Opr. Dr. Hasan Öner, karotis arterlerin halk arasında “şah damarı” olarak bilindiğini ve boynun her iki yanında yer alarak kalpten çıkan oksijenden zengin kanı beyin ve baş bölgesine taşıdığını ifade etti. Zamanla bu damarlarda ateroskleroz (damar sertliği) gelişebildiğini belirten Öner, damar iç yüzeyinde oluşan plakların karotis arterin daralmasına neden olduğunu ve bu durumun “karotis arter hastalığı” olarak tanımlandığını söyledi.
EN SIK PLAK OLUŞUMU BU BÖLGEDE GÖRÜLÜYOR
Anatomik olarak karotis arterlerin; ortak (common), dış (external) ve iç (internal) olmak üzere üç bölümden oluştuğunu kaydeden Öner, dış karotis arterlerin yüz ve kafa derisini, iç karotis arterlerin ise beyni beslediğini aktardı. İki damarın ayrıldığı karotis bifurkasyon bölgesinin, aterosklerotik plak oluşumunun en sık görüldüğü alan olduğuna dikkat çekti.
İNME VE FELÇ RİSKİNE DİKKAT
Karotis arterlerde oluşan plaklara bağlı pıhtıların damarı tamamen tıkayabildiğini vurgulayan Öner, bu pıhtıların koparak beyin damarlarına gitmesi halinde inme (felç) ya da geçici iskemik atak gibi ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini belirtti.
ERKEKLER VE İLERİ YAŞ DAHA RİSKLİ
Özellikle 60 yaşına kadar erkeklerin kadınlara göre daha fazla risk altında olduğunu ifade eden Öner, ilerleyen yaşla birlikte karotis darlığı riskinin arttığını söyledi.
KAROTİS ARTER HASTALIĞININ NEDENLERİ
Hastalığa yol açan başlıca risk faktörleri şöyle sıralandı:
İlerleyen yaş
Diyabet
LDL kolesterol ve trigliserid yüksekliği
Hareketsiz yaşam
Hipertansiyon
Hava kirliliği
Sigara kullanımı
İnsülin direnci
Sağlıksız beslenme
Bel çevresinin genişlemesi (abdominal obezite)
Genetik faktörler
BELİRTİLER HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Karotis arter hastalığında görülebilecek belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini vurgulayan Öner, şu uyarılarda bulundu:
Baş dönmesi ve denge kaybı
Nedeni bilinmeyen ani ve şiddetli baş ağrısı
Konuşma ve anlamada güçlük
Bir veya iki gözde ani görme kaybı
Yüz, kol veya bacaklarda tek taraflı ani güçsüzlük ya da uyuşukluk
Bu belirtilerin inmenin habercisi olabileceğini belirten Öner, inmenin kalıcı beyin hasarı, felç, konuşma ve görme kaybı gibi ciddi sonuçlara hatta ölüme yol açabileceğini söyledi.
ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR
İnme ya da felç şüphesi durumunda erken müdahalenin hayati önem taşıdığını vurgulayan Opr. Dr. Hasan Öner, belirtiler ortaya çıkar çıkmaz fizik muayene ve gerekli tanı yöntemleriyle tıkalı damarın tespit edilmesi gerektiğini ifade etti. Hastaya uygun medikal veya cerrahi tedavi uygulanması halinde tam iyileşme olasılığının yüksek olduğunu sözlerine ekledi.



