Türkiye’de asgari ücretli çalışanların alım gücü her geçen ay daha da eriyor. 2025 yılı ocak ayında 22 bin 104 lira olarak belirlenen asgari ücret, Türk-İş’in açıkladığı 22 bin 131 liralık açlık sınırının altında başlamıştı. Aradan geçen sekiz ayda ekonomik tablo daha da ağırlaştı. Ağustos 2025 itibarıyla dört kişilik bir ailenin sağlıklı gıda ihtiyacını ifade eden açlık sınırı 27 bin 111 liraya yükseldi ve asgari ücret ile arasındaki fark 5 bin lirayı aştı.

Ek zam yapılmaması, maaşların reel değerini ciddi biçimde düşürdü. Uzmanlar, enflasyon ve gıda fiyatlarındaki yükselişin sürmesi halinde asgari ücretlilerin geçim sıkıntısının daha da derinleşeceğini vurguluyor. Hali hazırda açlık sınırının altında kalan maaş, temel gıda ve barınma giderlerini karşılamakta yetersiz kalıyor.

2026 İçin Zam Tahminleri Umut Vermiyor

ABD merkezli yatırım bankası Morgan Stanley, geçen yıl asgari ücret artışını yüzde 30 ile doğru tahmin etmişti. Bankanın 2026 yılı için öngörüsü ise yüzde 20-25 aralığında bir zam yapılacağı yönünde. Bu tahmin gerçekleşirse, asgari ücretliler gelecek yıl da açlık sınırının altında kalmaya devam edecek.

Yüzde 20’lik zam senaryosunda asgari ücret 26 bin 525 liraya, yüzde 25’lik artışta ise 27 bin 630 liraya çıkacak. Ancak Türk-İş’in açıkladığı açlık sınırının yıl boyunca yükselmeye devam etmesi beklendiğinden, bu rakamlar asgari ücretliyi rahatlatmaya yetmeyecek. Üstelik Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon hedefinin yüzde 12 olması, hükümetin daha düşük bir zamla yetinebileceği ihtimalini gündeme taşıyor.

Geçim Mücadelesi Her Geçen Ay Zorlaşıyor

Asgari ücretliler ocak ayından bu yana gıda fiyatlarındaki artış karşısında alım güçlerini koruyamadı. Temmuz ayında ek zam talepleri yanıtsız kaldı ve maaşlar sekiz ay boyunca açlık sınırının altında seyretti. Ağustos ayında aradaki makas 5 bin lirayı aşarken, çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılamak için borçlanmaya yöneldiği belirtiliyor.

Ekonomistler, asgari ücretin yaşam maliyetlerini karşılamadıkça yoksulluk riskinin büyüyeceğini, iç talepte daralmanın ise ekonominin geneline olumsuz yansıyacağını vurguluyor. Gelir dağılımındaki bozulma, sosyal destek politikalarının önemini bir kez daha gündeme getiriyor.

Telefon alacaklar elini çabuk tutsun: Yüzde 40 zam dalgası geliyor
Telefon alacaklar elini çabuk tutsun: Yüzde 40 zam dalgası geliyor
İçeriği Görüntüle

Yeni Yıl Öncesi Beklentiler ve Riskler

2026 için yapılacak asgari ücret zammı hem çalışanlar hem de işverenler açısından kritik öneme sahip. Yüzde 20-25 aralığındaki artış senaryoları bile, hızla yükselen gıda ve barınma maliyetleri karşısında yeterli görülmüyor. Uzmanlar, asgari ücretin belirlenmesinde sadece enflasyon değil, gerçek yaşam maliyetlerinin de dikkate alınması gerektiğinin altını çiziyor.

Gözler, Aralık ayında yapılacak resmi açıklamaya çevrilmiş durumda. Ancak mevcut göstergeler, asgari ücretlilerin yeni yılda da alım gücü kaybını telafi edemeyeceği ve açlık sınırının altında kalmaya devam edeceğini ortaya koyuyor.

Muhabir: Haber Merkezi