Diyarbakır’da Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencisi 21 yaşındaki Nur Sena Düzgün’ün trajik ölümü sonrası gündeme gelen intihar notu, üniversite yönetimi ve kamuoyunu harekete geçirdi. Genç öğrencinin geride bıraktığı notta adı geçen araştırma görevlisi Ahmet P. hakkında hem adli hem de idari soruşturma başlatıldı.
Sena Düzgün neden intihar etti?
27 Mayıs sabahı Dicle Üniversitesi Onkoloji Hastanesi bahçesinde ağaca asılı halde bulunan Nur Sena Düzgün, olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından hayatını kaybetmiş olarak tespit edildi. Olay yerinde bulunan intihar notu, soruşturmanın seyrini tamamen değiştirdi. Notta, öğrencinin eşyalarının dağıtılması talimatları ve mezarıyla ilgili istekleri yer alırken, özellikle “Ahmet” adına yaptığı vurgu dikkat çekti.
İntihar notunda şu satırlar yer aldı:
"Bütün elbiselerimi yardım kuruluşlarına verin. Kitaplarımı üniversiteye, oyuncaklarımı yuvaya, balığı Ahmet’e. Benden hiçbir şey kalmasın bu dünyada... Ve asıl mesele: Ahmet asla mezarıma gelmesin."
Ahmet P. kimdir ve nasıl bir süreç işledi?
Notta geçen “Ahmet”in, fakültede araştırma görevlisi olarak çalışan Ahmet P. olduğu öne sürüldü. Bu gelişmenin ardından Ahmet P., emniyette ifadesi alınmak üzere gözaltına alındı. Ancak delil yetersizliği nedeniyle ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Olay kamuoyunda geniş yankı bulunca Dicle Üniversitesi ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) devreye girdi.
YÖK ve Dicle Üniversitesi ne yaptı?
YÖK, iddiaların ciddiyeti karşısında vakit kaybetmeden müfettiş görevlendirerek soruşturma başlattı. Dicle Üniversitesi ise etik ilkeler ve kamu sorumluluğu çerçevesinde hareket ederek, Ahmet P.’yi görevden uzaklaştırdığını açıkladı. Üniversite açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
"Söz konusu iddiaların üniversitemiz etik değerleri ve kamu hizmetine olan sorumluluğumuzla bağdaşmaması nedeniyle, Rektörlüğümüz tarafından ivedilikle soruşturma başlatılmış ve ilgili öğretim elemanı görevden uzaklaştırılmıştır."
Toplumda yankı bulan bir trajedi
Sena Düzgün’ün intiharı, sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı. Öğrenciler, kadın hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşları olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için çağrıda bulundu. Pek çok kişi, üniversitelerdeki güç ilişkilerine ve öğrenci-öğretim üyesi dinamiklerine dikkat çekerken, sistemsel bir denetim eksikliğinin altını çizdi.
İntihar notundaki detaylar ne söylüyor?
Not, sadece bir vedadan ibaret değildi. Düzgün'ün hayatından nasıl çıkmak istediğini, nelerin kalmasını istemediğini ve özellikle Ahmet P.’nin cenazeye dahi gelmemesi yönündeki talebi, olayın kişisel boyutunu gözler önüne serdi. Genç öğrencinin içsel acısı kadar çevresiyle yaşadığı çatışmanın da etkileri notta belirgindi.
Soruşturma nasıl ilerliyor?
Hem üniversitenin başlattığı idari süreç hem de emniyet ve savcılık tarafından yürütülen adli soruşturma sürüyor. Ahmet P.’nin ifadesi alınmış olsa da, delillerin durumu soruşturmanın yönünü belirleyecek. YÖK’ün müfettiş raporu ve üniversite etik kurulunun değerlendirmeleri, görevden uzaklaştırılan araştırma görevlisinin durumunu netleştirecek.




