Bilim insanlarının yüksek kolesterole karşı geliştirdiği tek seferlik CRISPR-Cas9 gen düzenleme tedavisinden umut verici sonuçlar geldi. Faz 1 çalışmasında en yüksek dozu alan hastalarda “kötü kolesterol” olarak bilinen LDL düzeyi bir yıl sonunda ortalama yüzde 52,5, trigliserit düzeyi ise yüzde 47,8 azaldı.

CTX310 adı verilen deneysel tedavi, karaciğerdeki ANGPTL3 genini hedefliyor. Araştırmacılar, tek intravenöz uygulamanın ardından elde edilen etkinin bir yıl boyunca korunmasının, gelecekte uzun süreli kolesterol tedavileri açısından önemli bir potansiyel taşıdığını belirtiyor.

Tedavi ANGPTL3 genini hedefliyor

Deneysel yöntemde CRISPR-Cas9 teknolojisi kullanılarak karaciğerde bulunan ANGPTL3 geni devre dışı bırakılmaya çalışılıyor. Bu gen, LDL kolesterol ve trigliserit düzeylerinin düzenlenmesinde önemli rol oynuyor.

Araştırmacılar, ANGPTL3 geninde doğal olarak işlev kaybına yol açan bazı genetik değişikliklere sahip kişilerin yaşam boyunca daha düşük lipid seviyelerine sahip olabilmesinden hareket etti. CTX310 ile bu doğal koruyucu mekanizmanın gen düzenleme yöntemiyle taklit edilmesi hedefleniyor.

15 hasta üzerinde denendi

İlk insan çalışmasına mevcut tedavilere rağmen LDL kolesterol veya trigliserit düzeyleri yeterince kontrol altına alınamayan 15 hasta katıldı. Hastalara kilogram başına 0,1 ila 0,8 miligram arasında değişen dozlarda tek seferlik intravenöz CTX310 uygulandı.

Katılımcıların tamamı en az bir yıl boyunca takip edildi. Çalışmada temel amaç tedavinin güvenliği ve tolere edilip edilmediğini belirlemek olurken ANGPTL3, LDL ve trigliserit düzeylerindeki değişimler de izlendi.

LDL yüzde 52,5 azaldı

En yüksek doz olan kilogram başına 0,8 miligram CTX310 verilen grupta, tedaviden bir yıl sonra LDL kolesterol düzeyinde ortalama yüzde 52,5 azalma görüldü. Trigliseritlerdeki ortalama düşüş ise yüzde 47,8 olarak ölçüldü.

Hastanede yeni doğum yapan annelere anlamlı ziyaret
Hastanede yeni doğum yapan annelere anlamlı ziyaret
İçeriği Görüntüle

Aynı grupta kandaki ANGPTL3 proteininde ortalama yüzde 79 azalma kaydedildi. Bazı hastalarda LDL düşüşünün yüzde 84’e, trigliserit azalmasının ise yüzde 78’e kadar çıktığı bildirildi.

Etki bir yıl boyunca korundu

Çalışmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, ilk aylarda ortaya çıkan düşüşün 12 aylık takip sonunda da devam etmesi oldu. Araştırmacılar bu bulgunun gen düzenleme tedavisinin uzun süreli biyolojik etki oluşturabileceğine işaret ettiğini belirtti.

Cleveland Clinic’ten kardiyolog Dr. Luke Laffin, tek uygulamayla elde edilen düşüşün bir yıl boyunca sürmesinin özellikle yaşam boyu ilaç kullanmak zorunda kalan hastalar açısından önemli olduğunu ifade etti.

Gelecekte tek seferlik tedavi seçeneği olabilir

Günümüzde statinler, ezetimib ve PCSK9 inhibitörleri gibi tedaviler LDL kolesterol düzeyini önemli ölçüde düşürebiliyor. Ancak bu tedavilerin uzun süre veya yaşam boyunca düzenli biçimde kullanılması gerekiyor.

CTX310’un farkı, tek uygulamayla kalıcıya yakın bir genetik değişiklik oluşturmayı hedeflemesi. Araştırmacılar daha büyük çalışmaların da benzer sonuç vermesi halinde yöntemin özellikle kalıtsal veya tedaviye dirençli lipid bozukluklarında yeni bir seçenek olabileceğini değerlendiriyor.

Güvenlik sonuçları yakından izleniyor

Faz 1 çalışmasında CTX310 ile ilişkili ciddi bir yan etki veya doz sınırlayıcı toksisite bildirilmedi. Görülen yan etkilerin çoğunun hafif veya orta şiddette olduğu, bazı hastalarda infüzyona bağlı geçici reaksiyonlar ortaya çıktığı belirtildi.

Bir hastada geçici karaciğer enzimi yüksekliği görüldü ancak değerler daha sonra normale döndü. Çalışmada bir katılımcı hayatını kaybetti ancak araştırmacılar ölümün tedaviyle ilişkili olmadığını değerlendirdi.

Daha büyük klinik çalışmalar gerekiyor

Araştırmacılar elde edilen sonuçların henüz tedavinin standart kullanıma hazır olduğu anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Çalışmanın yalnızca 15 hastadan oluşması ve Faz 1 aşamasında bulunması nedeniyle hem uzun vadeli güvenlik hem de kalıcılık açısından daha geniş hasta gruplarının takip edilmesi gerekiyor.

CTX310 için Faz 1b klinik çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Yeni araştırmalarda tedavinin farklı hasta gruplarındaki etkinliği, güvenliği ve gen düzenlemesinin uzun yıllar boyunca devam edip etmediği değerlendirilecek.

Muhabir: Haber Merkezi