Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında tarım politikaları, çiftçi borçları, çiğ süt fiyatları, bitki koruma ürünlerine ilişkin yeni düzenleme ve ithalat kararlarını değerlendirdi. Sarıbal, mevcut politikaların üreticiyi borçlandırdığını, tüketiciyi ise yüksek gıda fiyatlarıyla karşı karşıya bıraktığını savundu.

Çiftçi borçlarının 1 trilyon 390 milyar liraya çıktığını söyledi

Sarıbal, tarım sektöründe ithalata dayalı bir yapının kalıcı hale getirildiğini ileri sürdü. Çiftçiye verilen desteklerin yetersiz kaldığını belirten Sarıbal, üreticinin artan girdi maliyetleri nedeniyle faaliyetlerini borçla sürdürmek zorunda olduğunu ifade etti.

2002 yılında çiftçilerin bankalara olan tarımsal kredi borcunun 2,4 milyar lira olduğunu söyleyen Sarıbal, bu tutarın 2026 yılında 1 trilyon 390 milyar liraya yükseldiğini kaydetti. Aynı dönemde desteklerin yaklaşık 70 kat, çiftçi borçlarının ise 579 kat arttığını savundu.

Çiğ süt fiyatının maliyetin altında kaldığını belirtti

Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan çiğ süt tavsiye fiyatını da değerlendiren Sarıbal, bir litre çiğ süt fiyatının 24 lira 30 kuruş olarak belirlendiğini aktardı. Üretim maliyetinin ise litre başına yaklaşık 26 lira 97 kuruş olduğuna ilişkin sektör verilerini paylaşan Sarıbal, üreticinin her litre süt için zarar ettiğini söyledi.

Küçük üreticilerin sütlerini 22-23 lira seviyesinde satmak zorunda kaldığını belirten Sarıbal, yem fiyatlarının da büyük işletmelere kıyasla daha yüksek olduğunu ifade etti. Tarımsal destek ve fiyat politikalarının küçük üreticilerin koşulları dikkate alınarak hazırlanması gerektiğini vurguladı.

Bitki koruma ürünleri düzenlemesine tepki gösterdi

Sarıbal, bitki koruma ürünlerinin kullanımına ilişkin 1 Temmuz 2026 tarihinde uygulanmaya başlanan düzenlemenin sahadaki üretim koşullarıyla örtüşmediğini savundu. Çiftçilerin farklı kayıt sistemlerine dahil edilmesi ve ilaç kullanım bilgilerinin kısa süre içerisinde dijital ortamda bildirilmesi gibi yükümlülüklerin uygulamada ciddi sorunlar doğuracağını belirtti.

Farklı yaş ve büyüklükteki ağaçlara ya da farklı ürünlere aynı miktarda ilaç uygulanamayacağını ifade eden Sarıbal, düzenlemenin ürün, arazi ve iklim şartları gözetilerek yeniden ele alınmasını istedi. Tarım ilacı bayilerinin de ilave kayıt ve kontrol yükümlülükleri nedeniyle ekonomik ve idari baskı altında kalacağını ileri sürdü.

Ayçiçeği ithalat kararının fiyatları baskılayacağını savundu

Sarıbal, 1 milyon 250 bin ton ayçiçeği tohumu ve 500 bin ton ham yağ için tarife kontenjanı açılmasına ilişkin kararı da eleştirdi. Hasat başlamadan gelecek dönemin ithalat koşullarının açıklanmasının üreticinin ürün fiyatını aşağı çekebileceğini söyledi.

İthalatın ancak iç üretim, hasat ve stok durumu belirlendikten sonra gündeme alınması gerektiğini ifade eden Sarıbal, firmalara tanınacak ithalat hakkının yurt içinden alınan ürün miktarıyla ilişkilendirilmesini istedi. Mevcut uygulamanın çiftçiyi tüccar ve sanayicinin karşısında güçsüz bıraktığını savundu.

Soğanda gümrük vergisinin düşürülmesini eleştirdi

Soğan ithalatında uygulanan gümrük vergisinin yüzde 49,5’ten yüzde 5’e düşürüldüğünü belirten Sarıbal, bu kararın üretim dönemleri ve çiftçinin geçmiş yıllardaki kayıpları dikkate alınmadan verildiğini ileri sürdü. Önceki yıllarda tarlada ve depolarda kalan ürünler için yeterli önlem alınmadığını söyledi.

Yusuf Ahlatcı, TBMM’deki 15 Temmuz anma programına katıldı
Yusuf Ahlatcı, TBMM’deki 15 Temmuz anma programına katıldı
İçeriği Görüntüle

Çiftçinin mazot, gübre, ilaç, tohum, işçilik ve finansman maliyetlerini belirleyemediğini dile getiren Sarıbal, üreticinin kendi ürününün satış fiyatı üzerinde de etkili olamadığını ifade etti. Tarımda uzun vadeli, üretim odaklı ve kamusal planlamaya dayalı bir politikaya ihtiyaç bulunduğunu kaydetti.

Parti içi gelişmelere ilişkin soruyu yanıtlamadı

Basın toplantısının soru-cevap bölümünde Sarıbal’a CHP’de bazı il başkanlarının görevden alınması ve parti örgütlerindeki gelişmeler soruldu. Sarıbal, ağırlıklı olarak tarım alanına odaklandığını ve parti yönetimine ilişkin kararların MYK toplantılarının ardından parti sözcüsü tarafından açıklandığını belirtti.

Bu nedenle parti içi gelişmeler hakkında ayrıca değerlendirme yapmayacağını söyleyen Sarıbal, basın mensuplarından tarım politikalarına ilişkin soruları yanıtlayabileceğini ifade etti. Toplantı, Sarıbal’ın teşekkür etmesinin ardından sona erdi.

Muhabir: Haber Merkezi