Dalyan: Çorum, Bozkurtlarıyla meydandadır
Dalyan: Çorum, Bozkurtlarıyla meydandadır
İçeriği Görüntüle

İran son yılların değil, modern tarihinin en ağır su krizlerinden birinin ortasında. Ülkede sonbahardan bu yana neredeyse hiç yağmur düşmedi ve yeni yağış mevsiminin ilk haftalarında 31 eyaletin yarısında tek damla yağış kaydedilmedi. Hamun Gölü’nden Urmiye Gölü’ne kadar birçok kritik su kaynağı kurumuş durumda. Bu tablo, İran’ı öngörülebilir bir felaketin içine sürüklüyor.

Tahran’dan Sistan-Belucistan’a uzanan geniş bölgede yaşayan milyonlarca kişi, her gün biraz daha derinleşen su kıtlığının etkilerini hissediyor. Ülkedeki tartışmalar artık yalnızca “su ne zaman gelecek?” sorusuna değil, “bu kriz nereye kadar büyüyecek?” noktasına ulaşmış durumda.

İran’da Alarm Veren Kuraklık Tahran’da Su Tükendi, Kesintiler Yayılıyor 3

Tahran’da Su Kesintileri Yayılıyor, Altyapı Çöküşün Eşiğinde

Enerji Bakanı Abbas Ali Abad, geçtiğimiz hafta Tahran’da belirli saatlerde planlı su kesintilerinin uygulanacağını açıkladı. Bu karar, tüketimi azaltmayı ve “israfı önlemeyi” amaçlıyor ancak başkentte yaşayan birçok kişi için mevcut sorun zaten planlı kesintilerin çok ötesine geçmiş durumda.

Yaz başından bu yana pek çok mahallede habersiz, saatler süren su kesintileri yaşanıyor. Tahran’ın batısında yaşayan emekli bir kadın DW’ye, “Su hâlâ tamamen kesilmedi ama basınç o kadar düşük ki pompa olmadan hayat mümkün değil” diyor. Bu tablo, başkentteki yaklaşık yüzde 20’lik nüfusun doğrudan su kıtlığı riski altında olduğunu ortaya koyuyor.

Başkent çevresindeki barajların su seviyesi altı yıllık kuraklığın ardından tarihî dip noktalara geriledi. Su ve Kanalizasyon İdaresi, halkın son yedi ayda yüzde 12 daha az suyla idare etmek zorunda kaldığını açıklarken, bu oranın yüzde 20’ye çıkarılmaması hâlinde “kışa kadar su arzının sürdürülemeyeceğini” ifade ediyor.

Yeraltı Suyu Tükeniyor: Her Üç Yılda Bir Konstanz Gölü Kadar Su Kaybı

Kuraklık yalnızca yağış eksikliğiyle açıklanmıyor. Çevre uzmanı Azam Bahrami, “Halkın tasarruf çabaları bu krizi çözmeye yetmez” diyerek asıl sorunun politik tercihler ve yıllardır süren yanlış su yönetimi olduğunu söylüyor. Su tüketiminin yüzde 80 ila 90’ının tarıma gitmesi, baskının büyük kısmını günlük kullanımdan bağımsız hale getiriyor.

Bilimsel veriler de tabloyu ağırlaştırıyor. Nature dergisinde 2022’de yayımlanan bir çalışma, İran’ın yeraltı su rezervlerinin dramatik biçimde yok olduğunu ortaya koydu. Araştırmanın yazarlarından Stuttgart Üniversitesi’nden Muhammed Javad Tourian, “İran, 2002’den bu yana yılda ortalama 16 milyar metreküp su kaybediyor. Bu, ülkenin her üç yılda bir Konstanz Gölü büyüklüğünde su yitirmesi demek” diyor. Son 23 yıldaki toplam kaybın yaklaşık 370 milyar metreküpe ulaşması, durumun vahametini daha da belirgin hale getiriyor.

İran’da Alarm Veren Kuraklık Tahran’da Su Tükendi, Kesintiler Yayılıyor 2

Siyasette Sorumluluk Tartışması: Yönetim Krizi Büyütüyor

Krizin yalnızca iklim değil, siyasi yönetim kaynaklı olduğu yönündeki eleştiriler giderek güçleniyor. Reform yanlısı İtimad gazetesi, liyakatsiz yöneticilerin su krizini derinleştirdiğini yazarken, Şark gazetesi “siyasi tartışma ikliminin tamamen feda edildiğini” belirtiyor.

Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise geçen ay yaptığı açıklamada, su krizinin derinleşmesi durumunda Tahran’ın tahliyesinin bile gündeme gelebileceğini söyleyerek tartışmayı büyüttü. Bu sözlerin ardından en çok konuşulan soru hâlâ yanıtsız: “Tahranlılar nereye gidecek?” Halk, yönetimin kısa vadeli su kesintileri dışında bir çözüm sunamamasından endişeli.

Uzmanlara Göre Çözüm Mümkün Ama Siyasi İrade Şart

Uzmanlar, krizi hafifletebilecek adımlar bulunduğunu ancak bunların uygulanabilmesi için güçlü siyasi irade gerektiğini söylüyor. Tourian, kentlerde içme suyunun önceliklendirilmesinin ve kritik olmayan tüketimin sınırlandırılmasının kısa vadede nefes aldırabileceğini belirtiyor.

Uzun vadede ise tablo daha karmaşık. Tarımda suya dayanıklı ürünlere geçiş, modern sulama tekniklerinin zorunlu hale getirilmesi ve ülke çapında uydu tabanlı su izleme sistemlerinin kurulması hayati önem taşıyor. Ancak bu adımların hiçbirinin teknik zorluklarından çok siyasi engelleri olduğu vurgulanıyor.

İran, hem iklim krizinin hem yönetimsel hataların yarattığı bir baskının altında hızla suyu tükenen bir ülkeye dönüşmüş durumda. Her geçen gün derinleşen bu kuraklık, yalnızca çevresel değil, toplumsal ve ekonomik bir kırılmanın habercisi olarak görülüyor.

Muhabir: Haber Merkezi