Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) kasım ayı verileri, tarladan markete uzanan zincirde ne kadar büyük bir fiyat kopukluğu olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Hem üretici fiyatlarındaki düşüş hem de market raflarında görülen hızlı artış, özellikle mevsim sebzelerinde dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Verilere göre kasım ayının zam şampiyonları belli oldu ve bu liste hem çiftçinin derdini hem tüketicinin yükünü aynı anda gösteriyor.

Gıda fiyatlarının zaten yüksek olduğu bir dönemde açıklanan bu rakamlar, “Tarlada ucuz, rafta pahalı” tartışmasını yeniden alevlendirdi. Üstelik bazı ürünlerde makas o kadar açıldı ki farkı görmek bile yorucu.

Mandalina Tarladan Markete Yüzde 393 Zamlandı

TZOB’un verilerine göre üretici ile market arasındaki en büyük fiyat farkı mandalinada yaşandı. Tarlada 6 liraya satılan mandalina, market rafında 30 liraya kadar çıktı. Bu, yüzde 392.86’lık bir artış demek. Fiyat farkının bu kadar açılması, hem aracılık maliyetlerine hem de zincirdeki yapısal sıkıntılara işaret ediyor.

Narenciye üreticileri uzun süredir artan girdi maliyetleriyle boğuşurken, market fiyatlarının bu kadar yüksek olması tüketicinin öfkesini artırıyor. Tüketici tarafında “Bu fark nasıl oluşuyor?” sorusu yaygın şekilde dile getiriliyor. Çiftçiler ise ürünün düşük fiyata alınıp pahalıya satılmasını kendilerine haksızlık olarak görüyor.

Portakal, Ispanak, Maydanoz ve Havuç da Makasın Kurbanı

Mandalinayı yüzde 206.87 fiyat farkıyla portakal takip ediyor. Üreticide 16 lira 80 kuruş olan portakalın markette 51 liranın üzerine çıkması, aradaki makasın ne kadar derinleştiğini net şekilde gösteriyor. Benzer tablo ıspanakta da yaşandı. Üretici fiyatı ile market fiyatı arasındaki fark yüzde 203.80’i buldu.

Kasım listesinde maydanoz yüzde 191.39, havuç ise yüzde 189.17 fiyat farkıyla yer aldı. Bu ürünler genellikle sofraların en temel sebzeleri olmasına rağmen, tüketici artık alışveriş sepetine çekerken bile düşünmek zorunda kalıyor. Özellikle kışa girerken ıspanak ve havuç gibi temel ürünlerin bu kadar pahalı hale gelmesi, birçok aileyi zor durumda bırakıyor.

Markette Zam Şampiyonu Pırasa Oldu

Kasım ayında market raflarında en hızlı artan ürün pırasa oldu. Bir ay içinde yüzde 149.5’lik zamla rekor kıran pırasa, “aylık zam şampiyonu” unvanını aldı. Hem mevsimsel talep hem de nakliye maliyetleri bu artışın gerekçeleri arasında gösteriliyor ancak tüketici gözünden bakıldığında bu gerekçeler fiyatı daha katlanılır hale getirmiyor.

21 Mayıs 2026 altın fiyatları: Gram, çeyrek ve Cumhuriyet altını düştü
21 Mayıs 2026 altın fiyatları: Gram, çeyrek ve Cumhuriyet altını düştü
İçeriği Görüntüle

Pırasayı yüzde 118.3 artışla ıspanak, yüzde 71.7 ile fındık ve yüzde 58.5 ile Antep fıstığı izledi. Fındık gibi Türkiye’nin en önemli tarım ürünlerinden birinin markette bu kadar hızlı değer kazanması da dikkat çekici. Kasım ayının sürprizlerinden biri ise fiyatı en çok düşen ürünün marul olması. Maruldaki yüzde 55’lik düşüş, diğer ürünlerdeki artışın gölgesinde kalsa da tüketicinin biraz olsun nefes almasına yardımcı oldu.

Üreticide Fiyatı En Çok Artan Ürün Patates Oldu

Kasım ayında üretici tarafında en çok değer kazanan ürün yüzde 34.9 artışla patates oldu. Ürünün maliyetlerinin yüksekliği ve hava koşullarının etkisi, patatesin tarladaki fiyatını yukarı itti. Ancak markete geldiğinde fiyat artışı aynı hızda yansımadı. Bu durum çiftçinin maliyet yükünü sırtında taşıdığını, tüketicinin ise artışın bir kısmını raflarda gördüğünü gösteriyor.

Üreticide en çok artan ikinci ürün yüzde 34.6 ile salatalık oldu. Buna karşılık narenciye üreticileri için tablo daha karanlık. Üreticide portakalın fiyatı yüzde 43.1 düştü. Aynı düşüş eğilimi mandalinada yüzde 38, karnabaharda ise yüzde 36.5 olarak kaydedildi. Yani çiftçi tarlada zarar ederken, aynı ürünler markette pahalı hale gelebiliyor. Zincirin bozukluğu en çok burada hissediliyor.

“Sorun Sadece Fiyat Değil, Zincirin Yapısı” Uyarısı

TZOB yetkilileri, yıllardır süren tarladan markete fiyat uçurumu konusunda yapısal değişiklik yapılmadan sorunun çözülemeyeceğini vurguluyor. Üretim maliyetleri arttıkça çiftçi zarar ediyor, tüketici ise daha yüksek fiyatlara mahkûm oluyor. Aradaki büyük fark ise hem güven kaybı yaratıyor hem de tarım sektöründe sürdürülebilirliği zorluyor.

Bu veriler bir kez daha gösteriyor ki mesele sadece zam değil; zincirin her halkasında ayrı bir aksama var. Çiftçi emeğinin karşılığını alamıyor, tüketici sofraya hesaplı ürün koyamıyor ve piyasa bu iki ses arasına sıkışıyor.

Muhabir: Haber Merkezi