Tarım ve Orman Bakanlığı, 20 Nisan 2026 itibarıyla hobi bahçeleri üzerinden yaygınlaşan kaçak yapılaşmaya karşı denetimleri genişletti. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında yürütülen süreçte, tarım arazilerinde izinsiz yapılaşmaların yıkılması ve sorumlular hakkında cezai işlem uygulanması öngörülüyor.
Hobi bahçeleri rant alanına dönüştü
Kent yaşamından uzaklaşmak isteyen vatandaşların talebiyle yaygınlaşan hobi bahçeleri, zamanla kontrolsüz yapılaşmanın merkezine dönüştü. Başlangıçta küçük ölçekli tarımsal faaliyetler için planlanan bu alanlar, birçok bölgede konut, villa ve bungalov tipi yapıların yoğunlaştığı yerleşim alanlarına evrildi.
İlan platformlarında “imarlı”, “elektrik ve su hazır” gibi ifadelerle pazarlanan bu arazilerin büyük bölümünün hukuki altyapısının bulunmadığı belirtiliyor. Uzmanlara göre bu durum, yatırımcılar açısından ciddi yıkım ve mağduriyet riskini beraberinde getiriyor.
Kooperatif modeliyle satış yapılıyor
Sistemin en dikkat çeken yönlerinden biri, satışların kooperatifler üzerinden gerçekleştirilmesi. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu çerçevesinde araziler kooperatif adına tescil edilirken, vatandaşlara doğrudan tapu yerine hisse devri yapılıyor.
Bu yöntemle alıcılar kendilerini mülk sahibi zannederken, e-Devlet kayıtlarında yalnızca kooperatif ortağı olarak görünüyor. Arazinin hukuki statüsü ise değişmeyerek “tarım arazisi” olarak kalmaya devam ediyor.
Gerçek dışı vaatlerle yüksek fiyatlar
Düşük değerli tarım arazileri, “imar gelecek”, “belediye onaylı” gibi gerçek dışı vaatlerle piyasa değerinin çok üzerinde fiyatlara satılıyor. Ancak bu tür beyanların resmi bir karşılığı bulunmadığı vurgulanıyor.
Uzmanlar, özellikle pandemi döneminde artan taleple birlikte bu satış modelinin hız kazandığını ve denetimsiz büyümenin ciddi bir piyasa balonu oluşturduğunu ifade ediyor.
Altyapı izinleri amacı dışında kullanılıyor
Denetimlerde öne çıkan bir diğer başlık ise tarımsal sulama belgelerinin amacı dışında kullanılması oldu. Tarla sulama gerekçesiyle çekilen elektrik hatlarının, zamanla konut ve bungalovlara enerji sağlamak için kullanıldığı tespit edildi.
Bu durumun hem mevzuata aykırı olduğu hem de tarımsal üretim planlamasını olumsuz etkilediği belirtiliyor. Yetkililer, bu tür uygulamaların da denetim kapsamına alındığını açıkladı.
Yeni yönetmelik yürürlüğe girdi
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan “Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik”, 4 Nisan 2026 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik, tarım arazilerinin kullanımına ilişkin kuralları yeniden düzenledi.
Yeni düzenlemeye göre tarım arazilerinde izinsiz yapılaşmaya kesinlikle izin verilmeyecek. Belediyeler ve il özel idareleri, tespit edilen kaçak yapıları bir ay içinde yıkmakla yükümlü olacak. Bu sürede işlem yapılmazsa Bakanlık doğrudan müdahale edebilecek.
Hangi yapılara izin verilecek
Yönetmelik kapsamında yalnızca tarımsal üretime hizmet eden yapılar için sınırlı izin veriliyor. Yem depoları, tarımsal ürün işleme tesisleri ve belirli şartlarla bağ evleri bu kapsamda değerlendiriliyor.
Bunun dışında kalan konut, villa, bungalov ve benzeri tüm yapıların kaçak statüsünde olduğu açık şekilde ifade ediliyor. 2005 yılı öncesinde yapılmış yapılar ise kazanılmış hak kapsamında değerlendiriliyor.
Yıkım, para ve hapis cezası gündemde
Yetkililer, yönetmeliğe aykırı yapılaşmalarda sadece yıkım değil, ağır yaptırımların da uygulanacağını belirtiyor. Kaçak yapıların yıkılmasının yanı sıra, metrekare bazlı idari para cezaları kesilecek.
Aykırılığın devam etmesi halinde cezalar üç katına kadar artırılacak ve sorumlular hakkında savcılıklara suç duyurusunda bulunulacak. Ayrıca yıkım ve temizleme masrafları da ilgililerden tahsil edilecek.
“21. yüzyılın gecekonduları” değerlendirmesi
Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri, hobi bahçeleri üzerinden gelişen bu yapılaşmayı “21. yüzyılın gecekonduları” olarak nitelendiriyor. Bu yapıların, Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi açısından uzun vadeli risk oluşturduğu ifade ediliyor.
Uzmanlar ise vatandaşları açık şekilde uyarıyor. Tarım arazilerinde yapılaşma izni olup olmadığı mutlaka valilikler veya il özel idarelerinden öğrenilmeli, hukuki durumu net olmayan alanlara yatırım yapılmamalı. Aksi durumda ciddi maddi kayıplar ve hukuki yaptırımlar kaçınılmaz hale gelebilir.


