Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Çankaya Belediyesi'nin düzenlediği "Birlik Aşuresi" etkinliğinde yaptığı konuşmayla siyasetin gündemine oturdu. Cumhur İttifakı'na yönelik sert eleştirilerde bulunan Yavaş, 14 Mayıs seçimleri sürecinde kendilerine yöneltilen PKK iddialarını hatırlatarak, "Hani PKK’lılar Ankara Büyükşehir’de sayaç okuyacaktı, ne oldu? Bunu sormak bizim hakkımız değil mi?" diye sordu. Yavaş'ın konuşması, hem yeni cemevi müjdelerini hem de siyasi yargılamalara yönelik çarpıcı mesajları içeriyordu.
Muharrem ayının birleştirici ruhuna vurgu yaparak sözlerine başlayan Yavaş, "İncinsen de incitme" felsefesiyle hareket ettiklerini ve 2019'dan beri Ankara'da hiç kimseyi ayırt etmeden hizmet verdiklerini belirtti. Geçmiş yönetimlerin aksine, 25 yıldır kaynatılmayan aşure kazanını yeniden kaynattıklarını ifade eden Yavaş'ın konuşması, birlik ve beraberlik mesajlarından siyasi eleştirilere uzanan geniş bir yelpazeyi kapsadı.
Ankara'ya İki Yeni Cemevi Müjdesi
Mansur Yavaş, konuşmasında Alevi vatandaşlara yönelik önemli bir müjde verdi. Keçiören'de yapımı tamamlanan cemevinin ardından, Mamak ve Yolbaşı (Gölbaşı) bölgelerinde iki yeni cemevi daha inşa edileceğini duyurdu. Projelerin hazır olduğunu ve ilgili bakanlıklardan gerekli tüm izinlerin alındığını belirten Yavaş, bu adımların Ankara'da yıllardır eksikliği hissedilen bir ihtiyacı karşılayacağını vurguladı. Bu projelerin, belediyenin tüm inançlara eşit mesafede durma ve toplumun her kesimini kucaklama anlayışının bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Geçmişte belirli kesimlerin adeta yok sayıldığını dile getiren Yavaş, kendi yönetimlerinin bu ayrımcı anlayışı reddettiğini ve "Birlikte rahmet ve bereket, ayrılıkta azap vardır" sözünü kendilerine ilke edindiklerini söyledi. Yeni cemevlerinin, sadece birer ibadethane olmanın ötesinde, kültürel ve sosyal faaliyetlerin de merkezi olacağını belirterek, bu mekanların Ankara'nın toplumsal barışına önemli katkılar sunacağını dile getirdi.
14 Mayıs Seçimleri ve PKK İddialarına Sert Yanıt
Konuşmasının en çok dikkat çeken bölümünü, 14 Mayıs seçimleri ve Cumhur İttifakı'na yönelik eleştirileri oluşturdu. İktidarın, kendisine karşı çıkan herkesi "hain" olarak yaftaladığını belirten Yavaş, seçim döneminde CHP'li belediyelere yöneltilen mesnetsiz iddiaları unutmadıklarını söyledi. "Hani PKK’lılar Ankara Büyükşehir’de sayaç okuyacaktı, ne oldu?" sorusuyla iktidara seslenen Yavaş, bu tür suçlamaların ne kadar asılsız olduğunun ortaya çıktığını vurguladı. İktidarın zaman içinde "Biz aldatıldık" diyerek politika değiştirdiğini ancak kendilerine yönelik iftiraları unutturmaya çalıştığını ifade etti.
Yavaş, iktidarın son dönemde "Türk, Kürt ve Arap" söylemiyle yeni bir kimlik siyaseti inşa etmeye çalıştığını, bunun ülkenin kurucu değerlerine aykırı olduğunu savundu. Mustafa Kemal Atatürk'ün "Ne mutlu Türk'üm diyene" sözünün birleştirici ruhuna dikkat çeken Yavaş, Türkiye'nin bir Lübnan'a dönüştürülmesine ve Anayasa'nın ilk dört maddesinin değiştirilmesine asla izin vermeyeceklerini kararlılıkla belirtti. Cumhuriyetin temel değerlerine ve Atatürk'ün emanetine sonuna kadar sahip çıkacaklarının altını çizdi.
"Yargılamalar Siyasi, Halk İnanmıyor"
Mansur Yavaş, konuşmasında CHP'li belediye başkanlarına yönelik açılan davalara ve yürütülen hukuki süreçlere de değindi. Ekrem İmamoğlu, Muhittin Böcek ve Zeydan Karalar gibi isimlerin hedef alındığını belirterek, bu yargılamaların hukuki değil, siyasi olduğunu savundu. Bir "ihale mafyası" üyesinin ifadesiyle, dürüstlüğüyle bilinen belediye başkanlarının itham edilmesini eleştiren Yavaş, "Şu anki hukukta bir ihale mafyasının ifadesi, hayatında karakol yüzü görmemiş Zeydan Başkan’ın ifadesine üstün tutuluyor," dedi.
Bu hukuksuzlukların kamuoyunda karşılık bulmadığını ve yapılan anketlere göre halkın yüzde 70'inin bu davaları "siyasi kumpas" olarak gördüğünü belirtti. İktidarın, CHP'li belediyelerin başarılı yönetimleri sonrası halk nezdinde artan güvenini kırmak için bu tür yöntemlere başvurduğunu iddia etti. Yavaş, "İktidarın elden gideceğine inananlar, işte bu kumpaslarla önümüzü kesmeye çalışıyorlar. Ama bizler Hazreti Hüseyin gibi doğrunun yanında yer alacağız, direneceğiz ve inşallah bu ülkenin aydınlık yüzlerini iktidara getireceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.


