Kamuoyunda büyük yankı uyandıran sağlık uygulamalarıyla ilgili kapsamlı bir reform paketi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunuluyor. AK Parti'nin hazırladığı düzenlemeyle, özellikle yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde yaşanan suiistimallerin ve takviye edici ilaçlardaki kontrolsüz tüketimin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Sağlık alanında uzun süredir hazırlıkları devam eden kanun teklifi, yenidoğan servislerinin bazı özel hastaneler için haksız kazanç kapısına dönüşmesini engellemeyi amaçlıyor. Yeni düzenleme, sistemde köklü değişiklikler öngörüyor ve kamuoyunda tepki çeken “yenidoğan çetesi” gibi skandalların tekrar yaşanmasını önlemeyi hedefliyor.
Yeni sistem neler getiriyor?
Meclis’e taşınan yasa teklifine göre, sevk süreçleri artık keyfi kararlarla yürütülemeyecek. Her sevk, sağlık kuruluşunun bulunduğu yerleşim birimindeki üst düzey sağlık birimi tarafından teyit edilerek onaylanacak. Bu sistemle hem ailelerin mağduriyeti azaltılacak hem de tıbbi ihtiyaçlar dışındaki yönlendirmelerin önüne geçilecek.
Özel hastanelerde para tuzağına son
Özellikle özel hastanelerde yeni doğan bebeklerin “gerekli değilken yoğun bakıma alınması” gibi işlemlerle ailelerden para talep edilmesi uygulaması sona erdirilecek. Denetim sistemleri sıkılaştırılacak, 112 Acil Çağrı Merkezi çalışanlarının usulsüz yönlendirme yapması durumunda cezai yaptırımlar artırılacak.
Sağlık personeline performans kriteri
Önerilen düzenleme yalnızca sistemsel değil, personel bazlı denetimleri de kapsıyor. Özel sektörde çalışacak sağlık personelinin seçiminde yalnızca belge değil, görev yaptığı dönemdeki performansı da dikkate alınacak. Bu sayede hasta güvenliğiyle ilgili risklerin azaltılması hedefleniyor.
Takviye edici gıdalar da mercek altında
Son dönemde kontrolsüz şekilde artan takviye edici gıda ve ilaç tüketimi de yasal çerçeveye alınıyor. Yeni teklifle, bu ürünlerin piyasaya sunulması Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ortak oluşturacağı bir onay kurulu tarafından denetlenecek. Ürünlerin nasıl ve ne kadar tüketileceği de bu kurul tarafından belirlenecek.
Neden şimdi?
Son yıllarda sağlık alanında yaşanan suistimaller kamuoyunda infial yaratmış; bazı özel hastanelerde “ticari yoğun bakım” uygulamaları nedeniyle çok sayıda dava açılmıştı. TBMM’ye sunulan bu teklif, hem sistemdeki açıklardan faydalanan kötü niyetli uygulamaları önlemek hem de sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmak amacıyla hazırlandı.




