Sarı, “Esnafın derdini anlatan bir kişiye soruşturma açılması kabul edilemez. Bu tablo, yargının siyasal iktidarın bir aracı hâline getirildiğini göstermektedir” dedi.
“ESNAFIN HÂLİNİ DİLE GETİRMEK SUÇ DEĞİLDİR”
Mahalli İdarelerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Murat Kırçı’nın, esnafın yaşadığı sorunlara dikkat çektiği bir video sonrası “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” gerekçesiyle ifadeye çağrıldığını hatırlatan Şuayb Sarı, bu durumu hayretle karşıladıklarını ve süreci yakından takip ettiklerini belirtti.
Sarı açıklamasında, “Bir esnaf olan Murat Kırçı, videosunda siftah yapamayan esnafa ceza yazıldığını ifade ederek yöneticilere sahadaki gerçeği anlatmaya çalışmıştır. Bu paylaşım halktan büyük karşılık bulmuştur. Buna rağmen soruşturma açılması, hukukun baskı aracına dönüştürüldüğünün göstergesidir” ifadelerini kullandı.
“GERÇEĞİ GÖRMEK İÇİN SORUŞTURMAYA GEREK YOK”
Kırçı’nın dile getirdiği iddiaların doğruluğunun araştırılması için soruşturmaya gerek olmadığını savunan Sarı, “Arasta’da üç esnafı ziyaret etmeleri, gerçeği görmek için yeterlidir. Biz Saadet Partisi olarak Murat kardeşimizin yanındayız ve söylediklerinin doğru olduğunun şahidiyiz” dedi.
“ESNAF BASKI ALTINDA, ÇÖZÜM CEZAYLA OLMAZ”
Esnafın ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını vurgulayan Sarı, hükümetin maliye baskısıyla sorunu daha da derinleştirdiğini savundu. Sarı, “Esnafın işleri iyi gitmemektedir. Buna rağmen destek yerine denetim ve ceza ile karşı karşıya bırakılmaktadır. Hükümet, esnafı vergi memurlarıyla bunaltmak yerine nasıl destek olacağının yollarını aramalıdır” diye konuştu.
“VERGİ ADALETİ ÇAĞRISI”
Şuayb Sarı açıklamasının devamında, vergi politikalarına da dikkat çekerek, “Eğer amaç vergi gelirini artırmaksa, maliye memurları küçük esnafa değil, vergileri affedilen büyük şirketlere yönlendirilmelidir. Öncelikle israf ve şatafat ekonomisinden vazgeçilmelidir” ifadelerini kullandı.
Sarı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Saadet Partisi olarak; üretimin desteklendiği, adalet ve liyakatin esas alındığı bir düzenin mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu ülke, herkesin insanca yaşayabileceği adil ve helal bir kazancı sağlayacak güce sahiptir. Biz siyaseti bunun için yapıyoruz.”


