Ünlü sanatçı Hülya Avşar'ın, banka hesaplarına haciz konulmasıyla haberdar olduğu icra takibinde, kızı Zehra Çilingiroğlu'nun imzasının taklit edildiği iddiasıyla açtığı dava karara bağlandı. Mahkeme, icra tebligatını Avşar'ın kızına teslim ettiğini ancak imzasını almayı unuttuğu için kendisinin imza attığını itiraf eden PTT çalışanı İ.K.'yı "resmi belgede sahtecilik" suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. Ancak mahkeme, sanığın sabıkasız oluşunu göz önünde bulundurarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verdi.
Olay, Hülya Avşar'ın kendisine hiçbir tebligat yapılmadan banka hesaplarına 600 bin TL'lik bir borç nedeniyle haciz konulduğunu fark etmesiyle başlamıştı. Yapılan araştırmada, icra emrinin kızı Zehra Çilingiroğlu'na teslim edilmiş gibi gösterildiği ve imzanın sahte olduğu anlaşılınca, Avşar konuyu yargıya taşımıştı.
Olay Nasıl Ortaya Çıktı?
Her şey, ünlü sanatçı Hülya Avşar'ın Temmuz 2023'te banka hesaplarındaki bloke ile şok yaşamasıyla başladı. 600 bin TL'lik bir borç nedeniyle hakkında icra takibi başlatıldığını ve haciz kararı alındığını öğrenen Avşar, böyle bir takipten haberi olmadığını belirterek olayın peşine düştü. Yasal kayıtlarda yapılan incelemede, icra ödeme emri tebligatının kızı Zehra Çilingiroğlu tarafından imza karşılığı teslim alınmış göründüğü tespit edildi.
Ancak Zehra Çilingiroğlu'nun böyle bir tebligattan ve imzadan haberi yoktu. Yapılan inceleme ve suç duyurusu üzerine, tebligat dağıtımını yapan PTT'ye bağlı taşeron firma çalışanı İ.K.'nın, imzayı kendisinin attığı ortaya çıktı. Bunun üzerine Avşar, "resmi belgede sahtecilik" yapıldığı gerekçesiyle ilgili personel hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Sanık Kuryeden "Telaştan İmzasını Alamadım" Savunması
İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada sanık İ.K., suç işleme kastı olmadığını belirterek ilginç bir savunma yaptı. PTT'ye kargo dağıtmak için girdiğini ancak tebligat dağıtımı konusunda yeterli eğitim almadığını söyleyen İ.K., olay gününü şöyle anlattı:
"Hülya Hanım'ın adresine gittim, güvenlik kızı Zehra Çilingiroğlu'nun evde olduğunu söyledi. Asansör inişinde Zehra Hanım ile karşılaştım, acelesi vardı. İcra tebligatı olduğu için kızına yapabileceğimi biliyordum ve tebligatı ona verdim. Bunu çok net hatırlıyorum. Ancak o telaştan imzasını almayı unuttum. PTT sistemine imzasız giriş yapılamadığı için ve tebligatı bizzat verdiğimden bir şey olmaz düşüncesiyle imzayı ben attım. Suç olduğunu bilsem yapmazdım, kötü niyetim yoktu."
Mahkeme "Resmi Belgede Sahtecilik" Suçundan Ceza Verdi, Ancak...
Mahkeme heyeti, sanık İ.K.'nın savunmasını ve dosyayı inceledikten sonra kararını açıkladı. Heyet, sanığı "Resmi belgede sahtecilik" suçundan önce 2 yıl hapis cezasına çarptırdı. Ardından iyi hal indirimi uygulayarak cezayı 1 yıl 8 ay hapse düşürdü.
Ancak mahkeme, kararın en kritik kısmında, sanığın daha önce herhangi bir suça karışmamış olması ve sabıkasız geçmişini göz önünde bulundurarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verdi. Bu karar, sanık İ.K.'nın 5 yıllık denetim süresi boyunca kasıtlı yeni bir suç işlememesi halinde, verilen bu hapis cezası kararının adli sicil kaydına işlemeyeceği ve kendisi için herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı anlamına geliyor. Aksi takdirde, hem bu ceza hem de yeni işlediği suçun cezası birlikte infaz edilecek.





