Türk Eğitim-Sen’in 2 bin 296 öğretmenin katılımıyla gerçekleştirdiği “Okullarda Şiddet Hakkında Öğretmen Görüşleri” araştırması, akran zorbalığının okullarda yaygın bir sorun olarak görüldüğünü ortaya koydu. Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 65,2’si görev yaptığı okulda akran zorbalığına doğrudan tanık olduğunu, yüzde 24,2’si ise kısmen tanık olduğunu belirtti. Böylece zorbalığa tamamen veya kısmen tanık olan öğretmenlerin oranı yüzde 89,4’e ulaştı.

Akran zorbalığı en fazla okul bahçesinde görülüyor

Araştırmada öğretmenlerin yüzde 49,2’si akran zorbalığının okullarında “kısmen yaygın”, yüzde 34,5’i ise “yaygın” olduğunu ifade etti. Katılımcıların yüzde 26,6’sı zorbalığa maruz kalan öğrencilerin yaşadıklarını öğretmenleri, okul yönetimi veya aileleriyle paylaşmadığını düşündüğünü söyledi.

Akran zorbalığının en fazla yaşandığı alan yüzde 37,2 ile okul bahçesi oldu. Bahçeyi yüzde 19,5 ile sınıflar, yüzde 16 ile sosyal medya ve yüzde 14,7 ile okul dışındaki ortamlar takip etti.

Rehberlik birimleri müdahale ediyor ancak yeterlilik tartışılıyor

Öğretmenlerin yüzde 53,4’ü rehberlik birimlerinin zorbalığı uygulayan ve zorbalığa maruz kalan öğrenciler ile aileleriyle görüştüğünü belirtti. Yüzde 28,3’lük kesim ise önleyici çalışmalar ve farkındalık eğitimlerinin yürütüldüğünü ifade etti.

Buna karşın öğretmenlerin yüzde 16’sı okullarında yeterli müdahalenin yapılamadığını düşündüğünü söyledi. Mevcut rehberlik servislerinin şiddeti önleme konusunda yeterli personele sahip olduğunu düşünenlerin oranı ise yalnızca yüzde 25’te kaldı.

Her dört öğretmenden biri okulunda suça karışan öğrenci bulunduğunu söyledi

Araştırmada öğretmenlere görev yaptıkları okulda suça karışan öğrencilerin bulunup bulunmadığı da soruldu. Katılımcıların yüzde 23,9’u okulunda suça karışan çocuk bulunduğunu belirtirken, yüzde 44,6’sı böyle bir öğrencinin olmadığını ifade etti.

Yeni eğitim öğretim yılı öncesi son hazırlıklar konuşuldu
Yeni eğitim öğretim yılı öncesi son hazırlıklar konuşuldu
İçeriği Görüntüle

Öğretmenlerin yüzde 31,5’i ise bu konuda bilgi sahibi olmadığını söyledi. Bu oran, okul içi risklerin tespit edilmesi ve bilgi paylaşımının güçlendirilmesi gerekliliğini de gündeme getirdi.

Öğretmenler ebeveyn ilgisizliğini önemli risk olarak görüyor

Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 85,9’u ebeveyn ilgisizliği ve çocukların dijital medya kullanımının yeterince denetlenmemesinin şiddeti tetiklediğini düşünüyor. Sosyal medya içeriklerinin çocukları şiddete yönlendirdiğini düşünenlerin oranı yüzde 82,6 oldu.

Şiddet içerikli dijital oyunların saldırgan davranışları artırdığını belirten öğretmenlerin oranı yüzde 80,1 olarak kaydedildi. Katılımcıların yüzde 81,9’u çeteleşmenin, yüzde 81,1’i madde kullanımının, yüzde 74,9’u ise akran baskısının çocukların suça yönelmesinde etkili olduğunu değerlendirdi.

Siber zorbalık da önemli sorunlar arasında

Öğretmenlerin yüzde 63,5’i siber zorbalığın öğrenciler arasında önemli bir sorun olduğunu belirtti. Yüzde 69,8’i çevrim içi zorbalık ile okul içindeki akran zorbalığı arasında bağlantı bulunduğunu ifade etti.

Katılımcıların yüzde 77,7’si sosyal medyanın öğrenciler arasındaki çatışmaları artırdığını, yüzde 82,5’i sosyal medyada dışlama ve küçük düşürmenin öğrencilerin psikolojik sağlığını olumsuz etkilediğini söyledi. Siber zorbalığın akademik başarı ve okul uyumuna zarar verdiğini düşünenlerin oranı ise yüzde 79,2 oldu.

Velilerin dijital denetimi yetersiz bulunuyor

Araştırmaya katılan öğretmenlerin yalnızca yüzde 20’si velilerin çocuklarının dijital medya kullanımını yeterince takip ettiğini düşünüyor. Bu sonuç, okul dışındaki dijital ortamların da zorbalık ve şiddetle mücadelede dikkate alınması gerektiğini ortaya koydu.

Öğretmenlerin büyük bölümü, ailelerin dijital medya kullanımına ilişkin daha etkin denetim yapması gerektiği görüşünü dile getirdi. Araştırmada özellikle sosyal medya, dijital oyunlar ve çevrim içi iletişim ortamlarının öğrenciler arasındaki çatışmaları büyütebildiği vurgulandı.

Her 100 öğrenciye bir rehber öğretmen çağrısı

Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 91,3’ü risk grubundaki öğrencilerin düzenli psikolojik destek alması gerektiğini belirtti. Akran zorbalığını önlemeye yönelik eğitimlerin artırılmasını isteyenlerin oranı yüzde 90,5, psikolojik danışman sayısının artırılmasını isteyenlerin oranı ise yüzde 80,2 oldu.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, mevcut durumda okullarda yaklaşık her 300 öğrenciye bir rehber öğretmen düştüğünü belirterek bu oranın her 100 öğrenciye en az bir rehber öğretmen olacak şekilde artırılması çağrısında bulundu.

Okullara kadrolu güvenlik personeli önerisi

Geylan, akran zorbalığının en fazla okul bahçesinde görülmesinin okul güvenliği açısından önemli bir gösterge olduğunu söyledi. Öğretmen ve okul personelinin ortak kullanım alanlarındaki görünürlüğünün artırılması, giriş ve çıkışların düzenli denetlenmesi ve riskli bölgelerin belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

Milli Eğitim Bakanlığının okullara 30 bin bahçe görevlisi alınmasına yönelik çalışmasını da değerlendiren Geylan, benzer sayıda kadrolu güvenlik ve büro personelinin okullarda görevlendirilmesinin faydalı olacağını savundu.

Araştırma sonuçları MEB’e gönderilecek

Türk Eğitim-Sen’in araştırması 1 Temmuz-10 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Çalışmada akran zorbalığı, okul güvenliği, siber zorbalık, şiddet, suça karışan çocuklar ve önleyici destek mekanizmalarına ilişkin öğretmen görüşleri değerlendirildi.

Sendika, araştırma sonuçlarının Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlara gönderileceğini bildirdi. Çalışmanın okul yönetimleri, öğretmenler ve rehberlik servisleri arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesine ve okul güvenliği politikalarının geliştirilmesine katkı sağlaması amaçlanıyor.

Muhabir: Haber Merkezi