Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), boşanma sonrası soyadı değişen bir kişinin yüksek lisans diplomasının güncel kimlik bilgilerine uygun şekilde yeniden düzenlenmesi talebini haklı buldu. KDK, başvuruyu değerlendirerek Marmara Üniversitesi Rektörlüğüne tavsiye kararı verdi.
Karar, boşanma veya mahkeme kararı gibi nedenlerle soyadı değişen kişilerin eğitim belgelerinin güncellenmesine ilişkin talepler açısından emsal niteliği taşıyor. KDK, üniversitenin talebi reddetmesinin özel hayata saygı hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Boşanma sonrası diploma değişikliği talebinde bulundu
KDK'nın kararına göre başvurucu, boşanmasının ardından soyadının değişmesi nedeniyle yüksek lisans diplomasının da yeni kimlik bilgilerine uygun hale getirilmesini talep etti.
Ancak üniversite tarafından bu talep karşılanmadı. Bunun üzerine başvurucu, yaşadığı mağduriyetin giderilmesi amacıyla Kamu Denetçiliği Kurumu'na başvurdu.
KDK başvurucuyu haklı buldu
Başvuruyu inceleyen Kamu Denetçiliği Kurumu, kişinin talebini haklı buldu. Kurum, diplomanın güncel kimlik bilgilerindeki soyadına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi yönünde Marmara Üniversitesi Rektörlüğüne tavsiye kararı verdi.
Kararda, üniversitelerin diploma düzenleme ve değiştirme konusunda takdir yetkisine sahip olduğu ancak bu yetkinin kamu yararı, hizmet gerekleri ve bireysel haklar gözetilerek kullanılması gerektiği vurgulandı.
Kararda özel hayata saygı hakkına dikkat çekildi
Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca'nın imzasını taşıyan kararda, boşanma nedeniyle soyadı değişen bir kişinin diploma değişikliği talebinin reddedilmesinin özel hayata saygı hakkına müdahale oluşturduğu belirtildi.
Kararda, temel hak ve özgürlüklere yönelik müdahalelerin ancak Anayasa'da belirtilen gerekçelerle ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun şekilde yapılabileceği ifade edildi. Bu nedenle talebin reddedilmesinin hukuki açıdan ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
Mahkeme kararı şartı eleştirildi
KDK kararında, başvurucunun soyadı değişikliği talebini ayrıntılı biçimde açıkladığına dikkat çekildi. Buna rağmen üniversitenin somut ve makul bir gerekçe ortaya koymadan diploma değişikliği için ayrıca mahkeme kararı istemesinin yerinde olmadığı değerlendirildi.
Kararda, idarenin bu yaklaşımının bireye gereğinden fazla yük getirdiği ve kamu yararı ile bireysel yarar arasındaki dengenin başvurucu aleyhine bozulmasına neden olduğu belirtildi.
Orantısız yük oluşturduğu vurgulandı
KDK, kararında üniversitenin tutumunun başvurucu üzerinde orantısız bir külfet oluşturduğunu ifade etti. Kişinin resmi kimlik bilgilerinin değişmiş olmasına rağmen diplomasındaki eski soyadını kullanmak zorunda bırakılmasının çeşitli mağduriyetlere yol açabileceğine işaret edildi.
Özellikle çalışma hayatında ve resmi işlemlerde diploma ile kimlik bilgilerinin farklı olmasının kişilerin karşılaşabileceği sorunları artırabileceği değerlendirildi.
Karar emsal niteliği taşıyor
Uzmanlar, KDK'nın verdiği tavsiye kararının boşanma sonrası soyadı değişen veya mahkeme kararıyla kimlik bilgileri güncellenen kişiler açısından önemli bir emsal oluşturabileceğini belirtiyor.
Karar, eğitim kurumlarının diploma düzenleme süreçlerinde yalnızca idari uygulamaları değil, bireylerin temel hak ve özgürlüklerini de dikkate alması gerektiğini ortaya koyuyor. KDK'nın tavsiyesi doğrultusunda üniversitenin nasıl bir işlem tesis edeceği ise önümüzdeki süreçte netlik kazanacak.




