Memorial Tıbbi Yayın Kurulu tarafından derlenen verilere göre, leblebi içerdiği yüksek lif oranı ve düşük kalori değeriyle bağırsak sağlığından kilo yönetimine kadar birçok alanda olumlu etkilere sahip.
Leblebi, özellikle rafinoz adı verilen çözünebilir bir lif içeriğiyle dikkat çekiyor. Bu lif türü, kalın bağırsakta yavaş sindiriliyor ve bağırsaklarda bulunan yararlı bakteriler tarafından parçalanarak sindirim sistemine katkı sağlıyor. Bu özelliği sayesinde bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı olabiliyor.
Çözünebilir lifler aynı zamanda kolesterol dengesinin korunmasına da katkıda bulunuyor. Özellikle toplam kolesterol ve LDL kolesterol üzerinde düşürücü etkisi olabilen bu içerik, düzenli leblebi tüketimiyle birlikte kalp-damar hastalıkları riskinin azaltılmasına destek sağlayabiliyor.
Leblebi tüketiminin ardından vücutta oluşan bütirat isimli yağ asidinin kolorektal kanser riskini azaltabileceği belirtiliyor. Ayrıca, likopen ve saponin gibi bazı doğal bileşiklerin de leblebi içinde bulunduğu ve bu bileşenlerin hücresel koruma sağladığı ifade ediliyor.
İçerdiği kalsiyum ve magnezyum mineralleri sayesinde kemik gelişimine destek sunan leblebi, aynı zamanda yüksek lifle birlikte bu yapının korunmasına katkı sağlayabiliyor. Beyin ve sinir sistemi sağlığı açısından değerlendirildiğinde ise, hafıza ve ruh hali üzerinde etkili olduğu bilinen kolin maddesi bakımından da dikkat çeken bir gıda olarak öne çıkıyor.
Kilo kontrolü açısından da önemli bir yere sahip olan leblebi, düşük kalorili yapısı, yüksek lif ve protein içeriği sayesinde uzun süreli tokluk sağlayabiliyor. Lifler sindirim sürecini yavaşlatırken, proteinler iştahı düzenleyen hormonların salınımını destekliyor. Bu yönüyle diyet sürecinde sağlıklı bir atıştırmalık alternatifi olarak tercih ediliyor.
Besin değeri bakımından incelendiğinde 100 gram leblebi; 286 kcal enerji, 19.54 gram protein, 6.04 gram yağ, 46.36 gram karbonhidrat, 12.2 gram lif, 2.17 gram şeker, 57 miligram kalsiyum, 4.31 miligram demir ve 79 miligram magnezyum içeriyor.
Leblebi, öğünlerle birlikte veya ara öğün olarak sade, tuzlu ya da baharatlı şekilde tüketilebiliyor. Günlük tüketimde sarı leblebinin 1-2 avuç kadar, beyaz leblebinin ise benzer miktarlarda tüketilmesi öneriliyor. Leblebi çeşitleri arasında en bilinenleri sarı ve beyaz leblebi olarak öne çıkıyor. Ayrıca çikolatalı, şekerli, baharatlı ve susamlı gibi farklı aromalarla da üretiliyor.
Nohutla arasındaki fark ise, leblebinin kavrulmuş nohut olması olarak tanımlanıyor. Bu özelliğiyle kuruyemiş kategorisinde yer alan leblebi, hem doyurucu hem de düşük kalorili yapısıyla sağlıklı beslenme programlarında yer bulabiliyor.
Memorial Tıbbi Yayın Kurulu’nun hazırladığı bilgilendirme kapsamında, leblebinin dengeli tüketilmesinin birçok sağlık parametresi üzerinde destekleyici etkiler sunduğu vurgulanıyor.





