Depremde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anan Karadeniz, Türkiye’nin deprem gerçeğini yalnızca büyük felaketlerin ardından gündeme getiren anlayıştan uzaklaşması gerektiğini belirtti.

“Deprem kapıyı çaldığında hazırlık yapmak mümkün değil”

17 Ağustos’un Türkiye’nin hafızasına kazınan büyük acılardan biri olduğunu ifade eden Karadeniz, afet yönetiminde en büyük hatanın hazırlıkları felaket anına bırakmak olduğunu vurguladı.

Karadeniz, “Deprem olduğunda yapılacaklar elbette önemlidir ancak asıl mücadele depremden çok daha önce başlamalıdır” diyerek, özellikle yapı güvenliği konusunda tavizsiz ve etkin bir denetim sistemi oluşturulması gerektiğini kaydetti.

“Köyden ilçeye bütün yerleşimler hesaba katılmalı”

Afet hazırlıklarının yalnızca büyük şehirler üzerinden değerlendirilmesinin yanlış olacağını savunan Karadeniz, küçük ilçeler ile kırsal yerleşimlerin de afet planlamalarının önemli bir parçası olması gerektiğini ifade etti.

Türkiye’nin farklı bölgelerinde farklı afet risklerinin bulunduğunu belirten Karadeniz, “İlçelerin ulaşım imkânları, yapı stoku, altyapısı ve acil müdahale kapasitesi ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Küçük yerleşimlerin ihtiyaçları büyük şehirlerin gölgesinde bırakılmamalıdır” dedi.

“Siyaset depremde değil, hazırlık masasında birleşmeli”

Deprem konusunda siyasi tartışmaların bir kenara bırakılması çağrısında bulunan Karadeniz, bilim insanlarının uyarılarının dikkate alınması ve kamu kurumları arasında güçlü bir koordinasyon sağlanması gerektiğini söyledi.

Müftü Altınsoy’dan yaşlılara vefa ziyareti
Müftü Altınsoy’dan yaşlılara vefa ziyareti
İçeriği Görüntüle

Karadeniz, “Deprem olduğunda siyasi görüşümüz, parti kimliğimiz, makamımız hiçbir anlam ifade etmiyor. Hepimiz aynı riskle karşı karşıyayız. O halde siyaset kurumunun görevi, felaket yaşandıktan sonra birbirini suçlamak değil; felaket yaşanmadan önce ortak akılla tedbir almaktır” ifadelerini kullandı.

17 Ağustos Marmara Depremi’nde yaşamını yitiren vatandaşları rahmet ve saygıyla anan Talip Karadeniz, açıklamasını, “27 yıl önce yaşanan acıyı değiştiremeyiz. Ancak o acının bir daha aynı şekilde yaşanmaması için bugün sorumluluk alabiliriz” sözleriyle tamamladı.

Muhabir: Merve Kayış