İşsizlik Sigorta Fonu’nun amacı dışında kullanılması bir kez daha gündemde. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçen torba yasa teklifine eklenen maddeyle, fon kaynaklarının işsizlere değil, işverenlere aktarılmasının önü açıldı. Yeni düzenlemeye göre, 2025 yılı prim gelirlerinin yüzde 15’i, imalat sanayisinde “istihdamı artırma” gerekçesiyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile KOSGEB aracılığıyla patronlara destek olarak verilecek.
BirGün’den Havva Gümüşkaya’nın haberine göre, fon gelirlerinin 2025 yılında yaklaşık 300 milyar lira olması bekleniyor. Bu tutarın yaklaşık 45 milyar lirası, “darboğazdaki sanayi sektörlerine destek” amacıyla kullanılacak. Böylece, işsiz kalan çalışanlara güvence sağlamak için oluşturulan fon, bir kez daha işverenlere yönlendirilecek.
Fonun 2025 Gelirlerinin Yüzde 15’i Patronlara Aktarılacak
Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Çoştu, komisyonda yaptığı açıklamada fon gelirlerinin kullanımına ilişkin detayları paylaştı. Çoştu, “Bu sene içerisinde imalat sanayisinde belirlediğimiz dört sektöre – tekstil, konfeksiyon, deri ve mobilya – KOSGEB aracılığıyla destek sağladık. İstihdamı koruma taahhüdü karşılığında, korunan her personel için 2 bin 500 TL destek veriyoruz. Bu programın olumlu etkilerini sahada ve rakamlarda gözlemledik. İhtiyacın önümüzdeki sene de devam edeceğini öngörüyoruz” dedi.
Yeni düzenleme kapsamında, 2025 yılı prim gelirlerinin yüzde 15’i işveren desteğine ayrılacak. Bu kaynak, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile KOSGEB tarafından yönetilecek ve 2026 yılı boyunca uygulanacak destek programının kapsamını yine bu kurumlar belirleyecek.
İşsizlik Fonu’ndan 45 Milyar TL: “İşçi İçin Kuruldu, Patron İçin Kullanılıyor”
İşsizlik Sigorta Fonu’nun gelirleri, çalışanların maaşlarından kesilen primlerle oluşturuluyor. Ancak son yıllarda bu kaynak, işsizlere yapılan ödemeler dışında farklı amaçlarla da kullanıldı. Bu durum, sendikalar ve muhalefet partilerinin tepkisini çekti. Uzmanlara göre fonun asli görevi, işsiz kalan çalışanlara geçici gelir desteği sağlamak iken, yeni düzenleme bu amacın dışına çıkıyor.
Fonun 2025 yılı için öngörülen toplam gelirinin 300 milyar lira olduğu, bunun yalnızca küçük bir kısmının işsizlik ödeneği olarak kullanılacağı, büyük bölümünün ise işverenlere aktarılacağı belirtiliyor. İşsizlik ödeneğine başvuranların yarısından fazlası ise prim şartlarını karşılayamadığı için bu destekten yararlanamıyor.
Zekeriya Çoştu: “Destek Sektörleri Genişletebiliriz”
Bakan Yardımcısı Çoştu, programın kapsamının ilerleyen dönemde genişletilebileceğini söyledi. “Muhtemelen bu sektörleri biraz daha genişletmeyi hedeflemiş olacağız. Kaynak miktarına göre yeni sektörler de programa dahil edilebilir. Yıl sonuna kadar gelişmeleri takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Destekten öncelikli olarak tekstil, konfeksiyon, deri ve mobilya sektörlerinin yararlandığını belirten Çoştu, bu alanlarda istihdamı koruma taahhüdü karşılığında doğrudan personel bazlı destek sağlanacağını açıkladı.
Fonun Amacı Yeniden Tartışılıyor: “Kaynak İşçiden Alınıp İşverene Veriliyor”
Ekonomistler ve işçi örgütleri, İşsizlik Sigorta Fonu’nun yeniden işveren destek mekanizmasına dönüştürülmesini eleştiriyor. DİSK ve Türk-İş gibi sendikalar, fonun yıllardır amaç dışı kullanıldığını, işsiz kalan milyonlarca çalışanın ise ödenek şartlarını karşılayamadığı için destekten faydalanamadığını hatırlatıyor.
Fonun gelirlerinin önemli bir kısmı işveren teşviklerine yönlendirilirken, işsizlik ödeneği kapsamındaki gerçek yararlanıcı sayısı giderek azalıyor. Çalışma ekonomistleri, bu durumun sosyal güvenlik sisteminin temel ilkeleriyle çeliştiğini belirtiyor.
2026’ya Kadar Uygulamada Kalacak Destek Programı
Yeni düzenleme kapsamında oluşturulacak destek programı, 2026 yılı boyunca yürürlükte kalacak. Programın uygulanmasına ilişkin ayrıntılar, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile KOSGEB tarafından belirlenecek. Bu kurumlar, sektörlerin performansına ve istihdam koruma taahhütlerine göre destek miktarlarını şekillendirecek.
Uzmanlar, 45 milyar liralık kaynağın işveren desteği olarak kullanılmasıyla, fonun yapısal amacından tamamen uzaklaşacağını savunuyor. Buna karşın hükümet, bu adımın “istihdamı koruma ve sanayi üretimini canlandırma” açısından zorunlu olduğunu belirtiyor.



