Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orta Vadeli Program sunumunda yaptığı konuşmada tasarruf tedbirlerinin etkin şekilde uygulandığını savundu. Şimşek, “Tasarruf Genelgesi sayesinde kamunun yaptığı harcamaları yaklaşık yüzde 33 düşürdük. Tasarruf konusunda hem samimiyiz hem de kararlıyız” ifadelerini kullandı.
Ancak bu açıklamalar, son yıllarda kamu harcamalarındaki artışa dair verilerle çeliştiği gerekçesiyle kamuoyunda tartışmalara yol açtı. Özellikle araç alımları ve kiralamalarındaki artış, vatandaşların tasarruf söylemlerine olan güvenini zedeliyor.
Kamu Araç Envanteri Hızla Artıyor
Cumhuriyet gazetesinin haberine göre, Türkiye’de kamuya ait araç sayısı her yıl düzenli olarak artıyor. 2021’de 111 bin 122 olan kamu aracı sayısı, 2023’te 116 bin 904’e yükseldi. 2025 yılı itibarıyla ise bu rakamın 130 bin seviyesine yaklaştığı iddia ediliyor.
Bu artış, ekonomik sıkıntılar nedeniyle alım gücü düşen vatandaşların tepkisini çekiyor. “Tasarruf” söylemlerine rağmen kamunun araç envanterinin genişlemesi, toplumda çelişkili bir tablo yarattı.
Avrupa ile Kıyaslandığında Türkiye Zirvede
Türkiye’nin kamu araç filosu, Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında dikkat çekici bir büyüklüğe ulaşıyor.
Almanya: yaklaşık 9 bin
Fransa: 8 bin
Japonya: 10 bin
İtalya: 29 bin
Bu rakamlarla kıyaslandığında, Türkiye’nin 130 bine yaklaşan kamu araç sayısı orantısız bir büyüklüğe işaret ediyor.
Araç Kiralama Giderleri Eleştiriliyor
Kamu kurumlarının yalnızca satın aldığı araçlar değil, kiralama yoluyla elde ettiği taşıtlar da eleştiri konusu oluyor. 2023’ün ilk üç ayında kamu araç kiralamalarına yaklaşık 1,9 milyar TL harcandı. Bu rakam, tasarruf politikalarının yeterince uygulanmadığını düşündürüyor.
Vatandaş Nezdinde Güven Sorunu
Bir yandan tasarruf çağrıları yapılırken, diğer yandan kamu araç filosunun genişlemesi ve araç kiralama giderlerinin artması, kamuoyunda güven sorununa yol açıyor. Vatandaşlar, “tasarruf” söylemlerinin somut adımlarla desteklenmesini bekliyor.




