Market rafında birkaç saniyede fiyatı görülen ceviz, üretici için aylar süren emeğin, sabrın ve geçim mücadelesinin karşılığı anlamına geliyor.
Oğuzlar’da ceviz üretimi, yalnızca ağaçtan ürün toplamakla sınırlı değil. Bahçeler sürülüyor, ağaç dipleri temizleniyor, sulama yapılıyor, gübre ve ilaç kullanılıyor. Budamasından bakımına kadar her aşama ayrı bir maliyet, ayrı bir işçilik istiyor.

Üretici daha hasat başlamadan mazot, elektrik, su, gübre ve ilaç giderleriyle karşı karşıya kalıyor. Buna bir de aylar boyunca verilen beden emeği ekleniyor.

Hasat geldiğinde asıl mücadele başlıyor
Cevizler olgunlaştığında bu kez günler süren hasat mesaisi başlıyor. Ağaçlardan indirilen cevizler tek tek toplanıyor, yeşil dış kabuklarından ayrılıyor, taşınıyor ve temizleniyor.

Güneşin altında saatlerce çalışılıyor. Eller yoruluyor, beller ağrıyor, avuçlar ceviz kabuğunun izini taşıyor. Hasat tamamlandığında ise iş yine bitmiyor. Cevizlerin kurutulması, ayıklanması ve uygun şartlarda muhafaza edilmesi gerekiyor.

Bu nedenle üreticinin elindeki bir kilogram ceviz, yalnızca tartıya konulan bir ürün olmaktan çıkıyor. O kilogramın içinde bir sezonun masrafı, emeği ve umudu bulunuyor.

Oğuzlar-77’nin değeri sadece fiyatla ölçülmüyor
Tescilli yerli bir çeşit olan Oğuzlar-77 cevizi, Oğuzlar’ın tarımsal kimliğinin de önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.
Üreticiler açısından Oğuzlar cevizi, yalnızca ekonomik bir ürün değil; yıllardır sürdürülen bir üretim kültürünün, aile emeğinin ve toprağa bağlılığın simgesi niteliğinde.

Bu nedenle ithal cevizlerle yapılan yalnızca fiyat odaklı karşılaştırmalar, üreticinin aylar süren emeğini çoğu zaman görünmez kılıyor.
Bir tarafta raftaki fiyat etiketi bulunurken, diğer tarafta toprağı süren, ağacı sulayan, cevizleri tek tek toplayan ve emeğinin karşılığını bekleyen üretici yer alıyor.

Oğuzlar’da ceviz sadece ağaçta yetişmiyor. Her tanesinde mazotun, suyun, gübrenin, yorgunluğun ve sabrın izi bulunuyor. Belki de bu yüzden Oğuzlar cevizinin değerini anlamak için yalnızca kilosuna değil, o cevizi yetiştiren ellerin emeğine de bakmak gerekiyor.

Çünkü Oğuzlar-77, bir ceviz çeşidinden fazlası; bir ilçenin alın teri, sabrı ve toprağa tutunma hikâyesi.





