 239 bin 971. Dul-yetim, malullük ve diğer aylık türleri eklendiğinde aylık alan toplam kişi sayısı 16 milyon 973 bin 753’e ulaşıyor.
En düşük aylık 20 bin lira olursa kimler etkilenecek?
En düşük emekli aylığının 20 bin lira kabul edilmesi halinde 5.772.223 kişi bu seviyede ya da altında gelir elde edecek. Dul ve yetimler ise bu tutarı tam değil, hisse oranında alacak; fiilen 5 bin, 10 bin, 15 bin lira gibi çok daha düşük aylıklarla geçinmek zorunda kalacak.
Uzmanlara göre, dosya-kişi farkı düşük aylık grubuna uyarlandığında 20 bin lira ve altındaki gerçek kişi sayısı yaklaşık 5,72 milyona yükseliyor. Kamuoyuna sıklıkla dosya bazında 4,9 milyon olarak yansıyan rakam, kişi bazında bakıldığında 5,7 milyonu aşıyor.
Toplam içinde pay: Yaklaşık yüzde 34
Toplam aylık alan 16,97 milyon kişi dikkate alındığında, en düşük tamamlanan aylık ve altıyla yaşayanların payı yaklaşık yüzde 34’e denk geliyor. Bu oran, emeklilik sistemindeki gelir sıkışmasının boyutunu gösteriyor.
Gelir dağılımı üç bantta sıkıştı
Kişi bazlı veriler ve son artışlar birlikte değerlendirildiğinde tablo üç ana grupta toplanıyor:
20 bin TL’nin altında: Yaklaşık 5,72 milyon kişi (toplamın %34’ü). Dul-yetimler bu bandın da altında kalıyor.
20–25 bin TL arası: Yaklaşık 9,3 milyon kişi (toplamın %56’sı).
25 bin TL’nin üzerinde: Yaklaşık 1,65 milyon kişi (toplamın %10’u).
Bu dağılım, aylıkların büyük ölçüde alt ve orta bantta yoğunlaştığını ortaya koyuyor.
Ortalama aylıklar tabana yaklaşıyor
Sorunun yalnızca en düşük aylıkla sınırlı olmadığı, ortalama aylıkların da hızla tabana yaklaştığı görülüyor. Resmî verilere göre:
2019: En düşük-ortalama farkı %109
2025: %24
2026: %18
2026 itibarıyla en düşük tamamlanan aylık 20 bin TL, ortalama aylık 23 bin 551 TL. Bu, prim gün sayısı ve çalışma süresi farklarının maaşlara giderek daha az yansıdığını gösteriyor.
Üst gelir dilimi sınırlı kaldı
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda paylaşılan veriler de üst dilimin dar olduğunu ortaya koyuyor. Zam öncesinde 25 bin TL’nin üzerinde aylık alan emekli sayısı 640 bin iken, artışlara rağmen bu grubun payı en fazla %10 seviyesine çıkabildi.
Sonuç: Dosya bazlı rakamlar yoksulluğu gizliyor
Veriler; yaklaşık 5,7 milyon kişinin 20 bin TL ve altında, aylık alanların yarıdan fazlasının 20–25 bin TL bandında, sadece onda birlik bir kesimin 25 bin TL’nin üzerinde gelir elde edebildiğini gösteriyor. Dul-yetimler ise sistemin en kırılgan ve en düşük gelirli grubu olmayı sürdürüyor.
Uzmanlara göre dosya bazlı açıklamalar, kişi bazında yaşanan yoksulluğun gerçek boyutunu yansıtmıyor; sahadaki tablo, çok daha geniş bir kesimin düşük gelirle yaşam mücadelesi verdiğine işaret ediyor.





