Pasteur Enstitüsü, Toulouse Üniversitesi ve uluslararası araştırma ekiplerinin iş birliğiyle yürütülen yeni bir çalışmada, çevrede yaygın olarak bulunan pestisitlerin kanser riskiyle güçlü bir ilişki gösterdiği bildirildi. Araştırmada, özellikle yüksek düzeyde pestisit maruziyetinin bazı bölgelerde kanser görülme olasılığını ciddi şekilde artırdığı tespit edildi.

Aynı anda birden fazla pestisite maruziyet yaygın

Çalışmada bireylerin günlük yaşamda tek bir pestisite değil, birden fazla kimyasala eş zamanlı maruz kaldığı vurgulandı. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan bireylerin ortalama 12 farklı pestisite aynı anda maruz kaldığı ifade edildi.

Bilim insanları, bu durumun risk değerlendirmesinde önemli bir boşluğa işaret ettiğini belirtti. Tek tek maddeler üzerinden yapılan değerlendirmelerin yetersiz kalabileceği, asıl etkinin kimyasal karışımların birlikte oluşturduğu biyolojik etkileşimlerden kaynaklanabileceği vurgulandı.

150 bin vaka üzerinden analiz yapıldı

Araştırmada pestisit yayılım haritaları ile 150 binden fazla kanser vakasının karşılaştırıldığı ve iki veri seti arasında anlamlı bir ilişki bulunduğu aktarıldı. Elde edilen sonuçlara göre pestisit yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelerde kanser riskinin ortalama yüzde 150 daha fazla olduğu belirlendi.

Araştırmacılardan Jorge Honles, pestisitlerin çevresel dağılımını modelleyerek yüksek riskli bölgeleri tespit ettiklerini ve bu bölgelerde sağlık risklerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.

Sırt ve boyun ağrısı çekenler buraya: İşte o dev baskının sebebi
Sırt ve boyun ağrısı çekenler buraya: İşte o dev baskının sebebi
İçeriği Görüntüle

Etkiler uzun vadede ortaya çıkabiliyor

Çalışmada pestisitlerin insan vücudunda erken dönemde fark edilmeyen biyolojik değişimlere yol açabileceği belirtildi. Özellikle karaciğerin bu kimyasallara karşı hassas olduğu ve hücresel işleyişin zamanla bozulabileceği ifade edildi.

Uzmanlar, bu etkilerin enfeksiyonlar ve çevresel stres faktörleriyle birleşmesi durumunda kanser gelişimini hızlandırabileceğini belirtti. Bu nedenle uzun süreli ve düşük doz maruziyetlerin de halk sağlığı açısından dikkate alınması gerektiği vurgulandı.

Risk değerlendirmesinde yeni yaklaşım ihtiyacı

Araştırma sonuçları, mevcut risk değerlendirme yöntemlerinin gözden geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Bilim insanları, yalnızca tekil pestisitlere odaklanan yaklaşımlar yerine çoklu maruziyet ve kimyasal etkileşimleri dikkate alan yeni modellerin geliştirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Bu çerçevede çevresel izleme sistemlerinin güçlendirilmesi ve özellikle tarım bölgelerinde yaşayan nüfus için daha kapsamlı sağlık taramalarının yapılması gerektiği öneriliyor.

Muhabir: Haber Merkezi