Üniversitelerle ilişiği kesilen milyonlarca öğrenciyi ilgilendiren öğrenci affı düzenlemesinde son aşamaya gelindi. 31 Mart 2026 itibarıyla hazırlanan taslakta kapsamın genişletilmesi ve başvuru şartlarının sadeleştirilmesi öne çıkarken, düzenlemenin yaz aylarından önce yasalaşması bekleniyor.
Kapsam için iki farklı formül değerlendiriliyor
Hazırlanan taslakta, Temmuz 2022 öncesi ve sonrası için iki ayrı senaryo üzerinde çalışılıyor. Temmuz 2022 sonrası üniversite ile ilişiği kesilen öğrencilerin aftan herhangi bir ek şart olmadan yararlanması planlanıyor. Bu yaklaşım, son dönemde eğitimden kopan öğrencilerin hızlı şekilde sisteme dönüşünü hedefliyor.
Temmuz 2022 öncesi için ise daha sınırlı bir kriter gündemde. Buna göre, bu gruptaki öğrencilerin aftan yararlanabilmesi için daha önce çıkarılan öğrenci aflarından faydalanmamış olmaları şartı aranacak. Böylece daha önce fırsat kullanmamış öğrencilere öncelik verilmesi amaçlanıyor.
Yararlanıcı sayısı milyonları bulabilir
Sadece Temmuz 2022 sonrası dönemi kapsayan dar kapsamlı bir düzenlemede yaklaşık 1,5 milyon kişinin aftan yararlanabileceği hesaplanıyor. Bu grubun en az 190 bininin yeniden üniversiteye dönebileceği öngörülüyor. Daha geniş kapsamlı bir af seçeneğinde ise toplam yararlanıcı sayısının 7,5 milyona kadar çıkabileceği ifade ediliyor.
Bu rakamlar, söz konusu düzenlemenin Türkiye’de şimdiye kadar hayata geçirilen en kapsamlı öğrenci affı uygulamalarından biri olabileceğini gösteriyor. Nihai kapsamın belirlenmesi için etki analizlerinin yapılacağı belirtiliyor.
Şartlar sadeleştiriliyor
Taslakta önceki aflarda eleştirilen bazı kriterlerin kaldırılması dikkat çekiyor. Buna göre, mali durum şartı ile eğitimin belirli bir kısmını tamamlama zorunluluğu yeni düzenlemede yer almayacak. Bu değişiklik, daha geniş bir öğrenci kitlesinin aftan yararlanmasını mümkün kılacak.
Ancak düzenlemenin yüksek lisans ve doktora öğrencilerini kapsamayacağı ifade ediliyor. Bu haliyle af, ağırlıklı olarak lisans ve ön lisans eğitimini yarıda bırakan öğrencileri doğrudan ilgilendiriyor.
Yaz öncesi yasalaşması bekleniyor
Düzenlemeye son şeklin verilmesi amacıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında ilgili kurumların katıldığı bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda kapsam, teknik detaylar ve uygulama süreci ele alındı.
Kanun teklifinin nisan ayı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması planlanıyor. Sürecin hızlı ilerlemesi halinde düzenlemenin yaz aylarına kalmadan yasalaşabileceği ifade ediliyor.
Üniversitelerde yoğunluk bekleniyor
Düzenlemenin hayata geçmesi halinde üniversitelerde ciddi bir hareketlilik yaşanması öngörülüyor. Özellikle kayıt işlemleri, ders saydırma ve intibak süreçlerinde yoğunluk artışı bekleniyor. Açıköğretim programları ve büyük şehir üniversitelerinin bu süreçten daha fazla etkilenebileceği değerlendiriliyor.
Uzun süre eğitimden uzak kalan öğrenciler için akademik uyum süreci de önemli bir başlık olarak öne çıkıyor. Bu durumun, üniversitelerin idari ve akademik kapasitesi üzerinde ek yük oluşturabileceği belirtiliyor.
İş gücü piyasasına da yansıyabilir
Uzmanlara göre düzenleme yalnızca eğitim alanında değil, iş gücü piyasasında da etkiler oluşturabilir. Eğitimini tamamlayamayan bireylerin yeniden sisteme dahil olması, orta vadede üniversite mezunu sayısında artışa yol açabilir.
Öte yandan, kapsamın genişletilmesi durumunda öğrenci aflarının sürekliliği konusundaki tartışmaların yeniden gündeme gelmesi bekleniyor. Bu yönüyle düzenlemenin hem eğitim politikaları hem de istihdam dengeleri açısından dikkatle izleneceği ifade ediliyor.




