Türkiye coğrafyasının en şaşırtıcı sırlarından biri, adı genellikle tarihle ve leblebiyle anılan bir şehrin sınırlarında saklı. Çorum, haritalarda Karadeniz Bölgesi'nde bir nokta olarak işaretlense de, bu resmi bilgi, şehrin ruhunu ve gerçek kimliğini açıklamaya yetmiyor. Çünkü burası, iki büyük coğrafyanın birbiriyle el sıkıştığı, iki farklı iklimin aynı gökyüzü altında buluştuğu ve bu sayede Türkiye'de eşi benzeri olmayan bir kimliğe bürünen bir şehir.
BİR YANDA YAYLALAR, DİĞER YANDA UÇSUZ BUCAKSIZ BOZKIR

Bu coğrafi ikilemin en net kanıtını görmek için sadece birkaç saatlik bir araba yolculuğu yeterli. Şehrin kuzeyindeki İskilip, Osmancık veya Kargı'ya doğru yol aldığınızda, kendinizi aniden Karadeniz'in serin ve yağışlı kollarında bulursunuz. Ilgaz ve Köroğlu dağlarının eteklerindeki yemyeşil çam ormanları, başı dumanlı yaylalar size "Karadeniz'e hoş geldiniz" der. Ancak rotanızı güneye çevirdiğiniz an, manzara bıçak gibi kesilir; yerini İç Anadolu'nun kavurucu sıcağı, sapsarı bozkırları ve sert karasal iklimi alır. Bu, bir ilin sınırları içinde yaşanabilecek en çarpıcı dönüşümdür.
SOFRADAKİ EN LEZZETLİ KANIT: PİRİNÇ VE BUĞDAY

Bu coğrafi şizofreninin en somut delili ise Çorum'un bereketli sofrasında kendini gösterir. Bir toprağın karakteri, sunduğu nimetlerle ölçülür. Çorum bu konuda adeta bir mucizeye ev sahipliği yapar. Kuzeyin Karadenizli yüzü, bol su isteyen ve Türkiye'nin en kaliteli pirinci olarak bilinen Osmancık pirincini yetiştirirken, sadece birkaç on kilometre güneydeki İç Anadolulu yüzü, kuraklığa meydan okuyan buğday, arpa ve nohut tarlalarıyla kaplıdır. Aynı ilde bu iki zıt ürünün de bu kadar verimli olması, şehrin "sınırda" duran eşsiz konumunun en lezzetli ispatıdır.
KARADENİZ'İN GİZLİ KAÇIŞ NOKTASI

Bu ikili kimlik, doğa tutkunları için de keşfedilmemiş bir hazine sunar. Karadeniz'in kalabalık yaylalarından sıkılanlar için Çorum'un kuzeyi, adeta saklı bir cennettir. Kargı ve Abdullah Yaylası gibi onlarca el değmemiş yayla, ziyaretçilerine hem Karadeniz'in serinliğini ve yeşilini vaat eder hem de o kalabalıktan uzak, sakin bir kaçış imkanı tanır.
Çorum, ne tam bir Karadeniz şehri ne de tam bir İç Anadolu şehridir; o, ikisinin de en güzel özelliklerini alıp kendi benzersiz kimliğini yaratmış bir coğrafya harikasıdır.





