Orta Doğu’da tırmanan çatışmalar sonrası Hürmüz Boğazı’nın deniz trafiğine kapanması, Körfez ülkelerinin petrol ve LNG ihracatını ciddi şekilde aksattı. 27 Şubat–30 Mart 2026 dönemini kapsayan verilere göre, TESPAM hesaplamalarında toplam enerji geliri kaybı 50 milyar doları aştı.
Petrol ihracatı sert düştü, günlük kayıp büyüdü
Kriz öncesinde günlük 12 milyon 323 bin varil seviyesinde olan petrol ihracatı, mart sonu itibarıyla 7 milyon 833 bin varile kadar geriledi. Bu düşüş, özellikle Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi üretici ülkeleri doğrudan etkiledi.
Sadece ham petrol satışlarındaki azalışın maliyeti 15 milyar doları aşarken, ihracatın kesintiye uğraması küresel arz zincirinde önemli bir kırılma yarattı. Uzmanlar, bu seviyedeki bir arz kaybının modern dönemin en büyük enerji kesintilerinden biri olduğunu belirtiyor.
LNG ve petrokimya sevkiyatları da sekteye uğradı
Kriz, yalnızca petrolle sınırlı kalmadı. Özellikle Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi LNG ihracatçısı ülkelerin sevkiyatları da tanker trafiğinin durmasıyla ciddi darbe aldı.
Basra Körfezi çıkışlı petrolün önemli bölümünü ithal eden Çin ve Hindistan başta olmak üzere Asya piyasalarında arz güvenliği riski ortaya çıktı. Bu durum, küresel enerji piyasalarında belirsizliği artırdı.
Acil stoklar devreye alındı, alternatif hatlar öne çıktı
Piyasadaki arz şokunu dengelemek amacıyla Uluslararası Enerji Ajansı yaklaşık 400 milyon varillik acil stok mekanizmasını devreye soktu. Bu adım, fiyatlardaki sert yükselişi sınırlamayı hedefledi.
Öte yandan bölge ülkeleri alternatif ihracat yollarına yöneldi. Suudi Arabistan Doğu-Batı boru hattını tam kapasite kullanırken, BAE Abu Dabi-Füceyre hattını devreye aldı. Irak ise ihracatının bir bölümünü Kerkük-Ceyhan hattı üzerinden sürdürmeye başladı.
Enerji dengeleri yeniden şekilleniyor
Krizle birlikte petrol fiyatları kısa sürede varil başına 100 dolar seviyesini aştı. Fiyatlardaki yükselişin, küresel enflasyon üzerinde yeni baskılar oluşturabileceği değerlendiriliyor.
TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener, yaşanan gelişmelerin enerji sistemini daha parçalı hale getirdiğini belirterek Orta Asya, Doğu Akdeniz ve Afrika kaynaklarının stratejik önem kazandığını ifade etti. Uzmanlara göre krizin uzaması halinde enerji, lojistik ve gıda sektörlerinde zincirleme etkiler kaçınılmaz olabilir.



